Türkiye'nin yakın tarihine en kara lekelerden biri olarak kazınan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden tam 27 yıl geçti. Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan ve sadece 45 saniye süren 7,4 büyüklüğündeki sarsıntı; Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ve Düzce başta olmak üzere geniş bir coğrafyayı adeta harabeye çevirdi. Resmi verilere göre 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği, yüz binlerce binanın saniyeler içinde çöktüğü o karanlık gece, Türkiye'nin kalbinde hiçbir zaman kapanmayacak derin bir yara açtı.

En Acı Yüzleşme
17 Ağustos Depremi, ülkenin yapısal hazırlıksızlığıyla yaşadığı en acı yüzleşmeydi. Yetersiz zemin etütleri, mühendislik standartlarına uygun olmayan yapılar ve denetimsiz dökülen betonlar, 45 saniye gibi çok kısa bir sürede on binlerce insanı hayattan kopardı. Sabaha karşı kesilen elektriklerle birlikte kararan sokaklar ve enkaz altından yankılanan o çaresiz çığlıklar, Türk milletinin ortak hafızasına silinmemek üzere kazındı.

Hayati Bir Zorunluluk
Aradan geçen çeyrek asrı aşkın süre, ülke genelinde deprem gerçeğiyle mücadelede çok önemli adımların atılmasını sağlasa da uzmanlar hâlâ alınması gereken uzun bir yol olduğunun altını çiziyor. Kentsel dönüşüm projelerine hız verilmesi, yapı denetim yasalarının güncellenmesi ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı gibi kurumların koordinasyon kapasitesinin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Ancak tüm bu kurumsal adımların ötesinde, bireysel afet bilincinin artırılması ve denetim mekanizmalarının hiçbir taviz verilmeden uygulanması hayati bir zorunluluk olmaya devam ediyor.
Unutmadık, Unutturmayacağız
İleri Gazetesi olarak, aradan 27 koca yıl geçmesine rağmen kayıplarımızın derin üzüntüsünü ilk günkü gibi yüreğimizde hissediyoruz. Bu büyük ve sarsıcı felaketin yıl dönümünde, benzer acıların bu topraklarda bir daha yaşanmaması için bilimin, aklın ve mühendisliğin gereklerinin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini bir kez daha kamuoyuna hatırlatıyoruz. 17 Ağustos 1999'da enkaz altında kalarak aramızdan ayrılan tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, geride kalan kederli ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.



