GERİYE dönüp baktığınızda kurduğunuz cümlelerin çok değişmediğini görüyorsanız ortada bir sıkıntı var demektir.
Bu durumu iki nedene bağlayabiliriz.
Birinci neden sizin kendiniz geliştirmediğiniz, söyleyecek fazla sözlerinizin olmaması, analiz ve gözlemlerinizi ileri seviyelere taşıyamamanız.
İkincisi ise söz söylediğiniz, fikir beyanında bulunduğunuz meseleler, cemiyetler, toplum ve şehirde değişim gerçekleşmemesi.
Durumun hep aynı çizgide olması ve gidişatta değişikliğin söz konusu olmaması…
İşte Yozgat’ı birazcık bu ikinci seçeneğe oturtabiliyoruz.
Memlekette fazla bir değişim olmayınca kurduğumuz cümleler hep aynı oluyor.
Bundan 20 sene önce bahsi geçen sorunlar veya meselelerden bugün de bahsediliyor.
Daha gerilere gidip eski gazete arşivlerini taradığınızda o gün çözüm bekleyen hadiselerin bugün de çözüm beklediğini görüyoruz.
Geçtiğimiz günlerde il merkezinde bulunan ve halk arasında yanan hamam olarak bilinen hamamın restorasyonu ile ilgili bir haber yazmak istedim.
Dünden bugüne restorasyon süreciyle ilgili yaşananları incelediğimde, 2015 yılında yine benim yazdığım bir habere ulaştım.
Haberi baştan sona okuduktan sonra, tekrar yazacağım haberi yazmama gerek kalmadı.
Çünkü 2015 yılında yazdığım haberde belirttiğim sorunlar, süreçler, durumlar aynıydı.
O halde tekrar konuyla ilgili haber yazmama gerek kalmadı.
Haberi aldım, tekrar sayfaya koydum, başlığını değiştirerek yeniden ilgili ve yetkililerin dikkatine sundum.
Yani 4 yıl aradan sonra durumu tekrar yetkililere aktarmış oldum.
Yozgat’ta buna benzer o kadar çok hal ve vaziyet varki.
Yıllar değişiyor, insanlar değişiyor, yöneticiler değişiyor vaziyet değişmiyor.
İSTERDİM Kİ…
-Şehrimizdeki tüm tabela ve levhalarda Türkçe yazsın, dükkanlara Türkçe isimler verilsin.
-Halk arasında Yanan Hamam olarak bilinen yapı şimdiye kadar restore edilmiş olsun.
-Her makamın başında işin ehli ve liyakate sahip yöneticiler olsun.
-Tandır ve desti kebabının fiyatı daha ucuz olsun.
-Yozgat Belediyesi kapalı otoparkın üst kısmını tamamlayıp, oradaki kafeyi hizmete açmış olsun.
-Atatürk’e ve Abdülhamid’e küfür edenler beni sosyal medya hesaplarımdan silmiş olsun.
-Ankara-Yozgat arası otobüs fiyatları daha ucuz olsun.
YETERSİZ GELİYOR
İl merkezinde bulunan kütüphanemiz öğrenci ve vatandaşlar için yetersiz geliyor.
Geçmiş yıllarda binada yapılan tadilat sonucu öğrencilerin çalışma ve okuma alanlarında fiziki bir genişlik söz konusu olmadığı söyleniyor.
Birçok öğrenci çeşitli sınavlara çalışıyor, kütüphanede okumalar gerçekleştiriyor.
Bu manada Kazım Arslan döneminde açılışı yapılan Millet Kıraathanesi yoğun ilgi ve talep görüyormuş.
Lakin buranın da fiziki anlamda küçük olması, öğrencilere dar gelmesi, bazı öğrencilerin ders çalışmaktan ve boş masa bulmaktan mahrum kalmasına neden oluyormuş.
KOMBİ BANA, BEN KOMBİYE
Eh Yozgat’ın iklim şartları belli işte.
Bu günlerde kombi bana, ben kombiye bakıyorum.
Ben kombiyi çalıştırmamak adına direnirken, kombi inadına yanmak ve mavi alevine kavuşup kendini ısıtmak istiyor adeta.
Lakin aklıma yaz aylarında yapılan zamlar geliyor.
Akabinde ‘şimdilik battaniyeye sarılmak kurtarır’ demekle yetiniyorum.
Biliyorum sizlerin de durumu aynı…
Haydi selametle…