BELEDİYE Başkanlığı yetki ve sorumluluk olarak ne kadar önemli bir makam.
Yasaların verdiği o kadar çok yetki var ki.
İş ve proje yürütürken diğer kurumlar gibi çok fazla takıldıkları ve zorlandıkları şeyler olmuyor.
Mevzuattır, yasadır, bunlar belediye için biraz daha kolay…
Bugüne kadar hep siyasi partileri ve adaylarını konuştuk.
Peki ya şehri ne zaman konuşacağız?
Esnaf ziyaretleri yapmak önemli de, esnafın istek ve beklentilerini anlayabiliyor musunuz?
Ya da o beklenti ve talepleri yerine getirebilecek misiniz?
Yazının başlığına takılanlar olabilir…
Hemen açıklık getirelim.
Yozgat ekonomik olarak buhranda olan bir şehir, lakin benim kast ettiğim açlık bu manada değil.
O açlık ayrı bir mevzu.
Lakin biz şehir olarak kültürden sanata, spordan yeşile, hizmet sektöründen eğlenceye kadar birçok sektör ve konuda da aç bir şehiriz.
Bu açlığı gidereceklerin başında şüphesiz belediye gelir.
Kültür-sanat konusunda birikimi olan bir memleketiz, lakin ortada bir şey yok.
Spor konusunda yıllardır başarılara susadık, salon sporlarında mücadele veren ekiplerimiz kıt imkanlarla bir şeyleri başarma derdinde.
Hizmet sektöründe Yozgat halen yetersiz…
İnsanımız halen gözünü farklı şehirlere dikiyor, buralar ya beklentileri karşılayamıyor ya da şehrin sosyo-ekonomik durumunun üzerinde bir konumda yer alıyor.
Eğlenme, moral ve motivasyon artırma gibi faaliyetler şehrimizde neredeyse yok.
Bu şehrin insanları eğlenme gibi bir şeyi tadamıyor, göremiyor, icra edemiyor.
Adayların bunları da göz önüne alması gerekiyor.
Bu konuları daha konuşuruz…
KEFEN VE MEZAR YERİ
Biz de böyle bir muhtar adayı çıktı mı?
Amasya’nın Taşova ilçesinde bir muhtar adayı, şöyle bir vaatte bulunmuş:
“Seçildiğim takdirde mahallemizde vefat eden ihtiyaç sahibi kimselerin kefenliğini ve işim gereği mezar yeri kazısını kendi bütçemden karşılayacağım”
Vallahi ilginç bir vaat…
Seçmenin ölüsünü ortada bırakmayacağını vaat ediyor.
Bizde de kıymalı pidesini yaptıracak aday çıksa.
Vallahi cenazede pek zor oluyor bu saçma adeti yerine getirmek…
GENÇ KIZLARIN HAYALİ…
Yaşlı bir amcamız sosyal medyaya, genç kızların eskiden ve günümüzdeki hayallerini yazıvermiş.
Dikkat çeken bir paylaşım olmuş.
Tabi istisnaları bir kenara koyarak olaya mizahi bakmak lazım.
Amca şu ifadelere yer vermiş:
“Eskiden her genç kızın hayali singer dikiş makinesiydi. Şimdi ise denizde yat, karada kat, ahırda at, faturalı hat, kaynanasız hayat, sabah akşam yan gel yat…”
Buna da gülüp geçelim…
KULLANIRKEN…
*Toplu taşıma araçlarını kullanırken önden inemezsiniz.
*Düğmeye bastığınız her yerde durmaz, duraklarda inmelisiniz.
*Şehir hastanesi hattında size bir genç yer vermiyorsa ciddi hasta olabilir.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Muayene olmak için üç gün hastaneye gidenleri.
*Adaylarını spor salonunda tanıtacak partiyi.
*Tamamlanan yeni iş merkezini.