Cehennem de odun da yok, ataş de ateşi biz götürüyoruz’’ diye bir sözümüz vardır. İkigün dür bu söz kafamı kurcalyor. Hak, Hukuk, Adalet kimin umurunda, insanlığa saygı kimin umurunda, komşuluk hakkı kul hakkı kimin umurunda, yeter ki ağalarının kesesi- kasası dolsun....
Yarınları göremeyen göze ne denir ki: zavallı göz. Garibin, yoksulun, yetimin, çaresizin sofrasından çalanlara yazıklar olsun.. Üç kuruşluk menfaatleri için yalan, dolan, alavere, dalavere çevirenlere yazıklar olsun... Ben değil, yüce dinim uyaramadı ise, size benim sözüm yok, olamaz da..
Kapağı bir yere atıp, halka zulmedenler, haktan kopuk beyler yazıklar olsun sizlere!. Üç kuruşluk bir makam elde ettim diye çalıım satan zavallı beyler, yazıklar olsun sizlere!..
Adamın görevi halka yardımcı olmak değil ki, halka sorun çıkarmak...Bugün git, yarın gel sevdalıları yazıklar olsun sizlere........ Aldığımız maaşı hak ediyor muyuz diye hiç sordunuz mu kendinize? Evime ekmek mi, ateş mi götürüyor muyum diye hiç düşündünüz mü?
İşi allem - kallem siyasetçi bunlar, adamını ayarla bir makama konu ver, o koltuğu doldurup doldurmadığın hiç önemli değil, şüphemiz mi var.Bir de garibin, yoksulun, yetimin hakkını yeyip oturmuşsan oraya vay gele haline? Her günün harap senin her günün ateş!..Cehennnem ateşini ellerinle hazırlamanın çabası içerisindesin, keşke kendini anlayabilseydin?
Hiç bir dönemde bunları tüketemedik. Soyguna, vurguna, talana dur demek için geldik göreve ama; soyguncular, talancılar, durmadan kılık değiştirip karıştılar aramıza... Her devirde onların sözü geçer oldu. Hani hatırlarsınız o meşhur hikayeyi; ‘’Adam ben bir ipin -( bir başka ifadeyle bir eşeğin) hesabını veremedim’’ diyormuş ya biz bunların hesabını nasl vereceğiz? O güzel söz aklıma geliyor:’’ Adamın namazına, niyazına,ibadetine bakmayın! ’’ Özüyle sözü tutuyor mu ona bakın, denmiş ya.. Aynen öyle adamın namazı, niyazı,ibadeti para etmiyor, çaldığı, çırptığı, yetim hakkı yediği, kul hakkını çiğnediği ne olacak? Nasıl helallik dileyeceksin o garip insanlardan..?
Peygamber efendimiz Ashabıyla oturuyor. Soruyor Ashabına;" Arkadaşlarım dostlarım, müflis kimdir bilirmisiniz.? Malını mülkünü kaybetmiş, iflas etmiş insandır ya Resulallah.!..Peygamber Efendimiz hayır, hayır, diyor, Müflis Namazı, Abdesti, Orucuyla dolu dolu hesaba girip, kul hakk, yetim hakkı, komşu hakkı, yediği için elinden tüm kazandıkları giden, vereceği hayrı kalmayınca başkalarının günahını da üstlenmek zorunda kalan insandır, asıl müflis budur" buyurmuş. Hadi buyurun; malı, mülkü, kazancı, hayırları elinden uçup giden zavallı ne demek zorunda kalacak?..’’ Yarabbi Keşke ben de toprak olsaydım.’’
Onun cevabını da biliyorsunuz. Hayvanlar da İnsanlardan haklarını alacak..? Sonra Cenabı Hak hayvanlara toprak olun buyuracak. Bunu gören günahkarlar da:’’ Yarabbi keşke biz de toprak olsaydık’’ diyecekler... Allah Allah!...
Evet sen hak hukuk çiğnemeye devam et ey zavall insan. Helal, haram senin umrundamı ki?
Bir köşe kapmışsın ya , o sana yeter; Pınarın başına oturmuşsun ya, sular senin tarafa akıyor testini doldurmaya devam et, bu yetmez mi? Yetmez vallahi!... Kendini kandırıyorsun ey zavallı mahluk, Kim emanet etti o makamı bilmem amma onun hesabını veremeyeceğini çok iyi biliyorum.
Evet nerden geldik buraya diyeceksiniz: zatların bazıları insanı zıvanadan çıkarıyor. Kendini bilmez birileri...Üç kuruşluk atımı olanlar? Kendini unutanlar, halkına zulmedenler...
Arkadaş ya yalanı dolanı bırak, ya da dürüstlüğü... Elinden gelse Cenneti de parselleyecek sin amma, şükür ona gücün yetmez!.. İnsanları kandırıyorsun amma yüce yaradanı, nasıl kandıracaksın?
İşte hayır, mübarek gün kendinizi bir sorgulayın, ben hayatın neresindeyim deyin? İnsanlığa kazandırdığım nedir deyin.
Karım zararım ne?
Bu sözlerin muhatabı ben de olabilirim? Ateş olmayan yerden duman çıkmaz demiş atalar, her tarafımızdan duman çıkıyor, sağınıza, solunuza bakın.
Bu günlere nasıl geldiniz, neredesiniz, bunları nasıl kazandınız, kazandıklarınızın hesabını vermeye var mısınız? Ya hayatınızın hesabını?
Varım diyenleri, kıldan önce kılıçtan keskin sırat var, yalanınızı yemezler... Kusura bakmayın biraz bulanık bir çerçeve çizdik galiba?.. Ama arif olan anlar siz anladınız ya...
Özür, artı af dileğimle.. Kazancınız bol Cumanız ve üç aylarınız Mübarek olsun... Keşke bazen başımızı iki elimizin arasına alıp böyle düşünebilsek diyorum..