Yeni Milli Eğitim kadrosu ile başlanılan 2011-2012 eğitim ve öğretim yılı birinci döneminin sona erdiğini belirten Kaplan, bu dönemin eğitimi ve eğitimciyi ilgilendiren önemli başlıkları içerisinde barındırdığını bildirdi.
Kaplan, eğitimde köklü bir değişikliğe gidilmesine ihtiyaç var. Aksi takdirde birkaç kuşağın daha kaybedilebileceği endişesi içerisindeyiz. Gerçeklerle yüzleşme zamanıdır. Her şeyin üzerini örterek çocuklarımızın geleceğini yok ediyoruz. Geçmişte yeterince örgütlü olamadığımız için çeşitli acılar yaşadık, lakin bu teşkilat var oldukça bu acılar bir daha yaşanmayacaktır. Bu ülkenin acılarını dindirecek teşkilat Eğitim-Bir-Sen'dir dedi.
Öğretmenlere üvey evlat muamelesi yapıldığını savunan Kaplan, öğretmenlerimiz 'eşit işe eşit ücret' kararnamesiyle memurlar içinde en düşük ücreti aldığının net olarak ortaya çıktığını kaydederek şunları aktardı.
“Öğretmenlerimizin tamamının ek dersi varmış gibi, kamuoyunda bazı yanlış hesaplar yapılmaktadır. Oysa 742 bin öğretmenin yaklaşık yüzde 35'i ek ders alamıyor. Öğretmen ve öğretim elemanlarının ek ödeme konusunda uğradığı haksızlığı gidermek, bu teşkilatın, bizlerin birinci görevi, sorumluluğudur. Şunu açık yüreklilikle ifade ediyorum ki, bu yıl, geçmişte eğitim hizmet kolunda hiçbir yetkili sendikanın yapamadığını yapıp, hem öğretmenlerimize, öğretim elemanlarımıza tatmin edici miktarda ek ödeme alınmasını sağlayacağız hem de maddi kazanımlar ve özlük hakları noktasında eğitim çalışanlarının başını öne eğdirmeyeceğiz.”
Eğitim Bir-Sen Boğazlıyan Temsilcisi Oktay Kaplan, ortada bir mağduriyetin olduğunu dile getirdi. Bunun da giderilme adresinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın da ifade ettiği gibi, toplu sözleşme masası olduğunu anlatan Kaplan, “Öyleyse masanın önümüze gelmesi için yasanın bir an evvel çıkması gerekir. Bakanlar Kurulu'nun yasayı aylardır bekletmesi ve Meclis'e sevk etmemesi sabrımızı zorladı. Nihayet yasa Bakanlar Kurulu'ndan çıktı ve Meclis'e gönderildi. Bakanlar Kurulu'nun duyarsızlığı inşallah Meclis'te sürdürülmez. Çünkü tahammülümüz kalmadı. Meclis'ten 'şike yasası'na, 'vekillere ballı emekli maaşı önerisine' gösterilen duyarlılığı bekliyor, bizi oyalamamalarını ve bir an önce toplu sözleşme masasını önümüze koymalarını bekliyoruz” diye konuştu.
Önümüzdeki bir aylık sürede, bu sürecin tamamlanacağını beklediklerini ifade eden Kaplan, Toplu Sözleşme Yasası'nın, uzlaşılan haliyle bir devrim olduğunun altını çizdi.
Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı
Eğitimciler olarak, sadece ek ödemede kapsam dışında tutulmuş olmaktan dolayı tepki göstermediklerini, ayrıca öğretmen ve okul yöneticilerinin de kalbinin henüz doğrulmadığını belirten Kaplan, bazı siyasilerin söylemleri ve Milli Eğitim Bakanı'nın okulların açıldığı ilk iki ay içerisindeki birtakım uygulamalarının ve basına yansıyan demeçlerinin oluşturduğu huzursuzluğun henüz telafi edilmediğini, sorumluluk makamında bulunanların öğretmenlik mesleğinin itibarını gölgeleyen yaklaşımlardan uzak durmaları gerektiğini vurguladı.
Ustalık Dönemi
Eğitim-Bir-Sen Boğazlıyan Temsilcisi Oktay Kaplan: Ak Parti İktidarından ustalık dönemine yakışır uygulama ve yaklaşımlar beklediklerini belirterek, “Ek ders dağılımda adaleti sağlayacak değişiklikler, öğretmenlik kariyer basamakları ile ilgili somut adımlar, eğitime nitelik ve içerik kazandıracak yaklaşımlar ile vesayeti ortadan kaldıracak köklü çözümler bekliyoruz dedi.
Karar süreçlerinde demokratik kültürün gereğinin ve katılımcı demokrasinin temel yaklaşımlarının göz ardı edilmemesi ve sosyal paydaşların görüşlerinin de alınması gerektiğini sözlerine ekleyen Kaplan, “Demokrasinin kurumsallaşmasının yolu, yetki paylaşımının içselleştirilmesinden geçmektedir. Ülkemizde demokrasinin çıtasının yükseltilmesinde omurgalı sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların sorumluluğu en az siyasiler kadardır. Eğer ülke korku tünelinden tamamen çıkacaksa, paramiliter yapılar, tasfiye edilecekse, demokrasi ham demokrasi değil, tam demokrasi olacaksa, bu, sivil, özgürlükçü düşünen ve davrananların duruşları oranında olacaktır” şeklinde konuştu.
Muhabir: Haber Merkezi





