Siyasetçinin nefsi bana göre normal insanınkine göre iki kez sınavdadır.
    Siyasetçi nefsinin imtihanı o kadar büyüktür ki, sıkı bir dayanma gücü ister.
    Kademeniz, makamınız merdivenler üstü ise o siyasetçinin vay haline.
    Kolay değil etrafında pervane olan, övgüden övgüye koşan insanlara,
    Şatavatlı sofralara, cezp edici tekliflere, şaşalı karşılamalara,
    İltifatın en afilisine dayanabilmek…
    Kolay değil nefsin dayanma gücünü sabitleyebilmek, frenlemek.
    Ne oldum demeden ne olduğunu fark edebilen siyasetçinin mükafatı ya görevi bıraktıktan sonradır ya da öldükten sonra.
    Ama o mükafat halkın kalbinde ölmez izler bırakacak, hayırla yad edilecek bir zat olarak anılmanın kapılarını aralayacaktır.
* * *
    Buraya kadar anlatmak istediklerim fazla anlaşılır gelmeyebilir.
    Sözü fazla uzatmayım.
    Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz hafta Başbakan Yardımcısı sıfatı ile Bekir Bozdağ Yozgat’a ikinci ziyaretini yaptı.
    Hakkari Çukurca’dan gelen şehit haberleri Bozdağ’ın Yozgat ziyaretini değerlendirmeye fırsat tanımadı.
    Geçte olsa ziyarete dair bir şeyler konuşmak, irdelemek, mercek tutmak gerektiğini düşünüyorum.
    Bozdağ’ın Yozgat ziyaretinde bana göre çarpıcı iki bölüm vardı.
    Birincisi Bozdağ’ın Valilik ziyaretinde vali makamına oturmak yerine misafir koltuğuna oturması ve protokol karşılamalarını istemediğini söylemesi.
    İkincisi Belediyenin Makine Parkı açılışında Yozgat Çamlığı, Yozgat yolları ve Yozgat’a kurulması planlanan Çağrı Merkezi.
    İkinci bölümü zaten haber sayfamızda bulacaksınız tüm detayları ile.
    Biz birinci bölümden yani Bozdağ’ın valilik makamına oturmaması, protokol karşılaması istememesine bakalım.
    Yozgat Valisi Necati Şentürk’ün valilik makamı teklifine Bozdağ’ın; “Biz her zamanki yerimize oturalım” şeklinde bir yanıt vermesi aslına bakarsanız oldukça manidar!
    Ziyaretin sonlarına doğru Bozdağ, polis mangalı, protokollü karşılamanın bir daha yapılmamasını istedi.
    İşte Bozdağ’ın bununla ilgili kısa açıklaması:
    - Biz Yozgat’ta evimizdeyiz, kendi evine gelen insanlar nasılsa biz öyleyiz. O yüzden biz bu gün resmiyete büründü. Ben Sayın Valime arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bundan sonra Yozgat’a çok gelip gideceğiz bu resmi prosedürü bundan sonraki süreçte uygulamazsak. Çünkü çok yoğun gelip gideceğiz, Yozgat’ın her işinde her konusunda Yozgat’ın yanı başında olacağız. Bu gün bunu yaptık ama bundan sonraki süreçte her geldiğimizde aynı şey olduğu zaman çok geleceğimiz için o yüzden bütün arkadaşlarımdan idare erkandan da bu noktada bundan sonraki süreçte daha farklı bir usulü inşallah uygularız.”
* * *
    Bozdağ, Başbakan Yardımcısı olduğunda -başta kendi partilileri olmak üzere- bazı çevrelerce grup başkanvekili iken daha çok ülke meselelerine ağırlık vermek zorunda kaldığı, bu kez de başbakan yardımcılığı göreviyle Yozgat’tan daha da uzaklaşacağı şeklinde eleştiriler geliyordu.
    Bozdağ’ın Yozgat ziyareti sırasında dahi kulağıma gelen bu eleştirilerin kendine göre haklılık payı da var elbette.
    Siyasette ve hükümette her zaman aktif görevde olan Bozdağ haliyle Yozgat gündeminde zaman zaman da olsa uzak kaldı.
    Aklı burada olsa da her zaman Yozgat’ta olamadı.
    Buna rağmen özellikle referandum süreci ve seçim öncesini çok iyi değerlendirdi Bozdağ.
    Fakat bu kadarı Yozgatlıların Bozdağ’a olan beklentilerini karşılamaya yetmedi.
    Neydi o beklenti.
    Bulunduğu makamla övündükleri siyasetçiyi televizyonda görmek kadar Yozgat’ta da görmek istiyor insanlar haliyle.
    Grup başkanvekili iken Yozgat’a fazla vakit ayıramayan Bozdağ’ı başbakan yardımcısı iken hiç göremeyeceğini düşünen Yozgatlılar (Ak Partililer de dahil) Pazar günkü 3. ziyareti ile yanıldılar.
    Bozdağ Valilik ziyaretinde protokol karşılaması istemediğini,
    Yozgat’a sık geleceği içi her seferinde bu tür karşılamanın olmamasını söyleyerek aslında bunun mesajını ta başta verdi.
    Kim bilir belki de insanların bu yöndeki serzenişi Bozdağ’a kadar ulaştı.
    Şu bir gerçek ki siyasette Bozdağ gibi tuttuğunu koparan siyasetçilere yerelden daha çok Ankara’da iş düşüyor.
    Bu durumda Yozgatlının da Bozdağ’ın da mazeret hakkı doğruyor.
    Fakat Bozdağ’ın Valilik ziyaretinde açıklamaları, Pazar günkü Yozgat ziyareti endişelerin beyhude olduğunu gösteriyor.
    Makine Parkı açılışında yaptığı konuşmada; “Yozgat’la ilgili daha yapacaklarımız var, onları beraber takip edeceğiz.
    Yozgatlıların bize olan güveni, bize olan duası, bize olan desteğinin biz farkındayız ve bunun karşılığında teşekkürü hizmet ederek ancak yapabileceğimizin de bilincindeyiz. O bilinçle yolumuza devam edeceğiz” diyen Bozdağ ikinci en önemli mesajını da vermiş oldu.
    Tabi alana/anlayana…
    Madem endişeler boşa, Bozdağ Yozgat’tan kopmayacak, gündemin tam ortasında olacak.
    O halde iş bize Yozgatlılara düşüyor.
    Bozdağ da bu fırsatın farkında, o halde el ele verip fırsatları değerlendirme vakti.
    O, vali makamına oturmayacak, protokol karşılaması istemeyecek kadar tevazu gösterebildiyse Yozgat’ın kazanması adına bir şeyler yapmak da bize düşer.
 
Bozdağ’ın yüklendiği misyon!
    Yozgat gibi Anadolu kentlerin efsane, isim yapmış siyasetçileri vardır.
    Yozgat’ın da bu anlamda Lütfullah Kayalar gibi bir efsanesi var.
    Kabul etseniz de etmeseniz de Lütfullah Kayalar Yozgat’la özdeşleşmiş bir misyon sahibi, marka haline gelmiş siyasetçi.
    Haliyle insanlar böyle bir misyon yüklüyor siyasetçiye.
    Beklentilerin çerçevesi genişledikçe yeni siyasetçilerin karşısına bir Lütfullah Kayalar misyonu mutlaka çıkıveriyor.
    Bekir Bozdağ ve Lütfullah Kayalar ismini kıyaslamak değil niyetim.
    Nihayetinde ikisi de Akdağmadenli, Yozgat’ın yetiştirdiği siyasetçiler. Ama şu bir gerçek ki Bozdağ’ın üstlendiği misyon aynı ilçenin siyasetçisi olan Kayalar karşısında her zaman değer kazanacaktır.
    Bu gün Bozdağ’ın kendine has üslubu, tarzı, duruşu, olaylara bakış açısı ve siyasetteki etkinliği Yozgat’a yeni bir efsane, misyon kazandıracağa benziyor.