Gürkan, artan hayat pahalılığı ve derinleşen yoksulluğun en ağır yüklerinden birini çocukların taşıdığını ifade ederek, çocukların çalışma hayatında yer almasının toplum adına ciddi bir uyarı olduğunu söyledi.
“Yoksulluk Önce Evlerin İçinde Hissediliyor”
Çocuk işçiliğinin rakamlardan ibaret olmadığını belirten Gürkan, her çalışan çocuğun arkasında ekonomik sıkıntılarla mücadele eden bir aile bulunduğunu dile getirdi.
Gürkan, “Bir çocuk çalışıyorsa, aslında o evde çözülmeyi bekleyen ekonomik sorunlar vardır. Çünkü hiçbir anne, hiçbir baba çocuğunun oyun oynayacağı, eğitim alacağı yılları çalışarak geçirmesini istemez. Aileler çocuklarını değil, yoksulluğu sırtlamaya çalışıyor” dedi.
“Çocuklar Çocuk Gibi Yaşayabilmeli”
Çocukların sürekli ekonomik sorunların konuşulduğu bir ortamda büyümesinin de önemli bir sorun olduğunu söyleyen Sevkan Gürkan, “Çocukların gündeminde sınavlar, arkadaşları, oyunları ve hayalleri olmalıdır. Bugün birçok çocuk evdeki geçim sıkıntısını hissederek büyüyor. Çocukluğun en büyük düşmanı yalnızca çalışma hayatı değil, erken yaşta yüklenen kaygılardır” ifadelerini kullandı.
“Kadın Yoksullaşırsa Çocuk Daha Fazla Etkileniyor”
Kadınların ekonomik hayatta yaşadığı zorlukların çocuklara doğrudan yansıdığını belirten Gürkan, sosyal destek politikalarının önemine dikkat çekti.
Gürkan, “Evde gelir azaldığında ilk fedakârlık çoğu zaman anneler tarafından yapılıyor. Ancak yoksulluk derinleştikçe bunun etkisi çocukların eğitimine, beslenmesine ve sosyal yaşamına kadar uzanıyor” şeklinde konuştu.
“Çocukluğu Savunma Mücadelesidir”
Gürkan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “12 Haziran sadece çalışan çocukları değil, çocukluğunu eksik yaşamak zorunda kalan tüm çocukları hatırlama günüdür. Biz çocukların geçim yüküyle değil, umutla büyüdüğü; annelerin çocuklarının geleceği için kaygı değil güven duyduğu bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.”





