Ak Parti değil de MHP, MHP değil de CHP de olsa iktidardaki…
    İsim Bekir Bozdağ değil de Sadir Durmaz, Sadir Durmaz değil de Ali Ayık da olsa,
    Yozgatlı’nın üst üste üç kez iktidara gelen bir partiden bakan isteme/bekleme gibi bir hakkı var.
    Gönül ister ki sadece Bozdağ değil, Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer de bakan, grup başkanvekili gibi makamlarda yer alsınlar, Yozgat’ı temsil etsinler.
    Onun dışında milletvekili sıfatı ile Yozgat’ın mecliste ne kadar zorlandığını, hizmet getirme noktasında artık vekillik makamının geçersiz sayıldığını bir ben değil cümle alem biliyor.
    Şu bir gerçek ki Yozgat Ak Parti’ye ziyadesiyle destek sağladı.
    Bunu kimse inkar yoluna gidemez.
    Nitekim Sayın Başbakan da her fırsatta bunu dile getiriyor.
    Fakat Yozgatlılar artık söz değil icraat görmek istiyor.
    Başbakanın söylemine amenna ama biraz da elle tutulur bir şeyler görmek gerek.
    Tamam Sayın Cemil Çiçek geçen dönem başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı yaptı.
    Bir Yozgatlı olarak Sayın Çiçek’in Ankara’da varlığı dahi bizim için bir gurur ve güven meselesi.
    Ama Çiçek tek başına Yozgat’a değil Türk siyasetine malolmuş bir isim.
    O halde geriye kim kalıyor, Sayın Bekir Bozdağ.
    Bozdağ Ak Parti için, sadece yerel siyasette değil siyasetin merkezinde de önemli işler yapmış bir siyasetçi.
    Son dönemde yaptığı çıkışlar, söylemleri, icraatları ile Ak Parti’yi omuzlayan kadronun önde gelen isimlerinden oldu Sayın Bozdağ.
    Bozdağ’ın Ak Parti içinde yüklendiği misyon, taşıdığı yükün ağırlığı ve bunu başarıyla yerine getirmesi haliyle Yozgatlının beklentilerini de iki katına çıkardı.
    Bir önceki dönem Bozdağ’a “Grup Başkanvekili” unvanı verildi.
    Yozgatlıların Bozdağ adına beklentilerine karşılayacak bir unvan olmasa da sevindik!
    Ama sevinmek tek başına yetmiyor, memnun olmak da gerekiyor.
    Ak Parti’ye en büyük desteği veren ilk on il arasında olmuş,
    Yine aynı şekilde başarılı çalışmaları ile Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlığı yapmış, yarenlik etmiş Sayın Bozdağ ‘Bakanlık’ görevini fazlasıyla hak ediyor.
    En azından Yozgatlılar bu beklenti içinde.
    Ben eminim ki Bozdağ, hiç bakan olmasa da o beklenti içine girmeden karşılıksız çalışacak bir siyasetçi.
    Gerek siyasi kabiliyeti, gerekse işin kalbindeki, merkezindeki bir siyasetçi olarak yapamayacağı iş yok.
    Ama bu iş sadece Bozdağ’ın isteyip istememesiyle sınırlı değil.
    Yozgatlı istiyor, Yozgatlı bekliyor, Yozgatlı gözlüyor.
    Aldığımız bilgilere göre Başbakan’ın yeni kabinesinde Bekir Bozdağ ve Cemil Çiçek isimleri geçiyor.
    En azından kulislerde konuşulan isimler arasında bu iki Yozgatlı da var.
    Bozdağ ve Çiçek’in kabinede etkin bir vasıfla yer alması Yozgat için fevkalade bir durum olur.
    Bana kalırsa Ak Partili olsun ya da olmasın tüm Yozgat’ın bu isteği daha fazla dillendirmesi, başbakana duyurma adına ısrarcı olması gerekiyor.
    Yozgat’ın hizmet alması noktasında böyle bir zorunluluk olduğu gerçeğini unutmayalım.
    Israrımız yüzsüzlüğümüzden yada himmet beklediğimizden değil ‘Hak’ ettiğimizden olmalı.
    Yozgatlı iktidarda temsil edilmeli, en azından bunu birileri çok görmemeli.
    Temsil edilmeli ki beklentileri yanıt bulsun, verilen emeğin karşılığı tecelli etsin.
    Bekir Bozdağ’ı Adalet Bakanlığı makamında görmek Yozgat adına gayet olumlu bir gelişme olurdu.
    Bir Yozgatlı olarak bu gün bir kere daha dile getirmek, hemşerilerimi bu konuda talepkar olmaya davet etmek istiyorum.
    Yozgat’ın verdiğine karşılık bir bakanlık çok görülürse bu vermeyenin ayıbı olur.
    Bekir Bozdağ bakan olmalı, yakışanı da bu olmalı….
SİYASET RÜZGARI
Hala aynı terane!
Sanırım bel altı siyaset denilen şey bu.
    Seçim bitti, sonuçları açıklandı ama hala bir yerlerde birileri bel altı siyasetin derdinde.
    MHP’de Mehmet Ekici’nin istifasının ardından bir ara ‘İstifa geçerli mi geçersiz mi’nin tartışması oldu.
    Hatta bu siyasi malzeme oldu, yaygarası koparıldı.
    Bu yanlış söylem yanlış olduğu bilindiği halde dillendirildikçe dillendirildi …
    2. sırada bulunan Sadir Durmaz’ın 1. sıraya kaydırıldığı gerçeği seçmene farklı bir şekilde yansıtıldı.
    Siyasi partisi ne olursa olsun, siz o partiye kişisel veya parti olarak ne kadar gıcık olursanız olun,
    Veya bir gazeteci olarak ne kadar da ekmeğinize yağ sürmüyorsa sürmesin yalan ve iftira politikası üretmek Yozgat’ın insanına yakışmıyor/yakışmamalı da…
    Eğer Ekici’nin istifası geçerli olmadığı halde MHP milleti kandırma politikası uygulayıp, meydanlarda yalan söyleyecek kadar basitleşseydi eminim bunu birkaç kalem değil, ben de dahil Yozgat’taki tüm gazeteciler yazmakta tereddüt duymazdı/duymamalıydı.
    Ama gelin görün ki seçim bitmiş, artık Sadir Durmaz’ın milletvekilliği kesinleşmiş ama nedense hala aynı terane…
    Bu kadar basit, bu kadar ucuz, bu kadar belaltı olmamalı ne siyaset ne de insanlığımız.
    Hele hele yazan kalemin ucu vicdan muhasebesinden yoksun iftira ve yalan yaftasına bulaşmadan yazmalı.
    Kalemşör olmadan yazmalı!