Herhangi cismin etrafını saran koruyucu bir kalkan,plastik,zırh v.s. ne ise insan iskeletini çevreleyen,koruyan,hareket etmesini sağlayan kaslar vardır.
    İnsan vücudunu ayakta tutan,dik durmasını sağlayan kemiklerden oluşmuş iskelet yapısı vardır,fakat bu iskelet tek başına hareket edemez ve yardımcı destek ve kuvvet sağlayan bir çevreleyici zırha ihtiyacı vardır,işte bu vazifeyi iskeleti saran kaslar sağlamaktadır.
    Düşünecek olursak vücudumuz benzinle,elektrikle yada benzeri bir dış gücün etkisiyle çalışmamaktadır,kendi ürettiğimiz enerjiyi kullanarak hareket etmekteyiz ve bu enerji kaynaklarından birisi de kaslarımızdır.
Uyarılabilen, koordineli çalışan kaslar ve sinir hücreleri beynimizden aldığı komutlar sayesinde hareket eder ve gözle görülebilen ve görülemeyen davranışlarımız gerçekleşir.
    Her türlü fiziksel aktivite ve spor kaslar tarafından oluşturulur.
    Vücudumuzda 217 çift kasılma ve gevşeme yeteneğine sahip kas grubu bulunmakta ve vücut ağırlığının %40-45 civarını oluşturmaktadır.(1)
    Bedenimizde bulunan bazı kaslar vardır ki bunlar istemimiz ve kendi kontrolümüz dışında çalışır,örneğin iç organlarımızda bulunan kaslar kendiliğinden kasılır ve çalışırlar,bunu fark etmeyiz bile,bu kaslara “düz kaslar” denilmektedir. Kendi irademizle isteyerek hareket ettirdiğimiz kol-bacak kasları gibi iskelet kaslarına ise “çizgili kaslar” adı verilmektedir.
    Bir de “kalp kası” vardır ki çalışma şekli açısından düz kaslara benzer, görünüş olarak ta çizgili kaslara benzerler.
    Kasların iletebilme,uyarılabilme,kasılabilme ve esneme özellikleri vardır.
    Ayrıca iç ve dış kuvvetlere karşı kopma-yırtılma gibi durumlara karşı direnç gösterme özelliği vardır.
    Kas dokuları,vücudumuzda ve kendi içinde bulunan kaynakları kullanarak enerji oluşumunu da sağlar,bu enerji sayesinde kaslar; bedenimizi bir motor gibi düşünecek olursak yakıt görevini de üstlenmiş olurlar ve enerji üretiminde görev alırlar.
    Herkes aynı güçte olamaz,kaslarını aynı oranda değerlendiremez,burada antrenman,kalıtımsal özellikler,yaş,cinsiyet gibi birtakım özellikler farklılıkları doğurur.
    Sabit,hareket etmeden kaslarda herhangi bir boy değişikliği olmadan kasılma meydana geliyorsa ve güç harcıyorsak buna “izometrik” kasılma adı verilmektedir.
    Örneğin bir ağırlığı yerden kaldırıp dik duruşumuzla sabit beklerken, o ağırlık bilhassa kol kaslarımızın kasılmasına sebep olur ve burada güç harcamış oluruz,işte burada ki kasılma izometrik kasılmadır.
    Hareket esnasında kas boyu kısalıyorsa buna “konsantrik” kasılma,uzuyorsa buna da “ekzantrik” kasılma adı verilir.
    Örneğin pazı dediğimiz kol kasımızın boyu bir ağırlığı elimizle tutup omzumuza doğru yaklaştırdığımızda  kısalır ve burada konsantrik kasılma gerçekleşir,elimizi aynı harekette tersi istikamete ileri doğru uzatırsak yani kolumuzu elimizde ağırlık varken uzatırsak bu seferde pazı kasımız uzayacaktır ve burada da ekzantrik kasılma gerçekleşecektir.
    Antrenman,hareket,yük taşıma sonucunda kaslarımızın çapı-büyüklüğü artar,bunun temel nedeni ise kaslara daha fazla kan akışı olması sonucu daha çok beslenmesidir ve kaslardaki bu gelişme ve büyümeye “kas hipertrofisi” denilmektedir.
    Kasları hareketten,spordan mahrum ettiğimiz zamanda zamanla hacminde-büyüklüğünde küçülme meydana gelir, buna da “kas artrofisi” denilmektedir.Bu yüzden uzun süre spordan hareketten uzak duran kişilerde zamanla kas artrofisi gerçekleşmektedir.
    Kullanılan Kaynak : (1) Mehmet GÜNAY;Egzersiz Fizyolojisi