Hazreti peygamber efendimiz tüm müslümanların ve kutsal kitap sahiplerinin bildiği üzere Allah tarafından din gerçeklerini insanlık dünyasına duyurmaya ve anlatmaya memur tain edilmişler ve ismi peygamberdir. Yani haber iletmekle görevlidir. Yüce Allah kendisine emirlik saltanat ve taç vermiş değildir. En sevdiği resülüne taç ve hükümdarlık vermediğine göre diğer bir kulunuda galiba hiç vermez sanırım. O resul sadece peygamberlik vazifesini ifa için gönderilmiştir. Tabiatıyla gerçek vazifesini tamamen bilen, cenab-ı peygamber bütün dünyaya onu sadece duyurdu. Tüm bireylerin bilmesi lazımdır ki o çağlarda doğuda İran Devleti kuzeyde bir Roma imparatorluğu vardı. Diğer teşkilatı ve kurulu devletler bulunuyordu. Ulu peygamber devletlere gönderdiği iletişim araçlarında arz etmişlerdirki Allah bir ve ben onun tarafından tüm insanlara gerçeği anlatmakla vazifeliyim. Hak olan din islamdır. Bunu tüm ülkeler kabul etsin ve devam ederek ben size hak dinini kabul ettirmekle zannetmeyiniz ki sizin milletinize sizin hükümetlerinize el koymuş değilim. Sizin hükümet şeklimize hiç mi hiç karışamam. O şekiliniz ayın kalacaktır. Sadece Tanrının buyruğu olan hak dinini kabul edip korumanız yeterlidir demiş ve aynen şunlarıda ilave etmiştir. Ben Tanrının yarattığı sizler gibi bir kulum vazifem haricinde beni ilahlaştırmayın beni üsdtün kılmayan bir başka varlıkla değerlendirip şirk yapmayın gibi sözlerle kendisinin çok büyük üstünlüğünü topluma aks ettirmiştir sanırım.
Cemaatleşen bu kitlesel olaylarla ülke demokraside günden güne yok edilmeye çalışılıyor, tarafların hakimiyeti ile demokratik sistem yerini efendimizinde istemediği karışılan hükümet sistemlerine dönüşüyor.
Sanırım bu davranışlarıdan ne sizler mutlusunuz nede Yozgat halkı mutludur. Bu yüzden yapılacak olan bir an evvel kendimize gelmemiz ve İslamı hak ettiği gibi yaşamaya başlamamızdır.