YOZGAT, Türkiye'nin önemli tarım bölgelerinden birisi ama... Kırsalda yaşayıp, üretim yapanlar hızla şehirlere göç etmeye devam ediyor. Tarımsal üretim uzaktan yapılıyor. Tarladan ne çıkarsa bahtımıza...
Tarım ve hayvancılık sektörüne verilen desteğe, iyileştirmeye karşın kırsalda yaşamın devamlılığının sağlanamaması, üretimin her geçen gün düşmesi gibi nedenler üzerinde kafa yormak, sorunu tespit edip, çözüm bulmak yerine 'üretmeden kazan' anlayışı yerleşik düzen haline getirilmeye çalışılıyor. Sistem sıkıntılı. Umursanmıyor...
Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımları irdeleyip, çiftçi ile birebir yapılan görüşmeleri iyi okuyabildiğimizde sorunun 'tarımsal destek' adı altında yapılanların aslında çiftçinin üretiminin önüne set ördüğünü söyleyebiliriz...
Çiftçi neden dert yanıyor?
Çiftçi, 'tarlamı sulamak için kullandığım sulama bedelini ödeyemediğim için haciz geldi' diyor. Bir başka çiftçi, 'pancar alımlarında uygulanan yöntem nedeniyle ürettiğim ürünü fabrikaya teslim edemedim' diye yakınıyor. Diğer bir çiftçi, ürettiği ürünün elinde kaldığını, alıcı bulamadığı için çöpe atmak zorunda kaldığını ileri sürüyor...
Çiftçiye destek olmak(!) yerine çiftçinin üretimde kullandığı suyun bedelini icra takibiyle almaktan vazgeçip, bir tarlanın sulaması için kaç ton su gerekli hesap edilip, fazlasının alınması daha makul görünüyor. Diğer taraftan, çiftçiye üretimde garanti verilmesi gerekir. Yani, şeker pancarındaki model diğer ürünler içinde geliştirilip, sözleşmeli üretim yapan çiftçilerin ürünleri, girdi maliyetleri dikkate alınarak alınıp, pazara sunulabilir...
Benimkisi bir düşünce. Farklı modeller de devreye sokulabilir...