1986 yılından beri her yıl Ekim ayının ilk haftası “Camiler haftası olarak kutlanırken, 2003 yılandan itibaren de bu hafta” Camiler ve Din görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu haftanın milletiz ülkemizde ve tüm meslektaşlarımabu haftanınhayırlı olmasınıyüce Allah’tan dilerim.
    İbadet etmek, bütün insanlar için manevi bir ihtiyaçtır.Her dinin kendine göre ibadet yerleri mabetleri vardır. Müslümanların ibadet yerlerinin nasıl olacağını bu ihtiyacın nasıl karşılanacağı ile ilgili usul ve esaslar, yüce dinimiz İslam’daaçıklamıştır.
    İbadetlerin bazıları tek bazıları da cemaat halinde ifa edilmektedir. İslam dini , cemaate devam edilmesini teşvik etmişhatta bazı namazların cemaatle kılınmasını şart koşmuştur. Cuma ve bayram namazları gibi. Ayrıca beş vakit namazında cemaatle kılınmasının yalnız başına kılınan Namazdan 27 kat daha fazla sevap olduğu hadis-i şeriflerde belirtilmiştir. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Namazlarını cemaatle kılmaya büyük önem vermiştir. İmamlık yapamayacakkadar hasta olduğunda bile Hz. Ebubekir’e imam olmasını söylemişkendiside Namazını cemaatle  kılmıştır.
    Hz. Peygamber (S.A.V.) cemaatle namaz kılmak için atılan her adımın bazı günahlara keffaret olacağını açıklamış ve “Kim cemaatle Namaz Kılmak gayesiyle mescide devam ederse, her gelişi için Allahona cennette özel bir köşk hazırlar”.
    Tarihte ve günümüzde bütün müslümanlar, her bulundukları yerlere camilerinşaa etmişler ve etmeye devam etmektedirler. Namazlarınıda bu kutsal yerlerde kılmaya özen özen göstermişlerönem vermişlerdir.Çünkü Camilerin süsü ruhu cemaattir.
    Camiler, Allah katında en sevimli ve kutsalmekandır. Bu mekanlar, kutsallığını ve önemini Allah’ın evi olmasından ve kıblemiz olan kabenin şubesi olmasından kaynaklanmaktadır. Camilerbulundukları mahallin sosyal hizmetlerindedevamlı ışıldayan ve çevresini aydınlatan bir projektörgibidirler. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. “Allah’ın mescidlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, Namazı doğru kılan, zekat veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler iman eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.” Başka bir ayet’tede “Mescidler(Camiler7 şüphesiz Allah’ın dır. O halde Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin) buyurmaktadır. Bir kimse evinde abdest alarak Allah’ın farz kıldığı namzlardan birini eda etmek için bir mescide giderse, onun attığı adımlardan biri günahlarının silinmesine, diğeride dereceinin yükselmesine vesile olur.”
    Camii , toplayan, bir araya getiren demektir.  Camiler, dua ve ibadetlerimizinyüce yaradana topluca arz edildiği yerlerdir, gönüllerin yıkandığı, elem ve sevinçlerin paylaşıldığı kutsal mekanlardır. Camiler bilmediklerimizi öğrendiğimiz, ilim ve irfanımızı yükselttiğimiz bilgi ve irfan yuvalarımız, şifa ve huzurevlerimiz, gerçek mutluluğu bulabildiğimizmanevi sığınaklarımızdır.
    Camiler yine aynı safta omuz omuza, diz dize namaz kıldığımız mabetlerimizdir. Cemaatolmak ise, maddi ve manevi bakımdan, o mübarek mekanları imarve ihya etmek demektir. Camiler aynı zamanda biz müminlerin bilmediklerimizi öğrendiğimiz bildikmlerimizi ise yeniden kavradığımız birer eğitim yuvalarıdır. Orada yapılan telkin ve nasihatlar sayesinde Kur’ansevgisini anababaya saygıyı büyüklere hürmeti, küçüklere sevgiyi, her türlü kötülükten uzak durmayı, iyilik yapmayı,vatan, millet,bayrak sevgisini,örf ve adetleri helalleri ve harmlarıöğrendiğimiz kutsal yerlerdir.
    Camiler bulunduğu yerlerin tapu senitleridir. İnsanlık tarihinin ilk mescidHz. Peygamberin Mekke’den Medineye gelince de ilk yaptığı iş hemen bir mescid yapmak olmuş ve Mescidi Nebeviyi bizzat kendiside çalışarak arkadaşlarıyla nşaa etmek olmuştur.
    Bununla ilgili olan bir hadis-i şeriflerinde “Bir kimse, Yüce Allah’ın rızasını gözeterek bir mescid inşaa ederse Allah’da ona cennette bir köşk hazırlar” buyuruyor.
    Bu kutsal camilerimiz kadar, bu camilerde görev yapaninsanlarda önelidir. Çünkü toplumumuzda temel insani ve ahlaki değerlerin, yaşamasına, toplumumuzun manen yükselmesine önemli katkılarsağlayan, camilerimizin inşa ve imarında enbüyük rolü alan birçok fedakarlıkta bulunan, samimi davranışve güleryüzleriyle gönüllerini insanlara açan, hikmet dolu sözleri, dinlendiricihoş sohbetleriyle büyük küçük herkesin gönlünü kazanan ve görevyerlerinde büyük azim ve gayretle dini hizmetlerini en güzel bir şekilde sunmaya çalışandin görevlilerimiz imamlarımızve Müezzinlerimiz Hz. Peygamberin varisleri olmuşlardır. Bu görevlilerimiz mihraı, minberive kürsüyü peygamberimizden emanet almışlardır.
    Bu görevlilerimizİnsanoğlunun her anında yanındadır. Annesinden yeni doğduğundabir kulağına ezan bir kulağına kamet getirir. Çocuğun sünnetinde, gençliğinde düğününde, nişanında, bir işyeri açarkenyanında hastalığında,ölümünde imamlar ve müezzinler hep yanlarındadır.
    Hz. Peygamber (S.A.V.) “İmam namazda cemaatin kefili, müezzinde mutemetidir. Allah’ım imamlarıhakta sebat ettir, müezzinleri bağışla.
    İmam önder rehber lider manalarına gelir. Bir topluluğun, kendisine yönelip iktida ettiklerietrafına toplanıp kendisine uydukları kimse demektir. Bu manada imam önder rehber, lider halife ve ordu kumandanı gibi manalara gelmektedir. Bu manalardailk akla gelenler hak yolun öncüsü rehberidir. Şüphesiz bu öncülerin başında peygamberler gelmektedir. Bu manaya şu ayetler şahitlik etmektedir.