Hasta hakları uzmanları, acil sağlık hizmetlerinin mevzuatla belirlenen kurallara tabi olduğunu hatırlatarak, belirli durumlarda hastalardan ücret talep edilmesinin mümkün olmadığını vurguluyor.

Acil Serviste Ücret Tartışması Neden Yeniden Alevlendi?
Sosyal medyada paylaşılan bir olayda, 39 derece ateş şikâyetiyle özel bir hastanenin acil servisine başvurduğunu belirten bir vatandaşın kendisinden 8 bin lira ücret istendiğini öne sürmesi dikkat çekti. Paylaşım kısa sürede geniş yankı uyandırırken, acil servislerde hangi durumların ücretlendirmeye tabi olduğu konusu yeniden tartışılmaya başlandı.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasta Hakları Aktivistleri Derneği Başkanı Orhan Demir, acil vaka tanımının belirli kriterlere dayandığını ve vatandaşların haklarını bilmelerinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Yüksek Ateş Acil Vaka Kapsamına Girebilir
Uzmanlara göre 38 derecenin üzerindeki ateş, özellikle başka sağlık sorunlarıyla birlikte görüldüğünde acil durum olarak değerlendirilebiliyor.
Orhan Demir, 39 derece ve üzerindeki ateş vakalarının tek başına dahi acil kapsamına alınabileceğini belirterek, bu tür durumlarda hastanın detaylı değerlendirmeden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ateşin enfeksiyon, solunum yolu hastalığı veya farklı sağlık problemlerinden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Demir, yapılacak tetkik ve müdahalelerin hastanın durumuna göre şekillendiğini söyledi.
Tıbbi Müdahale Yapılan Hastadan Ücret Alınamıyor
Uzmanların dikkat çektiği en önemli nokta ise acil serviste gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler oldu.
Mevzuata göre acil vaka kabul edilen ve tıbbi müdahale uygulanan hastalardan ücret talep edilemiyor. Ateş düşürücü tedavi uygulanması, ağrı kesici verilmesi, solunum desteği sağlanması veya dolaşım sistemine yönelik müdahalelerde bulunulması bu kapsamda değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bu tür müdahalelerin yapılması halinde hastanın acil hasta statüsünde kabul edilmesi gerektiğini ve ücret alınmasının hukuki açıdan tartışma yaratabileceğini belirtiyor.

Her Acil Servis Başvurusu Acil Vaka Sayılmıyor
Öte yandan sağlık uzmanları, acil servise başvurmanın tek başına ücretsiz hizmet anlamına gelmediğini de vurguluyor.
Yapılan muayene sonucunda hastanın durumunun acil olmadığı değerlendirilirse, işlem poliklinik hizmeti kapsamında yürütülebiliyor. Bu durumda hastaya poliklinik kaydı açılıyor ve ücretlendirme de poliklinik hizmet tarifesine göre gerçekleştiriliyor.
Uzmanlar, vatandaşların acil servis ile poliklinik hizmetleri arasındaki farkı bilmesinin mağduriyet yaşanmaması açısından önemli olduğunu ifade ediyor.
Hayati Risk Sona Erdikten Sonra Ücretlendirme Yapılabiliyor
Mevzuata göre acil müdahalenin tamamlanmasının ardından hastanın hayati tehlikesinin ortadan kalkması durumunda tedavinin devamına ilişkin farklı bir süreç başlayabiliyor.
Bu aşamada hastanın bilgilendirilmesi ve uygulanacak işlemler konusunda açık rızasının alınması gerekiyor. Hastanın onay vermesi halinde sonraki sağlık hizmetleri ücretlendirme kapsamına alınabiliyor.
Uzmanlardan Vatandaşlara Haklarını Bilme Çağrısı
Hasta hakları savunucuları, vatandaşların acil servislerde yapılan işlemlere ilişkin tüm evrak ve kayıtları saklamalarını öneriyor. Uzmanlar, ücret talebinin mevzuata aykırı olduğunu düşünen kişilerin ilgili kurumlara başvurarak itiraz ve şikâyet haklarını kullanabileceklerini hatırlatıyor.
Özel hastanelerde acil servis uygulamalarına ilişkin tartışmalar sürerken, sağlık hukukçuları ve hasta hakları temsilcileri vatandaşların hem sağlık hizmetlerine erişim hem de ücretlendirme süreçleri konusunda bilinçli hareket etmelerinin önemine dikkat çekiyor.




