Haklılık doğallıktır, siz haklı  iseniz karşı taraf otomatik olarak haksızdır.
    İnsan egosunun doğal refleksi ile doğal yollardan sorunların çözümü belki de bu nedenle çözülemiyor ve sürekli birbirini alt etme içgüdüyle her kez haklı olmaya çalışıyor.
    Haklı olmak bize ne kazandırır. 
    Söylediğinizin doğruluğu, savunduğunuz tezin başkaları tarafından algılanamaması size ve başkalarına bir yarar sağlamamışsa, sizin haklı olmanız ne ifade edebilir.
Haklı olmak, karşı fikirde olanı, farklı düşüneni ezmek, yıkmak,karşınızda çökertmek veya korkutmak değildir.
Haklı olmak farklı fikir ve davranış içinde olanı dinleyebilmek, anlayabilmek, gerçekten sizi anlamasına fırsat tanımaktır.
    Doktor, sigaranın ölümcül hastalıkların üzerindeki etkilerinden söz ederken haklılığı kadar doğal olan bir şey var mı? 
    Ancak toplumumuzun yarıdan fazlası sigara içmeye devam ettiği de bir gerçek, bu konuyu yazarak bende haklıyım ne var ki haklı olmam toplumun yarısından fazlasının sigara içmeye devam etmesine bir katkı sağlamıyor.
    Afetler konusu gibi direk insanların yaşamını etkileyen bir konuda doğru davranışları edinin, ilk yardım öğrenin, hazırlıklı olun, evlerinizin güvenliğini araştırın, sağlam ve güvenli evlerde oturun, deprem çantanız olsun çünkü ülkemizin topraklarının yüzde 95 ten fazlası birinci ve ikinci derece deprem kuşağı içindedir tezini savunuyor olmamdan daha haklı, daha doğal bir düşünce tarzı var mı?
    Yok. 
    Bilim adamları, siyasetçiler, yöneticiler, hatta sokaktaki vatandaşımız haklı olarak bir çok şey söylemekte, sonuç olarak haklılığımız bize ve topluma ne kazandırıyor? Koca bir hiç. 
    Haklı olmamız, bizim dediğimizin çıkması, ben ikaz etmiştim, ben söylemiştim böbürlenmesinden başka bir işe yaramadığını görmekteyiz.
    Haklılık galiba bir çok yerde çatışma yaratmaktan başka bir şey değildir. 
    Bu durum haklı olduğumuz konularda fikirlerimizi savunmayacağımız anlamı taşımaz.
    Son siyasi gelişmelerde görüyoruz ki herkesin haklı olduğu taraflar var ve her kesim haklı olduğu tarafta yüksek perdeden atıp tutmakta.
    Evet hepimiz halkıyız ancak, işsizlik, pahalılık artmakta, gençlerimiz gelecekle ilgili endişeler taşımakta, trafik ve terör hala can almaya devam ediyor, eğitim sistemimiz içler açısı ve binlerce sorun çözüm beklerken, ben haklıyım tartışmalarının sığlığında demokrasimiz yara almakta ve toplum olarak hızla kutuplaşmaktayız.
    Anayasa, babayasa, hukuk,  yerlerde sürünmekte, insanların adalete olan güven  duygusu zedelendi, kurumlarımız itibarını kaybedip tartışılır hale geldiler, haklı olmanın kazanımı bu mu olmalıydı. 
    Şimdi farklı haklılıklarımız bize ne kazandırıyor diye düşünmek zorundayız.
    Haklı olmak doğaldır, herkes haklıdır.
    Haklı olmak yerine karşı fikirde olanları ikna etmek, farklılıkları anlamaya çalışmak ve akıllı olmak zorundayız, başka Türkiye yok,