Bizim Seyfi Çelikkaya\'yı gazeteciliğe başladığından bu yana takip etmişliğimiz vardır.
Meslekte ömrün nasıl geçtiğinin farkı, ağaran saçlara azda! olsa yansımaktadır.
Hey reis;
Eğilmedin, bükülmedin, duymadım, görmedim.
Gazeteci saygınlığını bayrak gibi taşıdın; yüz akıyla da emekli olup, geldin bugünlere.
Aman ha, emekli kelimesi yanlışlıkla kaçtı kalemimden…
Hoş geldin, hoş bulduk.
Koşu yeni başlıyor.
Hem de uzun soluklu bir maraton.
Ustasın, reissin, ne methiyeye ne geleceğine, söz olmaz sözün üstüne. Kolay yetişmez
Seyfiler. Çelik gibi yürek, kaya gibi sabır gerekir. Ardından da bir not düşülür; adam gibi adam.
İleri, çatısı özgür, bağımsız kiremitlerle döşenmiştir. Bunu siz daha önce, biz sonradan görmüş olduk.
İleri bayrağının bir köşesinden tuttuğumuzdan mutluluk duyduk. İki eliyle tutan bir reisle aynı çatı altında bulunmaktan da kıvanç duymaktayız. Biz yolcu, siz hancısınız.
48 yıldır basın camiası içinde bulunan bir kişi olarak, takip ettiğim ender gazetecilerden oldun. Saygıda, sevgide hep dostluğun ön planda geldi.
Yolun açık
Kalemin güçlü kalsın.
Tekrar hoş geldin Seyfi Çelikkaya.
Bizim Mükremin Kayhan\'ın yazısında, 20 yıl sonra geldiğini okudum.
O zaman, bizde, 20 defa hoş geldin diyoruz.