Gazetecilerle düzenlenen iftar programında bir araya gelen Gürlek, yargı gündemine ilişkin soruları yanıtlayarak özellikle boşanma davalarında yaşanan uzun yargılama süreçlerinin vatandaşlar üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi.
İftar programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, Türkiye’de bazı çekişmeli boşanma davalarının sekiz ila on yıl sürebildiğine dikkat çekti. Bu süreçte tarafların hem ekonomik hem de sosyal açıdan zorlandığını belirten Gürlek, uzun süren yargılamalar nedeniyle tarafların yeni bir hayat kurmakta güçlük çektiğini ifade etti.

“Boşanma davaları çok uzun süreçlerle devam ediyor. Sekiz yıl, on yıl bu davalar sürebiliyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödemek durumunda kalıyor ve çoğu zaman kendine yeni bir hayat kuramıyor” diyen Gürlek, bu sorunun çözümüne yönelik olarak 12. Yargı Paketi kapsamında bazı adımlar atılmasının planlandığını dile getirdi.
Bakan Gürlek, hazırlanan düzenlemenin özellikle çekişmeli boşanma davalarında uygulanmasının planlandığını belirtti. Buna göre tarafların boşanma konusunda mutabakata vardıklarını beyan etmeleri halinde mahkeme sürecinin hızlandırılması hedefleniyor.
Yeni sistemde tarafların boşanma konusunda anlaştıklarını belirtmeleri durumunda hakim bu durumu tutanak altına alacak ve dosyayı arabuluculuk sürecine yönlendirecek. Arabuluculuk sürecinde tarafların boşanmayı kabul etmeleri halinde arabuluculuk tutanağı düzenlenecek ve bu tutanak ilgili kurumlara gönderilerek boşanma işleminin kesinleşmesi sağlanacak.
Bu uygulama sayesinde yıllarca devam eden davalarda en azından boşanma kararının kısa sürede kesinleşmesi hedefleniyor.

Adalet Bakanı Gürlek, planlanan düzenlemenin boşanmanın kendisine ilişkin olduğunu, davanın diğer unsurlarının ise devam edeceğini vurguladı. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile velayet gibi konuların “fer’i hükümler” kapsamında değerlendirildiğini belirten Gürlek, bu başlıklardaki yargı süreçlerinin ayrı şekilde devam edeceğini söyledi.
Gürlek, boşanma kararının erken kesinleşmesinin tarafların hayatlarını yeniden düzenleyebilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, bu adımın özellikle uzun süren davaların yarattığı mağduriyetleri azaltmayı amaçladığını ifade etti.
Bakan Gürlek, Türkiye’de boşanma davalarının temelde iki kategoriye ayrıldığını hatırlattı. Bunlardan birinin anlaşmalı boşanma, diğerinin ise çekişmeli boşanma davaları olduğunu ifade eden Gürlek, anlaşmalı boşanmalarda tarafların tüm konularda uzlaşması halinde davaların kısa sürede sonuçlanabildiğini söyledi.
Tarafların maddi ve manevi tazminat, nafaka ya da velayet gibi tüm konularda anlaşması halinde mahkemenin tek duruşmada karar verebildiğini belirten Gürlek, asıl sorunun çekişmeli davalarda ortaya çıktığını vurguladı.
Bu nedenle hazırlanan düzenlemenin özellikle çekişmeli boşanma davalarına yönelik olduğunu kaydeden Gürlek, sistemin daha hızlı ve etkin işlemesini sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Bakan Gürlek, boşanma davalarında aile arabuluculuğu sisteminin daha etkin kullanılması yönünde çalışmaların da gündemde olduğunu belirtti. Özellikle çocukların bulunduğu davalarda psikolog ve pedagogların sürece dahil edilmesinin daha sağlıklı kararlar alınmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Gürlek, bu konunun da değerlendirme aşamasında olduğunu dile getirdi.
Kamuoyunda sıkça tartışılan nafaka konusuna da değinen Gürlek, 12. Yargı Paketi’nde nafaka düzenlemesine ilişkin herhangi bir değişiklik bulunmadığını söyledi. Nafaka meselesinin çok farklı boyutları ve katmanları bulunduğunu belirten Gürlek, bu nedenle söz konusu konunun mevcut pakette yer almadığını ifade etti.





