Evet bu ara Yozgat esnafı oldukça dertli.
Ekonomiye can suyu beklentisinde olanda var, esnafın sıkıntıda olduğunu yüksek sesle dile getirende.
Geçen hafta Lokantacılar Odası yetkililere seslenmiş ve esnafın sıkıntıda olduğunu beyan etmişti.
Akabinde Yozgat’ta iki market arasında yaşanan rekabete şahitlik ettik.
Biri Yozgat’ın yerli ve öz markası, diğeri farklı vilayetten Yozgat’a gelerek şube açan ve rekabet başlatan bir firma.
Bu halkaya son olarak Yozgatlı pazarcı esnafı eklendi.
Onlarda büyük marketlerin büyük rekabetleri altında ezildiklerini söylüyor.
Pazarcı esnafının küçük esnaf olduğunu dile getiriyor ve pazarcılıktan evlerine ekmek götürdüklerini beyan ediyor.
Ekonomi dediğimiz şey yukarıda saydığım zincirlemenin bir bütünü aslında.
Birinin yokluğu piyasa terazisinin bozulması anlamına geliyor.
Geçmişte yaşanan tekelleşmelerin, arz-talep dengesinin bozulmasının, tüketicinin sömürülmesinin nedeni bu piyasa terazisinin bozulmasından kaynaklanıyor.
Yani marketlerde olmalı, pazarcıda…
Büyük marketlerin rekabetinden pazarcılar o kadar bunalmış ki, Cumhuriyet Alanı’nda iki kamyon sebze ve meyveyi ücretsiz dağıtacağını beyan edende var, pazara getirdiği ürünleri satamazsa dökeceğini söyleyende.
Dilek ve temennimiz Yozgatlı vatandaşın alım gücünün artmasıdır.
Yozgat’ta asgari ücret dahi alamayan vatandaş bu indirimler ve rekabetler sayesinde çoluğuna çocuğuna bir kilo meyve veya sebze götürebiliyor.
Yazın karpuzu, kışın portakalı tadamadan ömür tüketen insanlarda var bu memlekette.
Esnafın bu darboğaza girmesinin altında tüketicinin cebinde para olmaması yatıyor.
Yozgat nüfusunun büyük kısmı orta direk ve daha alt tabakadan oluşuyor.
Onlarda maalesef alıp-satacak ve ekonomiye can verebilecek kaynağa sahip değil.
Şu sıra süren rekabet, kampanya ve indirimlerin hepsi bu tabakaya yarıyor.
Ne diyelim hayırlısı.
Selametle.