Çalışmayı hor görmeyin, şöyle yapın:
Dünya ile ilgilenin.
Çevrenizde neler olup bittiğine bakın.
Dünyamızda, Çevremizde olanların neden, nasıl ortaya çıktığına; oluştuğuna dair kafa yorun, merak edin.
Olabildiğince merak edin.
Merak ettiklerinizi okuyun, araştırın.
Böylece başarılı olma yolunda ilerleme şansınız olur.
Çalışmayı bırakmayın, ihmal etmeyin.
Çok zeki olabilirsiniz ama çalışmadan, kendinizi geliştirmeden ilerleyemezsiniz.
Diyor bilim insanları…
TAKMA TERLİK
Yazla birlikte her yaştan insan tarafından giyilen “parmak arası terlikler” in adı, bir zamanlar “tokyo terlikleri” idi. Bizim oralarda, bunlara, ayağa kolayca giyip çıkarılabilme özelliğinden ötürü dolayı “takma terlik” denilirdi. Bizim zamanımızdaki “takma terlikler” bugünkü “parmak arası” terliklere oranla çok daha hafif olmakla birlikte, eski terliklerin renkleri de sadece beyaz ve kremden ibaretti. Takma terliklerin eskimiş olduğunu, terliğin topuk kısmının incelmesiyle anlardık.
Bu ismi bulan insanımızın da pratik zekasını takdire şayan- tabi o zamanın şartlarıyla değerlendirdiğimizde - günümüzde binlerce çeşit ürüne  sadece isim bulmak için çalışan ajansların olduğu gerçeği de ortada, malum.
O zamanlar giyildi mi takma terlikler, özellikle şıpıdık şıpıdık ses çıkarılarak gezilip tozulurdu, çok modaydı eskiden.
Başa nasıl toka takılırsa, ayağa da terlikler giyilirdi bir diğer deyişle “takılırdı”, ismi de böyle bulunmuş olsa gerek…
Bir manav; sattığı karpuzları taşımamız için verdiği, oldukça sağlam ve geri dönüşümlü poşetlerinin üzerine “Çürük satmam, can yakmam ” yazısı yazdırıp, yazının  altına da iştah açıcı kocaman karpuz resmi koydurmuş, o  resmin altına da “bizi tercih ettiğiniz için teşekkürler, afiyet olsun” yazısını eklemiş. Manavımızı duyarlı davranışından (geri dönüşümlü poşet kullanmaları) ve ürünlerine olan güveninden ötürü tebrik ediyorum.
“Dallas “ adıyla satılan ince uzun siyah çekirdekleri çıt çıt yemenin zevki de bir başka oluyor.
“Öngünü öngürden alıve de öngürüye goyuve gari”
 Anlamı; orada bulunan taşınabilir nesnenin bulunduğu yerden biran önce alınarak, gösterilen  bir başka yere çarçabuk bırakılma işinin  ricasıdır.
Tavşanlar başını ve gözlerini çevirmeden arkalarını görebildikleri için yanına yaklaşılamazmış.