Memlekete kış geldi gelecek. Gökten düştü mü yağmur yere ekmek de düşer aslanın midesine.
    Aslında midede kalan da yok sevgili dostlar.
    Şükür bu günümüze vesselam, ama kış geldi mi memlekete işte aslanın midesine düşüyor.
    İşsizlik ülke sorunu ama bizde sorundan öte kangren olmuş bir yara.
    Bir tarafından çözüm üretmeye çalışsanız başka bir yerinden patlak veriyor.
    Yaz gelince pek çok meslek mensubu da inzivaya çekilir Yozgat'ta.
Özellikle inşaat sektöründe.
    Kalıpçısı, boyacısı, alçıcısı, buna bağlı olarak inşaat sektörüne malzeme temin eden işletmeler,
    Kahvehane, kıraathane, çay bahçeleri,
    Yozgatlı iş beğenmiyor, inşaatta da çalışmıyor (!) desek de bu sektörden ekmek yiyen, geçimini temin eden yüzlerce insan var!
    Bu insanlar kış gelince çaresiz, işsiz kalıyorlar.
    Hele birde yaz sezonunu bitik geçirdiyseniz kara kış bir karabasan misali çöker üzerinize.
    Yanlışlıkla işten çıktıysanız kış yaklaşırken geçim daha zordur, hayat geçit vermez engeller misali büyür gözünüzde.
    Yozgat'ta kış yaklaşırken bir evsiz/barksız insanlar bir de kışın işsiz kalacaklar gelir aklıma.
    Memlekette iş sahaları yok denecek kadar az.
    Mevcut iş potansiyelleri de ya sosyal güvence ya da maaş konusunda cimri davranır.
    Bedava iş gücü aranıyor, köle niyetine.
    Ben modern kölelik diyorum günümüzde emeği gasp edilenlere.
    Simitçilerin dahi işe güce çıkamaz hale geldiği Yozgat'ta kış mevsimi başlı başına bir sorun olarak başlıyor.
    Geçimlerini sağlamak, ailelerinin rızkını temin etmek için sırf kış mevsimlerinde şehirden göçen insanların olduğunu biliyorum. 
    Bunun tam tersi, yaz sezonunu dışarıda çalışarak geçirip, kışın işsiz-güçsüz kalanları da.
KIŞ İŞSİZLERİ DAHA ÇOK ÜŞÜYECEK
    Bir yaz boyu çalışıp da odun, kömür, kışlık giysi, gıda gibi ihtiyaçların arttığı bir mevsimde işsiz kalmak ne büyük bir sorun.
    Bu sorunla her kış yüzleşen insanlar bu kış daha çok üşüyecekler.
    Evde çaresiz oturmanın acizliğini yaşayacak, her geçen gün artan ihtiyaçlara karşılık ailesinin geçimini temin edememenin ıstırabını yaşayacaklar.
    Ne acı değil mi Sevgili Yozgatlılar.
    Düşünmek lazım, tabi sadece düşünmekle de kalmamak.
    Bana göre Yozgat'ta kış mevsimde işsiz kalacak, işsizler ordusuna karışacak insanlarla ilgili projeler üretilmeli.
    En azından bir hal çare bulunmalı.
    Vakıf kapılarında yardım dağıtmak en kolayı.
Ben kolay olanından değil kışları üşütmeyecek çözüm önerileri bulunmasından yanayım.
    Eskiden insanlar karınca misali yaz boyu çalışılır, kış gelince de yaz boyu kazandıkları ile geçinirmiş.
    Mesela köylerde hala bu şekilde hayat sürüyor.
    Keşke her şey eskisi gibi olsa ama şartlar şehirde daha zor.
    Yaz boyu çalışmak demek günü kurtarmak demek. Bırakın kışa bir şeyler artırmayı, yarına dair planlar yapmak zor.
    Yozgat gibi alın terinin değer bulmadığı, karşılık görmediği, sosyal hakların insana lütfen verildiği bir şehirde yazdan kışa umutla bakmak zor.
    Kış geldi, işsiz kaldım ne iş yapabilirim diye düşünen insanlar adına sormak istiyorum;
    Yok mu yarına dair bir planınız/planımız?
    Hani komşusu aç iken tok yatan bizden değildi. Tok yatalım elbette ama kış gecesini yarı aç geçiren çocukların, yüreği yanık anne babaların olduğu bir şehirde/dünyada değil…
LİSE CADDESİ GÖLE DÖNÜYOR
    Memlekete ne zaman yağmur yağsa su birikintileri çıkıyor ortaya. Özellikle de şehir merkezinin en hareketli caddesi Lise Caddesi'nde.
    Dün gün boyu devam eden yağmur sonrası cadde boyu su gölleri oluştu.
    Caddeden gelip geçen araçlar gayri ihtiyari kaldırımda yürüyen insanlara bu su birikintileri yüzünden su sıçratıyor.
    Oluşan su birikintisinin ortaya çıkardığı görüntü ise bir şehre yakışmayacak tarzda.
Lise Caddesi gibi insan ve araç trafiğinin yoğun bir şekilde gerçekleştiği yerde bir avuç yağmurda yaşanan bu sorun insanları rahatsız ediyor.
    Hem görüntü, hem de araçların sıçrattığı sularla deyim yerinde ise yıkanan insanlar 'yeter artık' diyor.
    Yağmura dur diyemeyiz, ama bu görüntüye bir çözüm bulanmalı.
Başka caddeler de göle dönüşmeden önce.