Mehmet Akif Ezanın önem ve değerini bildiği için “Bu ezanlarki şehadetleri dinin temeli, Ebediyyen benim yurdumun üstünde inlemeli!..” diyerek ezana olan saygısını ve özlemini ifade etmiştir.
Dün Çapanoğlu Büyük Camiinde ilginç bir yarışma olduğunu öğrenmiştim. Diyanet İşleri ve Müftülükler zaman zaman Kur'an-ı Kerimi okuma yarışmaları düzenleyerek adeta Kur'an ziyafeti çekiyorlardı. Öğrendik ki bu defada “Ezan okuma yarışması” düzenlenmiş en güzel ezan okuyan imam ve hatip tespit edilecekmiş.
Öğle namazı sonsarı Yozgat Büyük camii (Çapanoğlu Camiin) nde yapılan bu yarışmayı izlemek üzere Büyük Camiinde gittim.
Ezan okuma yarışmasına iç anadoludan yedi il temsilcisi (birincileri) katılıyordu.
Diyanet İşleri bunları bölge bölge yarıştırıp sonra da Ankara'Türkyiye Birincisi seçilecekmiş. Makamına uygun, kulağa hoş gelen milli ve manevi duyguları haykıran ezanı kim daha güzel okuyacak? Dediniz mitabiki böyle bir yarışma aklınıza geliyor.
Namaza çağrı niteliği taşıyan ve dinin temelini oluşturan bu çağrı Peygamber Efendimizin döneminde başlamış, kaynağını Cebrail (As)dan almış, Yüce Mevlanın evine tebliğ aracı olarak değerlendirilmiştir.
Yozgat'taki bu yarışmaya kimler katıldı: Aksaray'dan Hasan Baran, Niğde'den Yusuf Yüksel, Konya'dan Osman Özcan, Sivas'tan Ender Acar, Yozgat'tan Yasin Cenan, Kırşehir'den Nurullah Soylu, Nevşehir'den Lokman Yakut, Kayseri'den Adem Peker…
İmam arkadaşlarımızın o güzel sesinden Ezan-ı Muhammedi defalarca dinleyip büyük bir haz aldık. Büyük Camii de kalabalık bir halk grubu huşu içinde ezanı dinleyerek yarışmacılara bakışları ve tebessümleri ile destek verdiler. Yozgat Müftüsü Nuh Korkmaz'ın ezanla ilgili açıklamaları gözlerimizi yaşarttı.
Cemaatin duygulanmasına vesile oldu.
Ezanı çok güzel okuyanlar gelmişlerdi. İmamlar jürinin karşısında ter döküp manevi bir heyecan yaşattılar. Yarışma jürisi şu isimlerden oluşmuştu: Erciyes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Yavuz Fuat, Erciyes Ünivresitesi Öğretim Görevlisi Ydr. Doç. Dr. Abdullah Benli, İl Müftüsü Nuh Korkmaz, Kayseri Eğitim Merkezi Öğretmen Yüksel Demirkoparan, İHL Meslek Dersleri Öğretmeni Ayhan Sazcı.
Çapanoğlu camiinde cemaat huşu içinde bu güzel yarışmayı takip ediyordu. Ezan-ı muhammedi aynı anda camii de yedi defa yankılandı. Ezanı dinlerken Milli Şair Mehmet Akif'in o mısralarını hatırladım:
“Bu ezanlarki şehadetleri dinin temeli Ebediyen benim yurdumun üstünde inlemeli…”
Mısralarını… Bir manada ezan müslümanlar için bağımsızlık semboli sayılıyordu. O memlekette ezan okunuyorsa, bağımsızsınız ezan susmuşsa esir ve kölesiniz demektir.
Cami de ezanı dinlerken aklıma yurt dışında yaşadığım bir anım geldi. Almanya'ya gezmeye gitmiştik. Öğle namazına yakın saatte bacanak dedim “Namaz kılacağız ama ezan okunmadı” bacanak “Ne aezanı burası Türkiye mi zannettin” ne yalan söyleyim orada için için ağladım.
Bir başka gün gel seni camiye götüreyim dedi. Uzak bir yerde camiye gittik. Seviniyordum ezan sesi duyacağım diye… Ne de olsa camii, burada her halde ezen okunur diyordum.
Maalesef orda da ezan okunmadı. Camiye vardık. İçeri oturduk. Hoperloyu alamdan içerde bir arkadaş ezan okudu. Ezanın sesi cami avulusuna bile uluşmıyordu. Çıkınca yine sordum, ezanı sessiz sedasız içerde niye okudular diye… Almanlar izin vermiyorlarmış. İzin verilen yerlerin olduğunu söylediler ama ben o sesi yurt dışında duyamadım. Tabi ki namaz kılamadım hıçkıra hıçkıra ağlamaktan…
Evet biz o sese aşığız, biz o yankıya sevdalıyız, dini mübin adına biz o ses uğruna canımızı seve seve vermekten çekinmeyiz… Ezanı muhammediye yi Çapanoğlu Camiinde yankılantan, yarışmaya katılan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Allah bu sesi vatanımızın semalarından hiç eksik etmesin…