Özellikle çalışma hayatı boyunca farklı sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olarak çalışan vatandaşların emeklilik başvurusu öncesinde sigortalılık durumlarını dikkatle değerlendirmeleri gerektiğini ifade eden Erdursun, yanlış planlama yapılması halinde emeklilik tarihinin değişebileceğini, farklı şartlara tabi olunabileceğini ve bazı durumlarda bağlanacak emekli aylığının da etkilenebileceğini söyledi.
Hizmet Birleştirmesinde Son 2520 Gün Belirleyici Oluyor
Erdursun'un açıklamalarına göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı olarak çalışmaya başlayan kişiler açısından hizmet birleştirme uygulaması halen önemini koruyor. Bu kapsamda çalışma hayatı boyunca SSK (4/A), Bağ-Kur (4/B) ve Emekli Sandığı (4/C) statülerinde hizmeti bulunan kişilerin emeklilik işlemlerinde, son 2520 günlük fiili hizmet süresi esas alınıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu, kişinin son 2520 gün içerisinde hangi sigortalılık statüsünde daha fazla prim ödemesi bulunduğunu inceleyerek emeklilik işlemlerini o statünün mevzuatına göre değerlendiriyor. Bu nedenle çalışma yaşamının son yıllarında yapılan sigortalılık değişiklikleri, emeklilik hesabında kritik sonuçlar doğurabiliyor.

Şirket Ortaklığı ve İsteğe Bağlı Sigorta Risk Oluşturabiliyor
Uzmanlara göre özellikle emekliliğe kısa süre kala şirket kuran, şirket ortağı olan ya da isteğe bağlı sigorta primi ödemeye başlayan kişiler farkında olmadan Bağ-Kur kapsamına geçebiliyor. Bu durum, daha önce SSK statüsünde emekli olmayı planlayan vatandaşların emeklilik şartlarının değişmesine neden olabiliyor.
Erdursun, birçok kişinin bu geçişin sonuçlarını yeterince bilmediğini belirterek, son yıllarda yapılan prim ödemelerinin emeklilik statüsünü değiştirebileceğini ve bunun da emekli aylığı ile emeklilik koşullarını etkileyebileceğini ifade etti.
EYT Kapsamındaki Sigortalılar da Aynı Kurallara Tabi
Kamuoyunda Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanan kişilerin bu uygulamanın dışında kaldığı yönünde yanlış bir kanaat bulunduğunu belirten Erdursun, EYT'lilerin de hizmet birleştirme ve son 2520 gün hesabına ilişkin mevcut kurallara tabi olduğunu söyledi.
EYT düzenlemesinin yalnızca yaş şartını ortadan kaldırdığını vurgulayan Erdursun, sigortalılık statüsünün belirlenmesine ilişkin sosyal güvenlik mevzuatındaki uygulamaların ise yürürlükte kalmaya devam ettiğini dile getirdi.
Memurlar ve SSK'lılar İçin Özel Durumlar Bulunuyor
Erdursun, çalışma hayatı boyunca farklı statülerde görev yapan vatandaşların özellikle dikkatli hareket etmesi gerektiğini belirtti. Örneğin Emekli Sandığı kapsamında emeklilik için gerekli tüm şartları yerine getiren bir memurun, daha sonra uzun yıllar Bağ-Kur veya SSK kapsamında çalışmaya devam etmesi halinde emeklilik değerlendirmesinde son 2520 günlük hizmet süresinin etkili olabileceğini ifade etti.
Benzer şekilde SSK kapsamında emeklilik koşullarını tamamlayan bir kişinin, emeklilik başvurusu öncesinde uzun süre Bağ-Kur primi ödemesi durumunda da farklı sosyal güvenlik statüsünden emeklilik gündeme gelebiliyor.

Hukuki Başvuru Yolu Açık
Özgür Erdursun, emeklilik için gerekli tüm şartları belirli bir sigortalılık statüsünde tamamlayan kişilerin bazı durumlarda hukuki haklarını arayabileceklerini de belirtti.
Erdursun, emeklilik hakkının doğduğu tarihte ilgili statüdeki tüm koşulların eksiksiz olarak yerine getirilmiş olması halinde, daha sonraki dönemlerde farklı statülerde prim ödenmiş olsa dahi kişilerin emeklilik haklarının ilk kazanıldığı statü üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yönünde yargı mercilerine başvurabileceklerini söyledi.
Uzmanlardan Erken Planlama Çağrısı
Sosyal güvenlik uzmanları, emeklilik sürecine yaklaşan vatandaşların çalışma hayatlarının son yıllarında yapacakları sigortalılık tercihlerini dikkatle planlamaları gerektiğini vurguluyor. Özellikle statü değişikliklerinin emeklilik yaşı, prim şartları ve bağlanacak aylık üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken uzmanlar, emeklilik başvurusu öncesinde profesyonel destek alınmasının olası hak kayıplarının önüne geçebileceğini ifade ediyor.
Uzmanlar, emeklilik hesabında yalnızca toplam prim gün sayısına odaklanmanın yeterli olmadığını, son yıllardaki sigortalılık statüsünün de en az prim kadar önemli olduğunu belirterek vatandaşların bu konuda bilinçli hareket etmeleri gerektiğini kaydediyor.




