Eğer hayata geçirilen proje aile kavramı üzerineyse ne kadar çok ses, ne kadar çok katılım orada somut ve de sonucu olan çalışmalar hayat bulur.
Çocuklarımız; değerlerinin farkında olduğumuz fakat hiçbir zaman bu farkındalıkla bakamadığımız evlatlarımız.
Maalesef günümüz koşullarında tek başına aile yeterli olmuyor evlat yetiştirmede.
Aile+sokak+okul diye devam eden bir düzence…
Anne-baba olmak tek başına bir çocuğu dünyaya getirmekle olmuyor.
Sorumlulukları yerine getirmek; her şeyden önce güzel ahlak, milli ve manevi değerlerine bağlı bir kişilik oluşturmak sanırım servet edinmekten daha zor bir iş!
Ne fakiri, ne de zengini evlat yetiştirme konusunda günümüz şartlarında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyince, ailenin yerine getiremediği sorumluluğu devlet yerine getiriyor.
Çocuğa anne, baba, icabında arkadaş oluyor!
Ne olursa olsun ne kadar samimi yaklaşırsa yaklaşın en kötü anne, en kötü baba olamaz ikinci dereceden bir bakıcı.
Ama toplumun suça ittiği, ailenin sahiplenmediği veya bir şekilde sahiplenemediği çocuklara kim sahip çıkmalı?
İşte bu noktada devlet faktörü çıkıyor ortaya.
YOZGAT'IN ÖRNEK PROJESİ…
Cuma günü İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu'nda anlamlı bir tören düzenlendi. “Yaşam Desteği” ismi verilen, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında imzalanan protokolle hayata geçirilen,
Yerel de yani Yozgat'ta Valilik, İl Emniyet Müdürlüğü, Yozgat Belediyesi, İş-Kur, TSO gibi kurumların birlikteliği ile hayat bulan bir proje.
Projenin amacı kısaca; “Suça sürüklenmiş, suçtan zarar görmüş, olumsuz şartlarla karşı karşıya kalan risk altındaki çocuklara yönelik alan taraması gerçekleştirilerek, risk altındaki çocuklara meslek sahibi etmek.”
Nitekim Yozgat'taki kurumların ortaklaşa hareketi ile 20 çocuğa ''Doğalgaz ve Sıhhi Tesisatçı'' kursu verildi.
Törenle belgelerini alan bu çocuklar şimdi sertifikalı birer doğalgazcı.
Yani genç yaşta işinin ustası olan birer istihdam elemanı oldu bu gençler!
ERDAL AMİR'İ GÖRÜNCE TAMAM DEDİM…
Erdal Özbek…Yozgat Emniyetinin bu güne kadar gelmiş geçmiş en kalifiye personellerinden.
Elbette ki o üniformayı layıkıyla taşımasını bilen her Türk Polisi Yüce bir görevi ifade ediyor.
Lakin Sayın Özbek, gerek Toplum Destekli Polislik, gerekse diğer emniyet görevlerinde hakikaten görevini layıkıyla yerine getiren bir polis.
Emniyet Müdürlüğü'nün de destek verdiği bu projede Sayın Özbek'in yer alması benim gözümde projenin verimliliğinin daha çok arttığının göstergesi oldu.
Kültür Müdürlüğü'ndeki törende zaten ilk kürsüye çıkan ve bilgi veren Sayın Özbek oldu.
Belli ki Emniyet Müdürü Sayın Bekir Akarsu da asayiş ve huzurun sağlanması kadar toplumsal projelerde de destek veren pozitif bir emniyet mensubu.
Sayın Özbek'in kürsüdeki açıklamaları, yürütülen proje sonunda ortaya çıkan pırıl pırıl gençler bunun bir göstergesi.
VALİ'NİN DESTEĞİ, KURUMLARA ÖZGÜVEN OLMUŞ!
Ta en başta da belirttiğim gibi toplumsal projelerde çoğulcu fikirlerin birlikteliği çok önemli. Yozgat'ta Yaşam Desteği ismiyle hayat bulan toplumsal projeye Yozgat Valisi Necati Şentürk'ün sahip çıkması, projeye destek veren kurumlara da ciddi bir özgüven getirmiş.
Bir Yozgat Belediyesi, TSO, İş-Kur, Emniyet Müdürlüğü suçun gölgesindeki gençleri ellerinden tutup meslek sahibi edebiliyorsa, Düşünebiliyor musunuz biz hep birlikte olduğumuzda neler yapabiliriz?
Demek ki yöneticinin ortaya koyduğu kararlılık, sahiplenme ve özgüven birleştiğinde bir sivil yapılanma olan TSO da projenin içinde olabiliyor.
Gerçi TSO'nun toplumsal projeleri sahiplenme noktasında sıkıntısı yok!
Peki ya diğerleri? Burada isimlerini saymak istemiyorum, onlar kendilerini biliyorlar!
Bu toplumun çocukları, yarınları, Yozgat'ın geleceği adına en azına olması gereken sivil toplum kuruluşları da üzerine düşeni yaptığı,
Çoğulcu fikirlerin arasında yer aldığı takdirde Yozgat ayağa kalkar!
Ben “Yaşam Desteği” projesini Yozgat'ta başarıyla uygulayan, bu şehrin çocukları için ter döken, emek harcayan, meslek sahibi edenlere bir Yozgatlı olarak teşekkür ediyorum.
Onlar bizim yapamadığımız, sivil toplum kuruluşlarımızın şimdilik göremediği gerçekleri görüp, o yönde hareket ettikleri için teşekkür ediyorum.
Sağ olsunlar, var olsunlar!
Umudum, temennim ve dileğim hiçbir çocuğumuz risk grubunda yer almasın!
Yaşam Destekleri hep var olsun, ama sadece ihtiyaç olduğunda değil her zaman!
Yaşam desteğinizin umudunuz olmasını diliyorum.