Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı Ömer Aydoğmuş, Tokat, Nevşehir ve Gümüşhane’de gerçekleştirilen belde seçimlerinin sonuçlarını değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Seçim sonuçlarının yalnızca yerel bir yarış olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aydoğmuş, ortaya çıkan tablonun Anadolu insanının siyasi yaklaşımını net şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

Altı beldede gerçekleştirilen seçimlerde dört belediyeyi AK Parti, bir belediyeyi MHP ve bir belediyeyi CHP kazandı. Sonuçları değerlendiren Aydoğmuş, vatandaşın ekonomik şartlardan memnun olmadığını ancak sandıkta farklı dinamiklerin etkili olduğunu söyledi.

“Oy Tercihi Aynı Oranda Değişmiyor”

Anadolu’nun birçok ilinde halkın arasında siyaset yaptığını belirten Aydoğmuş, şu değerlendirmede bulundu:

“Yozgat, Sivas, Tokat, Nevşehir, Amasya, Çorum ve Kayseri başta olmak üzere Anadolu şehirlerinde vatandaşın önemli bir kısmı ekonomik şartlardan dolayı iktidara tepkili. Hayat pahalılığı, zamlar, yüksek enflasyon, işsizlik ve her geçen gün artan geçim sıkıntısı nedeniyle vatandaş ciddi rahatsızlık duyuyor. Ekonomik göstergeler kötüleşiyor, vatandaşın alım gücü düşüyor ve yaşam şartları ağırlaşıyor. Ancak buna rağmen Anadolu’da oy tercihleri aynı oranda değişmiyor. Çünkü Anadolu insanı sandıkta sadece ekonomiye göre karar vermiyor. Güven duygusu, siyasi aidiyet, lider algısı ve ülkenin geleceğine ilişkin kaygılar da en az ekonomi kadar etkili oluyor.”

Anadolu’nun Mesajı Doğru Okunmalıdır’

AK Parti Yozgat İl Başkanlığı teşkilat çalışmalarını değerlendirdi
AK Parti Yozgat İl Başkanlığı teşkilat çalışmalarını değerlendirdi
İçeriği Görüntüle

“Erdoğan’a Olan Güven Hâlâ Etkili”

Vatandaşın mevcut yönetime yönelik ciddi eleştirilerde bulunduğunu belirten Aydoğmuş, buna rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik güven duygusunun devam ettiğini söyledi.

Aydoğmuş,

“Vatandaş ekonomik şartlardan şikâyet ediyor, iktidara kızgınlığını dile getiriyor. Ancak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a duyulan sevgi ve güven, toplumun önemli bir kesiminin gönlünde hâlâ yerini koruyor. Terör konusunda son derece hassas olan Anadolu insanı, bu konudaki gelişmeleri de yakından takip ediyor. Buna rağmen kamuoyunda tartışılan bazı süreçlere ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili yürütüldüğü iddia edilen politikalara yönelik eleştiriler bulunsa da, bu durumun seçmenin oy tercihlerinde beklenen ölçüde bir değişiklik oluşturmadığı görülüyor. Bu durum, Sayın Erdoğan ile seçmen arasında yıllar içerisinde oluşan güven ilişkisinin hâlâ güçlü şekilde devam ettiğini göstermektedir. Ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon, işsizlik, hayat pahalılığı ve terörle mücadele konusundaki tartışmalar seçmenin gündeminde önemli yer tutmaktadır. Ancak Anadolu insanı sandıkta karar verirken yalnızca bu başlıklara göre hareket etmemekte; güven duygusunu, lider algısını ve ortaya konulan alternatifleri de dikkate almaktadır.”

Ömer Aydoğmuş (2)

“Anadolu İnsanı Parti Kadar Adaya Da Bakıyor”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday profilinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Aydoğmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Anadolu insanı sadece partiye bakmıyor, aynı zamanda adaya da bakıyor. Cumhurbaşkanı adayının kim olduğu, toplumda nasıl bir güven oluşturduğu ve Anadolu’nun değerleriyle ne kadar örtüştüğü büyük önem taşıyor. Eğer ortaya çıkan aday seçmende güven oluşturmuyorsa veya Anadolu insanının kendisini yakın hissedeceği bir profil çizmiyorsa, iktidara tepki duyan seçmen dahi tercihini değiştirmiyor. Hatta birçok vatandaş, istemeyerek de olsa mevcut iktidara yöneliyor. Bu nedenle AK Parti’den uzaklaşan oyların önemli bölümü CHP’ye gitmiyor. Seçmen, ‘CHP iktidar olmasın’ düşüncesiyle yeniden AK Parti’ye yönelebiliyor. Altı beldede yapılan seçimlerde dört belediyenin AK Parti tarafından kazanılması da bu siyasi psikolojinin önemli göstergelerinden biridir.”

“Alternatif Partiler Arada Sıkışıyor”

Aydoğmuş, AK Parti’den uzaklaşan seçmenin alternatif partilere de yönelmediğini belirterek şunları söyledi:

“AK Parti’den uzaklaşan oylar; Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi, İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti gibi alternatif siyasi partilere de beklenen ölçüde gelmiyor. Çünkü seçmende hâkim olan düşünce, ‘Oylar bölünürse CHP iktidara gelir’ anlayışıdır. Öte yandan büyükşehirlerde ve Anadolu dışındaki bölgelerde ise tam tersi bir tablo görülüyor. Buralarda seçmen, AK Parti ve Sayın Erdoğan’ın yeniden kazanmasını engellemek amacıyla oylarını doğrudan CHP’de birleştiriyor. Bu seçmen kitlesi de alternatif partilere yönelmiyor. Sonuç olarak bir tarafta CHP iktidar olmasın diye AK Parti’ye verilen oylar, diğer tarafta AK Parti kazanmasın diye CHP’ye verilen oylar bulunmaktadır. Her iki durumda da Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi, İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti gibi partiler arada sıkışıp kalmaktadır.”

Ömer Aydoğmuş (1)

“Ortak Akıl, Güçlü Alternatif Ve Güven Veren Kadrolar Şart”

Aydoğmuş, muhalefetin önündeki en önemli görevin milletin karşısına güçlü bir alternatif olarak çıkmak olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugün Türkiye siyasetinin temel sorunlarından biri budur. AK Parti’den memnun olmayan seçmen CHP’ye gitmek istemediği için yerinde kalmaktadır. CHP’ye yakın olmayan ama iktidarın değişmesini isteyen seçmen ise oyunu CHP’de birleştirmektedir. Bu tablo karşısında açıkça görülmektedir ki; Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi, İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti gibi partiler ortak bir vizyon ve güçlü bir iş birliği ortaya koyamadıkları sürece AK Parti karşısında güçlü bir alternatif oluşturmakta zorlanacaktır. Muhalefetin önündeki en önemli görev, kendi içinde parçalı görüntüyü ortadan kaldırmak ve yeni bir yol haritası oluşturmaktır. Muhalefet partileri, Türkiye’nin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon ortaya koymalı, milletin karşısına sadece iktidarı eleştiren değil, ülkeyi yönetmeye hazır güçlü bir alternatif olarak çıkmalıdır. Özellikle Anadolu insanı, dağınık ve sürekli kendi içinde tartışan bir muhalefet görmek istemiyor. Güçlü, kararlı, uyumlu ve ülkeyi yönetmeye hazır bir yapı görmek istiyor. Bu nedenle muhalefetin ortak akıl etrafında birleşmesi ve topluma güven vermesi gerekmektedir. Ana muhalefet ve diğer muhalefet partileri, toplumun tüm kesimleriyle kaynaşmalı, muhafazakâr ve milliyetçi seçmenin hassasiyetlerini dikkate alan geniş kapsamlı bir birliktelik oluşturmalıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise aday tercihi hayati öneme sahiptir. Anadolu insanının benimsediği, güven duyduğu, devlet tecrübesine sahip, toplumun farklı kesimlerini kucaklayabilen ve merkez sağ seçmenden de destek alabilecek bir Cumhurbaşkanı adayı ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde iktidardan memnun olmayan seçmenin önemli bir bölümü yine mevcut tercihini değiştirmeyecektir. Aynı anlayış yerel seçimler ve milletvekilliği seçimleri için de geçerlidir. Siyasi partiler, toplumda karşılığı olan, halkın güvendiği, dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla öne çıkan isimleri belediye başkan adayı ve milletvekili adayı olarak göstermelidir. Seçmen artık sadece parti logosuna değil, adayın kim olduğuna, karakterine, liyakatine ve toplumdaki karşılığına da büyük önem vermektedir.”

“Anadolu’nun Mesajı Doğru Okunmalıdır”

Aydoğmuş açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Altı beldede ortaya çıkan sonuçlar göstermektedir ki seçmen yalnızca ekonomiye göre değil; güven duygusuna, siyasi aidiyetlerine, aday profiline ve ortaya konulan alternatiflere göre de karar vermektedir. Türkiye siyasetinin geleceğini belirleyecek olan, seçmenin bu psikolojisini doğru okuyabilmektir. Anadolu’nun verdiği mesaj açıktır; vatandaş değişim istemektedir ancak bu değişimin güven veren, toplumu kucaklayan, güçlü kadrolara sahip ve ülkeyi yönetmeye hazır bir alternatifle gerçekleşmesini beklemektedir.”

Kaynak: Gelecek Partisi