Onun için Tevhîd dînini bütün dünyaya yayacak olan Hazret-i Muhammed\'in doğduğu sene Cenâb-ı Hak İlâhî bir mûcize ile Ebrehe ordusunu yok ediverdi. Allâh\'ın iradesine aykırı olan bu kötü düşünceleri, kendi felâketlerini hazırlamış olmaktan başka işe yaramadı.
Bu olaydan kırk sene sonra Hazret-i Muhammed Mustafâ Peygamber oldu ve evvelâ Kureyş\'i dîne dâvet etti. Kâbe\'yi putlardan temizlemek istedi. Fakat Kureyş, bunu kabul etmedikleri gibi fazla olarak O\'na birçok eza ve cefa da yaptılar. O zaman Mekkelilerden bu olayı gözleriyle görmüş olanlar da vardı. İşte, Cenâb-ı Allah, Peygamberine indirmiş olduğu Fil Sûresi ile bu gerçeği onlara hatırlatmak istemiştir. Şimdi bu sûrenin geniş mânâsı şu demek oluyor: \"Yâ Muhammed! Görmedin mi?
Gözünle görmüş gibi gerçekten bilmiyor musun? Kâbe\'yi yıkmak için filleri ile Mekke\'ye yürüyen orduyu senin Rabbın nasıl bir anda ve hatıra gelmiyen bir şekilde mahvetti.
Onların tedbirlerini, kötü düşüncelerini, fendlerini, düzenlerini, kurdukları tuzakları nasıl altüst edivermiş ise, kudret ve kuvvetlerine güvenen koca bir orduyu kimsenin düşünemiyeceği bir şekilde nasıl yok etmiş ise sevgili Peygamberim, bugün sana tuzak kurmayı, seni yok etmeyi düşünen, Tevhîd dînini, Müslümanlığı ortadan kaldırmak için birçok tedbirlere, şeytanî fikirlere başvuran kimselerin plânlarını ve tedbirlerini de öylece ters çevirmeye kadirdir.
Senin Rabbın, âhiret azâbından başka dünyada dahi kurumları bozup dağıtmaya kaadirdir.
Buna inanmıyanlar, Kâbe\'yi yıkmak isteyen ordunun başına geleni düşünsünler de ondan ibret alsınlar ve azgınlıklarından vazgeçsinler! Allâh\'ın sana olan inâyeti Kâbe\'ye inâyetinden daha ziyadedir.
Bunu anlamak istemiyenlerin başına gelecek felâket, Fil\'li ordunun başına gelenden daha hafif olmayacaktır.
\"Bu sûre ile Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz\'e düşmanlık yapanların, O\'na karşı kötü niyet besleyenlerin erinde gecinde yok olacaklarına işaret olunmuş ve nasıl ki öyle de olmuştur.