Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerinden derlenen bilgiler, özellikle dar gelirli vatandaşların harcama alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişime işaret etti. Buna göre, en düşük gelir grubunda yer alan hanelerin bütçelerinde barınma giderleri ilk kez gıda harcamalarını geride bıraktı.

Uzun yıllardır düşük gelirli ailelerin bütçesinde en büyük payı alan gıda harcamaları, 2025 yılı itibarıyla yerini konut ve kira giderlerine bıraktı. Artan yaşam maliyetleri karşısında vatandaşların gelirlerinin önemli bölümünü barınmaya ayırmak zorunda kalması, ekonomik koşulların hane bütçelerine yansımasını bir kez daha ortaya koydu.

Dar Gelirli Vatandaşın Harcama Kalemleri Nasıl Değişti?
TÜİK verilerine göre, en düşük yüzde 20'lik gelir grubunda bulunan hanelerin tüketim harcamalarında son 23 yılda belirgin bir değişim yaşandı. 2002 yılında bu gelir grubunun toplam harcamaları içinde gıda ve alkolsüz içeceklere ayrılan pay yaklaşık yüzde 39 seviyesindeydi. Aradan geçen yıllarda bu oran kademeli olarak düşüş gösterdi ve 2025 yılı itibarıyla yüzde 29'a kadar geriledi.
Uzmanlar, gıda harcamalarındaki payın azalmasının vatandaşların daha az harcama yaptığı anlamına gelmediğini, aksine diğer temel giderlerin çok daha hızlı arttığını gösterdiğini belirtiyor. Özellikle kira ve konut giderlerindeki yükseliş, bütçe dağılımını önemli ölçüde değiştirdi.

Konut Ve Kira Harcamaları Rekor Seviyeye Ulaştı Mı?
Veriler, barınma maliyetlerindeki yükselişin son yıllarda hız kazandığını ortaya koydu. 2002 yılında en düşük gelir grubunun bütçesinde konut ve kira harcamalarının payı yaklaşık yüzde 28 düzeyindeyken, bu oran 2025 yılında yüzde 39 seviyesine çıktı.
Böylece konut ve kira harcamaları, ölçümlerin tutulduğu son 23 yıllık dönemin en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Söz konusu artış, dar gelirli ailelerin gelirlerinin neredeyse beşte ikisini yalnızca barınma ihtiyacı için ayırmak zorunda kaldığını gösterdi.

Barınma Giderleri İlk Kez Gıda Harcamalarının Önüne Nasıl Geçti?
TÜİK verileri, 2025 yılında yaşanan değişimin tarihi bir dönüm noktası olduğunu ortaya koydu. İlk kez konut ve kira harcamalarının bütçe içindeki payı gıda ve alkolsüz içecek harcamalarının üzerine çıktı.
Bu tablo, özellikle büyükşehirlerde hızla yükselen kira bedelleri, konut arzındaki yetersizlik ve yaşam maliyetlerindeki genel artışın hane ekonomileri üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Vatandaşlar bütçelerinin daha büyük bölümünü kira ve konut giderlerine ayırırken, diğer temel ihtiyaçlara ayrılan kaynakların daraldığı değerlendiriliyor.

Gelir Grupları Arasındaki Fark Daha Da mı Açılıyor?
Araştırma sonuçları, gelir grupları arasındaki harcama farklılıklarının da giderek belirginleştiğini ortaya koydu. Yüksek gelir grubundaki haneler bütçelerinde daha dengeli bir dağılım sağlayabilirken, düşük gelirli vatandaşlar için barınma giderleri çok daha büyük bir yük haline geldi.
Ekonomistler, özellikle kira fiyatlarında yaşanan artışın alt gelir grubunu daha fazla etkilediğini belirterek, gelir dağılımındaki farklılıkların günlük yaşam koşullarına doğrudan yansıdığına dikkat çekiyor.

Uzmanlar Ne Uyarısında Bulunuyor?
Uzmanlar, konut ve kira maliyetlerindeki yükseliş eğiliminin sürmesi halinde dar gelirli hanelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta daha fazla zorlanabileceğini ifade ediyor. Barınma giderlerinin bütçedeki payının artmasıyla birlikte eğitim, sağlık, ulaşım ve gıda gibi diğer zorunlu harcamalara ayrılan kaynakların azalabileceği belirtiliyor.
Ekonomik göstergeler, dar gelirli vatandaşların yaşam maliyetleri karşısında bütçelerini yeniden şekillendirmek zorunda kaldığını ortaya koyarken, konut ve kira fiyatlarındaki gelişmeler önümüzdeki dönemde de yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor.





