YOZGAT'ta ciddi bir şekilde park sorunu yaşıyoruz. Bu sorun bugünün ve yarının sorunu olmaya devam edecek. Tedbir almadığınız takdirde yarınlarda herkesi rahatsız edecek. Şehir merkezine girdiğinizde park edecek bir mekân bulmanız imkansız durumda. Hasta, yaşlı olabilirsiniz ama park edecek alan bulamazsınız. Halk rahatsız, esnaf huzursuz. Buraya park edebilirsiniz dese bir türlü, etmeyin gidin buradan dese başka bir türlü... Ancak bir gerçek var araçla iç içe yaşamak zorundaız.
    Merkez de ana caddelerde park yeri bulabilene aşkolsun. Evinizden, dükkânınızdan, iş yerinizden uzak bir yere park edecekseniz aracınızla çıkabilirsiniz. Bu defada içiniz rahat değil; Park konusunda içinizi rahat ettirecek bir alan da yok. Mahallerde dahi bu sorunu yaşıyor rahatsız oluyoruz. Caddelerin bölünmesi ve kaldırımların genişletilmesi sorunu çok ciddi boyutlara ulaştırmış durumdadır.
    Park sorununu çöze bilmek için kısa ve uzun vadede çözümler aramak zorundayız. Neler olabilir bunu düşünmek gerekiyor. Araçların park yeri konusunda tedirginlik yaşadığımız, zorlandığımız bir gerçek. Artık binaların apartmanların altlarına ya da üst katlarına kapalı park olayını gündeme almak durumundayız. Park yeri cezasına tepki göstermemiz de doğal. Neden mi? Haklı olarak bana park yeri göster oraya park edeyim diyorsunuz.
    Yozgat’ta  şehir lise caddesi ve meydan yerinde toplanmış konumda. Zamanında bu caddeler geniş tutulmamış olması, şehircilikten uzak bir yapılaşma bize sorunlar yaşatıyor. Şimdilerde kara kara düşünmek zorunda kalıyoruz: Bu şehrin park sorununu nasıl çözeceğiz diye!
    Bazı caddelerin park için ayrılmış olması da sorun; Parka kapatılmış caddelerde de tartışılabilir. Ciddi sorunların yaşandığı bu şehirde aracınızı park edecek güvenli bir yer bulamıyorsanız huzur bunun nesrindedir? Park kavgalarının yaşandığı Trafiğin karmaşaya dönüştüğü Yozgat’ta araç kullanmaktan korkuyor, malınızı güvenli bırakacağınız bir mekân bulamıyorsunuz.
    Her gelen belediye başkanlarının bu konuda söz vermiş olmalarına rağmen halen park sorunu yaşanıyor. Trafik teröründen kaçıyorsanız bu şehirde nasıl huzurlu yaşayacaksınız? Bu konudaki hayretimizi ifade ediyoruz. Kimseyle bir kavgamız olamaz ama hizmete talip olmak  ve “Yaşanabilir bir şehirde” huzur ve güvenle hayatınızı idame ettirmek doğal hakkınız olsa gerekir. Yozgat bizim vatanımız, Yozgat dışına kaçacak yerimiz de yok. O zaman bu şehirde huzur aramak da doğal hakkımız olmalı.
    Hizmet etmek sevdasıyla gelenlerin çaresizliğine ve ağırcanlılığına tanık olmak bize hayal kırıklığı yaşatıyor. Şimdi diyoruz ki: Yazık değil mi bu şehrin insanlarına? Gelişmiş ve trafik sorununu çözmüş olan  modern şehirler örnek alınması gerekirken biz halen bildiğimizi okumakta ısrar ediyoruz ve sokakları daraltmayı yolları bölmeyi, her alana park yasağı uygulamayı hizmet sanıyoruz. Şehir planlayıcılığı bir sanat ve beceri olsa gerekir öyle değil mi?
    “Yozgat’ta taşı taş üzerine koyanlardan Allah Razı olsun!” deriz, Yozgat’a nefes aldırmak, yaşanabilir bir şehir olarak imar etmek amacıyla yola çıkmak güzel bir sevda idi, insanların size umut bağlaması ve güvenmesi hizmet aşkınızı kamçılamalı, daha çok çalışmalısınız. Ehil bir kadro, işten anlayan bir ekip eliniz, kolunuz, iş yapan kadronuz olacaktır.
    Aracınızla şehir merkezine rahatça inemiyorsanız, alış verişinizi yapamıyorsanız, ihtiyacınızı gideremiyorsanız bu şehre şehir denilebilir mi? Aracınızı rast gele yerlere bırakıp gözünüz arkada kalmamalı. Şehir merkezinde alternatif caddeler oluşturulmalı, yeni iş merkezleri, yeni dükkânlarla şehrimiz modern bir yapıya kavuşturulmalıdır. Park sorunu ciddi sorun olmaktan çıkarılmalıdır.