Özellikle de Yozgat gibi bir yerde.
Borcu, derdi, emmisi, dayısı, çamuru, iki derenin arasında bir kenti olan insanlara hizmet etme çok zor.
Yıllardır süre gelen sorunları elinize alıp da bir anda çözme yeteneğine sahip değilseniz vay halinize.
Yozgat işte böyle bir yer. İki dere arası, sorunları yumak yumak olmuş bir şehir.
Görünürde Yozgat'ta hizmet etmek kolay.
60 küsür bin nüfuslu avuç içi kadar oturumu olmayan bir kentin alt yapısı, üst yapısı ne olur ki?
Ankara'nın bir mahallesi kadar dahi büyüklüğünüz yok diyor insan bakınca.
Her yeri altın kaplama yapsanız ne masrafımız olur ki?
Görünürde yapılabilecek yorum böyle ama her şey göründüğü gibi olmuyor.
En azından bizim gördüğümüz gibi değil.
Belediyecilik her şeyden önce büyük bir sabır ister.
Belediyeci iseniz öncelikle halk adamı olmalısınız.
Önce siz basmalısınız çamura, önce sizin aracınızın tekeri düşmeli bir yıl önce açılan çukura.
Sizin sularınız kesilmeli,
Sizin mideniz bulanmalı çöplerden,
Siz rahatsızlık duymalısınız parkı olmadığı için sokakta oynamak zorunda kalan çocuklardan.
Siz belediyede iş yapmalısınız,
Vesselam önce Yozgatlı olmalısınız, yani sıradan vatandaş!
Nasıl olur ki demeyin bal gibi de olur.
Mesela biz bir ara Belediye Başkanı Yusuf Başer'le mahalle mahalle sırf insanlara örnek olsun diye çöp toplamıştık.
Halkın içinde olmak zor değil aslında.
Oradan gelip de orayı tanımamak biraz unutmak, biraz ayakları yerden kesilmek anlamına gelir.
Yozgat'ta belediye başkanı olmak hem zor hem kolay.
Zorlukları ve kolaylıkları bakış açısına göre değişiyor.
Mesela son dönemde insanların en fazla şikayet ettiği husus, şehir merkezindeki çukurlar.
“Arkadaş geçtik atı, arabayı, insan da mı yürüyemez” diyor kiminle sohbet etsem!
Öyle tabi, şehir merkezi asfalt olmalı, değil çukur yolunun engebesini dahi kabul etmiyor insan madem şehirde yaşıyorsa.
Bozuk yolların derdi asfalt olmasına asfalt ama sezon bitti bir kere.
Belediyeyi yakından takip eden biri olarak alt yapısı tamamlanan kenar mahallelerde asfalt çalışması yapıldığını biliyorum.
Hizmeti kenar mahalleden merkeze doğru götürmek yanlış değil ama merkezdeki bozulan yerler insanları canından bezdirmiş durumda.
İnsanlar su çukurlarına düşmek, çamurlar içinde kalmak istemiyor haklı olarak.
Yozgat'ta belediyecilik zor iş dedik de, insanları memnun etmenin zorluğundan bahsetmedik.
Tamam, her şey güllük gülistanlık değil memlekette.
Eksikler çok, yapılanlar yetersiz, en azından hizmete aç memlekete yetmiyor.
Bu gün Yozgat'a kazandırılan Kent Park, asfalt tesisi, Büyük Camii etrafında yapılan proje, yine Nohutlu Tepe'ye planlanan proje, mahallelere yapılan parklar, yeşil alanlar küçümsenecek şeyler değil.
Ama ben evimden çıktığımda çamura basıyorsam,
Ya da otomobilimle seyir halinde iken çukurlara düşüyor,
Bir otopark bulamıyorsam unuturum abi her şeyi.
Belediye kenar mahalleyi asfaltlıyor muş, yeşil alanın metre karesi bilmem ne kadar olmuş, boş abi boş…
Yani vatandaş için her şey yaşadığı an kadardır!
Belediye Başkanı Yusuf Başer, hizmet noktasında emeğini esirgemeyen bir başkan!
Samimiyet konusunda vatandaşın içinden gelen, vatandaş olma konusunda sıkıntı yaşamayacak bir Yozgatlı.
Belediyeciliğin bir ekip işi olduğunu düşünecek olursak, bu ekibin de öncelikle mali kaynakları kullanarak hizmet üreteceğini bilmek lazım.
Yozgat Belediyesi bu imkanlardan yoksun ve talihsiz.
Belediyeciliğin zor işlediği bir kentte imkanların kısıtlı olması ne büyük talihsizlik değil mi?
Belediye hizmetlerinin yetersiz olduğunu düşünen insanları görünce hak vermemek elde değil.
Ama işin diğer boyutunu da göz ardı etmemeli.
Yozgat hizmet noktasında hakikaten bakir bir yapıya sahip.
Yılların verdiği bir sahipsizlik hakim.
Bu güne kadar yapılanlar ya bir yerinden eksik kalmış ya da kaynakları sınırlı…
İnsanlar serzenişte haklı, ama bu hakkı yapılanlarla ara sırada olsa kıyaslamak mümkün.
Buradan Sayın Yusuf Başer'i de ilgilendirecek bir gerçeği yüksek sesle telaffuz ederek son noktayı koymak istiyorum.
Şehir merkezindeki yollarda oluşan çukurlar, bozulmalar ıslak geçen bahar gününde insanları iyice bunaltmış durumda.
Asfalt sezonu geçti geçmesine ama yapılabilecek tamiratlarla bu soruna en azından bu kış geçici bir çözüm üretilebilir.
Muhalefetin desteğinden, eleştirisinden uzak, STK'ların istişare göstermediği bir belediyede hizmet etmek bu şehirde çok zor biliyorum.
O yüzden şimdilik, kışa girerken çukurlardan kurtulmak isteyen Yozgatlı'nın sesiyle konuşmak istedim.