AK Parti teşkilatında yaşanılan son gelişmelerden uzak durmaya çalışsam da, Saat Kulesi'nin dibinden yükselen duman çamlığın başında tüten tütünü kapatınca, ister istemez dönüp bakmak zorunda kalıyorum.
Merkez ilçe başkanının istifasıyla başlayan, yönetim kurulunun toplu istifası ile devam eden gelişmelerin giderek boyutu genişlerken, yeni isimlerin de kellelerinin talep edildiği yönündeki dedikodular, farklı olaylarla özdeştirilerek, ayyuka çıkartılmaya çalışılıyor.
Merkez İlçe  Teşkilatı Başkanı'nın ve yönetiminin istifasına neden olan konuyla ilgili olarak, il başkanı, il yönetimi ile birlikte kadın kolları, gençlik kolları başkanlarının da istifalarının itendiği ileri sürülüyor. Yerel yönetim seçimleri öncesinde böyle bir gelişmenin yansımasının hesabının mahalli düzeyde yapılmadığı bir gerçek. Herkesin derdi, ''O gitsin yerine ben geleyim!'' tarzında. Hal böyle olunca da sonucu kimse düşünmüyor. Mevcutların gitmesinin ardından, geleceklerin de aynı duruma düşebileceğini kimse aklının ucuna getirmiyor.
AK Parti kulislerinden yansıyanları irdelediğimizde, merkez ilçe başkanının istifasına neden olan konunun ses ve görüntü kaydı olduğu ileri sürülüyor. Parti yönetiminin isteği doğrultusunda ilçe başkanı ve yönetiminin itifasının ardından diğer teşkilat mensuplarının da istifasının istenmesi, istifa etmesi teşkilatı tamamen zan altında bırakmayacak mı?..
Bana göre bırakır. Bu duruma mahalli bazda göğüs gerilebilir ama genel anlamda göğüs germenin mümkün olmadığı bir gerçek. O nedenle de başbakanın böyle bir şeye ''Olur'' vereceğini düşünmüyorum.
Diğer taraftan, konu muhalefet partilerinin yöneticileri veya taraftarları tarafından gündemde tutulmaya çalışılmış olsa anlayacağım. ''Muhalefet görevini yapıyor'' diyeceğim ama muhalefet partileri gelişmeleri izleyip, ne olup, bittiği konusunda bilgi edinme ihtiyacı bile duymuyor. Buna karşılık AK Partili ve taraftarı olanlar, durumdan birer vazife çıkartıp, kendilerine yakın olan isimlerin il, ilçe, kadın, gençlik kolları başkanı, yöneticisi olabilme adına halkanın genişletilmesi yönünde bir çaba sarfediyor. ''Küçük olsun benim olsun, nasıl olursa olsun!'' anlayışı hakim, bunu anlamıyorum.
Bunu yapanlar, daha önce ortaya çıkıp, yanlışları ortaya koymuş olsalar, yine gam değil. Ancak, ortaya çıkan bir durumdan faydalanma telaşında bulunulması pek hoş görünmüyor, bundan kimsenin fayda temin edeceğini düşünmüyorum.
Bu arada merkez ilçe teşkilatı için herkes gözünü AK Parti içerisindeki öne çıkmış isimlere yönlendirmiş durumda. Partiye sonradan dahil olan HAS Parti kökenlileri kimse hesaba bile katmıyor. Merkez ilçe teşkilatı için bugün, yarın Has Parti kökenli bir isim açıklanırsa, kimse şaşırmasın. Böyle bir gelişmenin olma ihtimali yüksek görünüyor.