Hangisi Yozgatlılık diye soracak olursanız ben ikisini de kabul etmem.
    Ne kavurgayla ne de dilim dilim arabaşı yutmakla Yozgatlılık olmuyor hemşerim.
    Hele hele kafa kağıdında ‘Yozgat’ yazması çoğu zaman bir şey ifade etmiyor.
    Yozgat burada Yozgatlı nerede demeden önce bunlara bakmak yerine icraata bakmak, şeklen değil fikren ortaya konulanlara, üretilenlere yorum yapmak gerekiyor.
    Şimdi ben böyle söyledim diye insanların Yozgatlılığını mı sorguluyorum.
    Valla Yozgatlılık öyle sorgulanabilecek kadar basit bir olay değil.
    Keza Hakkarililik de, İstanbulluluk da, Trabzonluluk da…
    Malumunuz olduğu üzere 14-17 Mayıs günleri arasında Ankara’da ilk olacak bir organizasyon yapılacak.
    Konusu ve konukları Yozgat olan ilk olacak ciddi ve de büyük bir organizasyon.
    Yozgat Tanıtım Günleri adıyla yapılacak bu organizasyonla ilgili faaliyet programı neredeyse hazır gibi.
    Yozgat Valisi Necati Şentürk’ün önderlik ettiği bu önemli çalışmayla ilgili dün kamuoyuna, yani bize de açık bir toplantı yapıldı.
    Aslına bakarsanız Sayın Şentürk, göreve başladığı ilk aylarda böyle bir düşünceye sahip olduğunu söylemişti. 
    O gün böyle bir düşüncenin hakikate dönüşeceğine pek ihtimal vermemiştim.
    Bir hayal di nihayetinde benim için.
    Henüz Yozgat’ı tanıtamayan bir ilin valisi de olsa böyle bir şeyi konuşması hayal olur diye düşünüyordum.
    Ama biz dün; programı hazır, yeri, mekanı, saati, içeriği ile belli, konuları ve konukları hazır bir hayalden öte hakikate dönüşmesi için geri sayımı yapılan müthiş bir buluşma hakkında fikir telakkisi yaptık.
    Bir hayale değil hakikate dokunmaya, bunu yaparken de mümkün mertebe Yozgatlı olmaya çalıştık.
    Hakikaten Yozgatlı’nın birlik ve bütünlüğü adına bu güne kadar yapılacak en büyük organizasyon olacak.
    Türkiye’nin başkentinde, Yozgatlı’nın nüfus olarak da yoğun olarak bulunduğu bir kentte geniş bir organizenin altına imza atmak, açık konuşayım her babayiğidin harcı değil.
    Bu güne kadar varlığının, yani gücünün farkında olmamış uyuyan bir dev Yozgat.
    Yozgat burada Yozgatlı nerede kavramını da yine Yozgatlılar’ın ortaya çıkardığı bir serzeniş şeklidir. 
    Belirli bir zaman gücünün farkında dahi olmayan Yozgatlı, bu gün sahip olduğu gücü biliyor ama kullanamamanın sancısını çekiyor.
    İşte tam bu noktada “Yozgat Tanıtım Günleri” ortaya çıkıyor.
    Yozgatlı Dernekler Federasyonu, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yozgatlı milletvekilleri, İl Özel İdaresi, Valilik bu işe destek oluyor…
    Siyaset, dil, din, ırk mevzu dahi değil.
    Ortak payda Yozgatlılık!
    İşte bu noktada bir Yozgatlı gibi organizasyona önderlik eden Vali Necati Şentürk’ün ortaya koyduğu gayret biz Yozgatlılara cesaret veriyor.
    Dünkü toplantıda da önemli mesajlar verdi Sayın Şentürk.
    İlki yapılan Yozgat Tanıtım Günleri’nin devamı gelir mi dedik, aldığımız yanıt netti:
    “Siz sahip çıkın, destek verin her yıl yapalım…”
    Gücünüzün farkındaysanız ve kullanabilecekseniz neden olmasın demeye getirdi kentin valisi.
    Öyle ya, ülkenin kritik noktalarında görev yapan bürokratın Yozgatlı, işadamın, siyasetçin Yozgatlı…
    Ankara Yozgatlı, İstanbul Yozgatlı, Türkiye Yozgatlı dünya Yozgatlı!..
    Her yerde bu kadar yoğun ve aktifken sahip çıkmak, en iyisini yapmak gerekmez mi?
    Sevgili Yozgatlılar,
    Ankara’daki bu organizasyon nihayet farkına vardığımız gücümüzü kullanma adına önemli bir kıvılcım, atılım hamlesi olacak/olmalı!
    Biz orada bir birimizi daha iyi tanıyacağız/tanıtacağız!
    Bu güne kadar bir türlü kırmayı başaramadığımız kabuğun kapılarını açma imkanımız doğuracak bu faaliyet.
    O açtığımız kapıdan girenlerle güç bulup, güç birliği ile o kabuğu kırıp atma imkanımız işte o zaman oluşacak.
    Ben bu noktada Yozgat Tanıtım Günleri’nin ilkinde muhteşem bir organizasyonla gerçekleşmesinden yanayım.
    Yozgat Valisi’nin gayretinin her Yozgatlı’da olması gerekli.
    Öyle oturduğu yerden ahkam kesme bitmeli, bitirmek zorundayız. 
    Yapacak bir şeyimiz mi yok, yahu etkinliğe bir fikirlik katkımız da mı olamaz.
    Mesela bu akşam yastığı başını koyduğunda ‘O festivalde ne olsa mutlu olurum’ diye düşünemez miyiz?
    Bizim mutlu olduğumuzla tüm Yozgat mutlu olacak nihayetinde.
    Basit ama sonuçları Yozgatlılığın kaderini değiştirecek bir şey bu.
    Yoksa bir avuç kavurga, iki dilimlik arabaşının hayalini kurar dururuz.
    Arabanın teybinde Sürmeli Türkülerinin dinlemekle pek de Yozgatlılık olmuyor.
    Olursa da Yozgat oluyor ama Yozgatlı olmuyor.
    El verin şu işi bigayret yapalım. Yozgatlıya yakışanı çıksın ortaya…