Yozgat’ta seçim bu iki parti arasında geçti.
    Ak Parti her ne kadar MHP karşısında ciddi bir oy potansiyeline sahip olsa da mevcut 4 milletvekilinden 1’ini kaptırdı.
    Nitekim Ak Parti’de 170 binlere çıkan oy oranının sevinci biraz yarım kaldı gibi.
    Yüzler yeterince gülmüyor.
    Gülse de öylesine.
AK PARTİ’NİN MORALİ HALA BOZUK
    Seçim günü Ak Parti karargahında gördüğüm moral bozukluğu dün, 13 Haziran sabahı da aynen devam ediyordu.
    Biraz da seçim yorgunluğunun verdiği kasveti katarsak moral bozukluğu milletvekillerinde ve siyasilerde bariz bir şekilde kendini gösteriyordu.
    Ak Parti 4-0 yapamamanın moral bozukluğunu ciddi manada yaşıyor.
    Elde edilen oy yüzdesi bir başarı mıdır, başarıdır.
    Bunu kimse inkar edemez.
    Ak Parti İl Başkanı Avukat Fahri Açıkgöz, ilk seçim sınavından başarıyla çıktı.
    Göreve gelir gelmez kucağında bulduğu seçimi; teşkilatı ile birlikte en iyi şekilde yöneten il başkanlarından bir tanesi oldu Sayın Açıkgöz.
    Nitekim ortaya çıkan 170 bin küsürlük oy oranında Açıkgöz ve ekibinin ciddi katkısı var.
    Ben bu bağlamda Fahri Açıkgöz ve teşkilatını başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
    Ha, oylar arttı, rakip MHP’ye fark da atıldı ama 4-0 olmadı.
    4-0 olmaması bu güne kadar Yozgat’ta silme götüren Ak Parti’nin moralini ister istemez bozdu.
    Ak Parti’nin moralini bozan bir seçimin ilk sabahında Milletvekilleri Bekir Bozdağ, Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer teşekkür amaçlı bir basın toplantısı düzenlediler.
    Seçimden galip çıkmanın mağrurluğu ama 4-0 yapamamanın üzüntüsünü yaşadıkları besbelliydi.
    Bir gün önce akşam sonuçları açıklanır açıklanmaz parti binası önünden yolcu ettikleri 4. sıra adayı Abdulkadir Akgül’ün ardından yaşanan duygusal yoğunluk sanırım moral bozukluğunda en önemli etken oldu.
    Akgül’le ilgili değerlendirmeyi önümüzdeki birkaç gün içerisinde yapacağız.
    Ama bu gün Ak Parti’nin bozulan moraline mercek tutmak gerektiğini düşündüm.
    Ak Parti Yozgat’ta morali bozuk şampiyon.
    Bozulan bu moraller zamanla düzelir elbet, giden 1 milletvekilinin hesabını yapmaksa sanırım 4 yıl sürer.
MHP DURGUN AMA, MUTLU!
    Seçimi kazanan Ak Parti, fark atan Ak Parti, 3 milletvekili Ak Parti’nin ama mutlu olan taraf MHP.
    Dün günün ilk basın toplantısını Ak Parti, ikinci toplantısını ise öğleden sonra MHP yaptı.
    MHP’de Ak Parti’ye göre hava daha pozitife yakındı.
    MHP’liler beklemedik bir sonuç almanın verdiği şaşkınlığı ve hüznü yaşasalar da birlikte olmaktan da son derece mutluydular tek vekil de olsa.
    MHP’nin basın toplantısı için bir araya gelen Ak Parti İl Başkanı Ergin Çınarer, Milletvekili Sadir Durmaz, adaylar Mehmet Ali Çakır ve Nevzat Kemal Adıbelli’nin ortaya koydukları tablo ülkücülere moral verecek türdendi.
    MHP’de kime sorsam seçime dair ‘Hiç beklemediğimiz sonuçtu’ diyor demesine ama, peşinden amaları sıralıyor:
    -         MHP üzerindeki baskılara,
    -         Kaset oyunlarına
    -         İktidar üstünlüğüne rağmen biz 1 milletvekili ile aslında çok şey başardık demeye getiriyordu MHP’liler.
    Sadir Durmaz, Mehmet Ali Çakır ve Nevzat Kemal Adıbelli, bir birine sarılarak tebrik ediyor, sanki üçü de milletvekili seçilmiş gibi hayırlı olsun diyorlardı.
    Onlar seçim sathı mahallinde aldıkları enerji ile kendilerini milletvekili makamından çok ötede bir birliktelikle kucaklamanın coşkusunu yaşadıklarını her haliyle gösteriyorlardı.
    Verilen mücadele ve baskılara rağmen alınan 1 milletvekilini meclise göndermek ülkücüler arasında kazanılmış en önemli zafer.
    Bunun da nedeni Ak Parti’nin sürekli dillendirdiği 4-0 hedefi.
    Ak Partili siyasetçilerin 4-0’ı iddiadan öte olması gereken sonuç olarak gösterince MHP’liler de haliyle 1 milletvekili ile TBMM’de temsil edilmeyi bu gün için başarıdan ziyade, tam olmasa da kazanılmış bir hak olarak görüyorlar.
    Sözün özü seçimin ertesi günü Ak Parti ve MHP’deki hava hakikaten şaşılacak türden.
    Zamanla bu iki partiyi detayları ile konuşacağız inşallah.
    CHP’yle ilgili neden bir şeyler yazmadığımı merak edenlere de bir not: CHP İl Başkanı Onur Kaytan’ın bu gün parti binasında yapacağı değerlendirmenin ardından konuşmanın daha anlamlı olacağını düşünüyorum.

 SİYASET RÜZGARI
YAĞLAMA-YIKAMA GAZETECİLİĞİ
Biz gazeteciler bazen ağzımızla kuş tutsak ta yaranamayız.
    O yüzden bazılarımız farklı yoldan ün yapmanın yolunu seçeriz.
    Onlardan bazıları (Tasvip etmesek de genellikle) şöyledir: Hakarete dayalı gazeteci profili, Kaleme her yönü dönen gazeteci modeli, yağlama yıkama modeli…
    Yağlama yıkama modeli son yıllarda bir hayli revaçta.
    Bu tip gazetecilik modelini hakaret, küfür ve iftira modelleri takip ediyor.
    Türk siyasetinde maalesef yağlama-yıkama gazeteciliği rağbet görüyor.
    Yağlama-yıkama modelini tercih edenler zamanla iftira kabiliyetine (!) de sahip oluyor.
    Öyle ki, bu tip gazetecilik zamanla kişinin üstünde cukkadan oturuyor, alışkanlık yapıyor.
    Yağlama-yıkama gazeteciliğinin bana göre tehdit ettiği parti Ak Parti.
    Doğruları yazmaktan imtina eden gazeteciler, hataları, yanlışları, eksikleri biriktire biriktire Ak Parti’yi gerçekleri göstermekten uzaklaştırıyorlar.
    Halbuki gazeteciler doğruları, yalnızca doğruları, kalemlerinin mürekkebi vicdanları kadar ak ve temiz olarak yazdıkları müddetçe yol göstericidirler.
    Ama yağlama-yıkama gazeteciliği yüzünden Ak Parti’ye yol göstermek bir tarafa yanlış yönlendirme gafleti içerisine girmektedirler.
    Allah’tan Ak Parti’nin işleri başarıdan yana gidiyor da yanlış yönlendirmelerin kurbanı olmuyor.
    Yağlama-yıkama gazeteciliği gün gelir yağlayıp-yıkadığı çevreleri de vurur.
    Ne hikmetse hep bu tip gazetecilik rağbet görür!..
    İktidarken muktedir olmak istiyorsanız bu tip gazetecilere değil doğrulara rağbet gösterme hakkaniyeti içinde olursunuz, ama tek amacınız iktidar olmaksa bulunmaz kaftandır bu tip gazeteci modeli.
    Tüm bunları neden mi yazdım, hiççç neden olsun, seçim sonu sıcağı sıcağına hatırlatayım istedim (!)