BU sosyal medya dediğimiz mecra bize sundukları kadar bizden bir şeyleri de çalıyor.
Aslında çalıyor demek pek doğru olmaz, biz kendi ellerimizle ona teslim ediyoruz.
Sosyal medya bize bazen insanlığımızı dahi unutturuyor.
İnsan olmanın özellikleri vardır.
İnsan olmanın gerektirdiği vazifeler vardır.
Bazen onları dahi unutuyoruz.
Önceki gün Bozok Üniversitesi öğrencilerini taşıyan otobüs kaza yaptı.
Şükür korktuğumuza uğramadık ve öğrencilerimiz yaralı olarak kazayı atlattı.
Akabinde gece boyunca ahalimiz takla atan otobüs fotoğrafını paylaşarak, üzerine kendince notlar yazmaya başladı.
Elbette memleketin yöneticileri tebrik, temenni mesajları yayınlarlar ve yayınlamaları da gerekir.
Onlar üzerlerine aldıkları görev ve sorumluluk gereği olay yerine de giderler, hiyerarşik yapı içerisinde bilgi alarak da süreci yönetirler.
Ya diğerleri?
Üzerine vazife olmayan şahıslar?
Herkesin bir şeyin başkanı olduğu ilimizde, herkes mi protokoldür?
Bir Allah’ın kulu da neden öğrencileri gidip bizzat yerinde ziyaret edip, iyi olduklarına dair fotoğraf paylaşmaz.
Düşünsenize o çocukların ailesi Gaziantep’ te, Hakkari’de veya Aydın’da…
İnternete girdiğinde her yerde takla atmış ve eşyaları yola saçılmış fotoğraflar görüyor.
Evladının durumuyla ilgili olumlu düşünmesi mümkün mü?
Sosyal medyada kendinizi ön plana çıkarmak ve popüler göstermek adına yaptığınız şeyler başkalarına zarar veremez.
Ağzı açılınca her yere yüksekokul ve fakülte talep edenlerin, böyle küçük bir kriz anında sergilediği tavır ve yaklaşım da bu olay sayesinde gözler önüne serilmiştir.
Ağzı açılınca her yere yüksekokul ve fakülte talep edenlerin, böyle küçük bir kriz anında sergilediği tavır ve yaklaşım da bu olay sayesinde gözler önüne serilmiştir.
Allah başka kaza ve acı yaşatmasın, Bozok Üniversitesi’ne geçmiş olsun.
ESKİDEN BEDAVAYDI
Bu sene seçkin ve özel hastanelerde doğum ücreti yaklaşık 14 bin lira civarındaymış.
Eğer eşinizin özel bir hastanede doğum yapmasını istiyorsanız, bu parayı gözden çıkaracaksınız.
Devletimize ait hastaneleri kullanmak ise mantıklı olanı…
Bu konuyla ilgili bir muhabbeti dinleyince aklıma bu işin bedava olduğu yıllar geldi.
Mahalle veya köylerde ebelerin bedava yaptırdığı doğumlar…
Mesela ben de onlardan biriyim…
Velhasıl eskiden bedavaydı, şimdi yüklü parayla olmuş bu iş.
Ama yine de derimki eski eskide kaldı, tıp ve doktor nerede ise sizler orada olunuz.
İT OLMANIN ZAMANIYMIŞ…
İT OLMANIN ZAMANIYMIŞ…
Ertuğrul Kapusuzoğlu’nun ‘Yozgat Fıkraları’ adlı kitabını ilkokuldayken okumuştum.
Oradan bir alıntı yapıyorum:
Yozgat köylerinin birinde davara kıran girmiş.
Vebali anlatanın boynuna, kıran mı girmiş, yoksa biçer zamanı koyunlar hep birlikte tokmalamış mı? Öyle, ya da böyle o kadar koyun ölümü olmuş ki, çobanlar bıçağı zor yetiştiriyorlar. Hatta bazıları mundar oluyor.
Bu arada, eti kim ne etsin, yiye yiye bıkmış köylüler. Uyluklar, ala kemikli itlere atılıyor.
Eee, o zamana kadar eti bayramdan bayrama gören köylülerden birisi, böyle ala etli uylukları itlerin önünde görünce hayıflanmış.
“Şunların keyfine bak, bu sene de it olmanın zamanıymış…”
Haydi selametle.
Oradan bir alıntı yapıyorum:
Yozgat köylerinin birinde davara kıran girmiş.
Vebali anlatanın boynuna, kıran mı girmiş, yoksa biçer zamanı koyunlar hep birlikte tokmalamış mı? Öyle, ya da böyle o kadar koyun ölümü olmuş ki, çobanlar bıçağı zor yetiştiriyorlar. Hatta bazıları mundar oluyor.
Bu arada, eti kim ne etsin, yiye yiye bıkmış köylüler. Uyluklar, ala kemikli itlere atılıyor.
Eee, o zamana kadar eti bayramdan bayrama gören köylülerden birisi, böyle ala etli uylukları itlerin önünde görünce hayıflanmış.
“Şunların keyfine bak, bu sene de it olmanın zamanıymış…”
Haydi selametle.