Yerlerinden, yurtlarından, makamlarından, koltuklarından,servet lerinden, bulundukları hal üzere oldukları durumlarından vaz geçemedikleri için bu hali normal görmeleri kaçınılmazdı.
Bekir bey ümit var olmak istiyordu,geleceğinden son derece ümitli, zamanın ve insanların bir gün düzeleceklerini, attıkları geri adımlarından bir bir ileri adım atacaklarını düşünmek istiyordu. Ama her gözlerini açtığında dine yapılan bir hakaretle karşılaşıyordu. Örtü yerine şapka takın gibi sivri akıllı fikirler veren cahiller, faiz bu ortamda helaldir gibi hüküm verenler, okulda aç dışarıda başını kapat aynıdır diyenler, örtüyü modernize ederek kadınların kendilerini teşhir etme aracı olarak kullananlar, örtüden bile kar elde etme çabalarında olup kendi şehevi arzularına ulaşma aracı olarak kullananlar,
Suya sabuna dokunmadan ,ne şiş nede kebap yanmadan bu dini yaşadıklarını düşünenler... Hangi birini saysın ki? Hangi biri düzelebilir ki? Hangi birini değiştirebilir ki?
Tek başına ne yapabilir ki?
Gün ağarmaya başlamıştı ki.seccadeden başını kaldırıp dışarıyı seyretmeye koyuldu ki, uyuyakalmıştı. Çalan alarmla uyanıp. Koşarak hazırlandı ve bitkin vücudunu zor taşır vaziyette işe gitmeye koyuldu..
Yalnız yaşıyordu Bekir bey... Annesi, babası ölmüş, bir abisi vardı hayatta. Ama ona o kadar uzaktı ki... Bedenen değil ama ruhen uzaktı.Geceleri o duadayken abisi muhtemelen bir yerde sızıp kalmıştı. Onun ümmet için ellerini kaldırarak ettiği duada olduğu anlarda o, kim bilir kaçıncı kadehini kaldırıyordu aynı semaya... Bekir beyi çok üzüyordu abisinin o halde olması. Defalarca uyarmıştı onu ama işe yaramıyordu her defasında
Sen ne zaman büyüdün de bana tavsiyelerde bulunuyorsun... Bak Annemde Babamda namazlı niyazlı insanlardı onlarda öldü.Demek ki Namaz insanı ölümden kurtarmıyor. O halde neden boşuna uğraşalım ki. Bu dünyaya bir daha gelinmiyor kardeşim yaşamana bak sen. Ye, iç, gez, dolaş, Allah'ın verdiği nimetlerin tadına var. Gerisini boşveeer...
Tüm bu sözleri her defasında duymaktan iyice bunalmış her defasında da onun inkarına vesile oluyorum endişesiyle bir daha söylememeye karar veriyordu.Ama kardeş yüreği onu her gördüğünde dayanamıyor başlıyordu tavsiyelere. Abisini hiç çalışırken de görmemişti. Nasıl para kazanıyor, içecek parayı nereden buluyordu anlayamıyordu bir türlü. Abisine sorsa da o cevap vermiyor sadece
Ben senin gibi eşek gibi çalışarak para kazanmıyorum. Her şeyin bir kolayı var. Ah sen bir istesen seni de kurtarırım ama sen yine günah, haram başlarsın tavsiyelere o yüzden anlatmayacağım. Benim sana parasal yardım yapmama bile müsaade etmiyorsun benimle hiç çalışmazsın sen. Bu akılla o viranede yalnız yaşamaya mahkumsun kardeşim. Kendini çürüt bakalım. Ne faydası olacaksa sana. Yaşantısını mahveden sende öleceksin, bir eli yağda bir eli balda olup rahat yaşayan bende öleceğim. Eninde sonunda ölüm varsa bari bu dünyanı rahat geçir aklın varsa..
İş yerine gidene kadar hep bunları düşündü durdu Bekir bey.Ne yapmalıydı? Nasıl gerçeklere döndürmeliydi abisini? Kafasını kemiren bu sorularla işyerine gelmişti bile...
Devamı Yarın