Sadece un, su, tuz kullanılarak elde edilen hamurdan alınan bezeler açıldıktan sonra içine haşhaş, susam ezmesi katılarak hazırlanıp pişirilir. İçine sadece yağ konulduğunda ise katmer adını alır. Hamursuz denmesinin sebebi ise hamurun maya koymadan yoğrulmasındandır.
Açılan hamursuz yarım santimetre kalınlığında, büyüklüğü bilinen yemek tabağı kadar olup nar gibi kızarmış olanı makbuldür.
Tercihe göre sıcak- soğuk olarak yenebilir.
Ertesi gün diye tanımlanan bir hamur işidir. Dinlendikçe daha çok lezzetli olur. Kendine gelir.
Omca çubuklarının altında yanan sac üzerinde pişirilen hamursuzun tadına doyum olmaz. Sadece ismini duymak bile ağızları sulandırabilir.
Her mevsim yapılıp yenilebilen hamursuz bizim oralarda pek meşhurdur.
KUYRUKLU YALAN
Zenginin biri “Kim söyleyeceği yalanla beni inandırırsa o kişiye bir altın top vereceğim” diye duyuru yapmış. Bunu duyan pek çok kişi gelip yalanlarını sırayla söylemişler, fakat zengin adam bunların hiçbirinin söylediği yalanlara inanmamış.
Gelenlerin hepsi üzülüp evlerine geri dönmüş. En sonunda bir kişi koşarak nefes nefese “Efendim,siz geçen yıl seyahate çıkarken benim babamdan bir sandık dolusu altın aldınız” diye söylemiş.
Bu sözü duyar duymaz zengin olan “Yalan!” diye bağırmış. Yalanın sahibi çok sevinmiş.”Madem yalan o zaman altın topu, değilse bir sandık altını verin” Demiş.
Bu söz üzerine Zengin adam ter içinde kalıp, bir sağa, bir sola dönerek yardımcılarına “Verin şuna altın topu, bu söylediği de yalandan öte kuyruklu yalan” demiş.