Global Krizden tüm sektörler az veya çok olumsuz bir şekilde etkilenirken, bankacılık sektörü  bu krizden hiç etkilenmemiş, üstelik bu dönemde karına kar katmış.
    Emekliler cephesine baktığımızda ise, yoksullaşan ülkeden en büyük zarar payını alan kesim emekliler.
Her yıl enflasyona karşı yaşama direnci göstermeye çalışan emeklilerin artık canı burnuna gelmiş durumda.
    Bu iki durumun birbiriyle ne alakası var diye mi düşünüyorsunuz?
    Bir süre önce, bankaların kendi şubelerine yatırılmak koşuluyla memur maaşlarına ödediği  promosyonları, aynı şekilde emeklilere de ödeyeceği duyurulmuştu. Yani emekliler, maaşlarının yatırıldığı bankalardan  bir miktar hediye şeklinde bir para alacaklardı.
    Ülkemizdeki emeklilerin tamamına yakının açlık sınırı altında yaşadığı göz önüne alındığında, dışarıdan gelecek üç kuruşun bile emekliler için ne kadar önemli olduğu ortadadır.
    Geçtiğimiz gün bu konuda bir açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, bankalar ile imzalanan protokollerde emeklilere promosyon verilmesine dair bir düzenleme olmadığını belirterek emeklilerin para beklememesi gerektiğini söylemiş.
    Buna gerekçe olarak bankaların emeklilerin maaşlarından kar almadıkları gösterilmiş.
    Bu ülkede emeklilerin ne kadar sahipsiz olduğuna bir kanıtta böylece bankalardan gelmiş oluyor.
    Maaşlarına karşılık bile bankalar onlara yüz vermiyor.
    Vah zavallı emeklimin haline!
    Sen yıllarca uğraş, didin, çalış, gençliğini işine ver; emekli olunca paran  pul yerine bile konulmasın.
    Hayır benim anlamadığım nokta, milyonlarca emeklinin az buçuk da olsa bankaya giren maaşlarının bankalara nasıl bir menfaat sağlamadığıdır.
    Bu durumda emeklilerin de bir şeyler yapıp, kendilerine hiçbir yardım anlayışı göstermeyen bankalara bir ders vermesi gerekiyor.
    “Madem bizim paramız sizin için hiç önemli değil, hatta bankanızın oparesyonel maliyetlerini bile karşılamıyor, o zaman bizde banka şubelerine yatırılan paranın hepsini o gün çekip, içerde beş kuruş bile bırakmıyoruz” diyebilmeli
    Milyonlarca emeklinin maaşını koklaya koklaya ATMlerden çektiğini ve böylelikle maaşların bankalarda hiçbir faiz geliri olmadan uzun süre kaldığı düşünüldüğünde bankaların emekliye karşı kesinlikle bir borcu olmalı.