Hayatı ve Eğitimi
1 Haziran 1956 tarihinde Nevşehir'de dünyaya gelen Abdullah Çatlı, muhafazakar ve milliyetçi bir aile ortamında büyüdü. Aile kökeni Nevşehir merkeze bağlı Çat Kasabası'na (Çat Köyü) dayanmaktadır. İlk ve orta öğrenimini Nevşehir'de tamamladıktan sonra 1974 yılında Ankara İlköğretmen Okulu'na girdi, ardından Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne (AİTİA) kaydoldu.
Üniversite yıllarında sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu dönemde Ülkü Ocakları bünyesinde aktif görev aldı. 1977 yılında Ankara Ülkü Ocakları İl Başkanlığı'na, 1978 yılında ise Ülkücü Gençlik Derneği (ÜGD) Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

Siyasi Eylemler, Cinayet Davaları ve Firar Yılları
1970'li yılların sonlarında Türkiye gündemini sarsan birçok kritik olayda adı geçen Çatlı hakkında yargı mercilerince arama kararları çıkarıldı:
-
Bedrettin Cömert Cinayeti (1978): Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bedrettin Cömert'in öldürülmesi olayında azmettirici olduğu gerekçesiyle hakkında ilk tutuklama kararı verildi.
-
Bahçelievler Katliamı (1978): Ankara'nın Bahçelievler semtinde Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi 7 öğrencinin öldürülmesi eylemini planladığı ve yönettiği suçlamasıyla hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.
-
Abdi İpekçi Cinayeti ve Ağca'nın Kaçırılması (1979): Gazeteci Abdi İpekçi suikastının faili Mehmet Ali Ağca'nın Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırılmasını organize etmek ve sahte pasaport temin etmekle suçlandı.
-
12 Eylül 1980 askeri darbesinden hemen önce sahte pasaportla yurt dışına çıkan Çatlı, Avrupa'da yaşamını sürdürdü.
Yurt Dışı Operasyonları ve Uyuşturucu Mahkumiyeti
1980'li yıllarda Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesindeki bazı görevlilerle temas kurarak Ermeni terör örgütü ASALA'ya karşı düzenlenen gizli operasyonlarda rol aldığı iddia edildi. Fransa ve İsviçre'de çeşitli eylemlere katıldığı öne sürülse de bu faaliyetlerin niteliği resmi makamlarca farklı şekillerde değerlendirildi.
24 Ekim 1984 tarihinde Paris'te "Hasan Kurtoğlu" sahte kimliği ve eroinle yakalanarak Fransa'da 7 yıl hapse mahkûm edildi. La Santé Cezaevi'nde yattıktan sonra iade edildiği İsviçre'deki Bostadel Cezaevi'nden 21 Mart 1990 tarihinde firar etti.
Türkiye'ye Dönüşü ve Derin Devlet Tartışmaları
1990 yılında gizlice Türkiye'ye dönen Çatlı, tamamen yeraltına çekilmek yerine "Mehmet Özbay" sahte kimliğini kullanmaya başladı. İçişleri Bakanlığı yetkililerinin imzalarını taşıyan resmi belgeler, silah taşıma ruhsatları ve hususi (yeşil) pasaport ile rahatça seyahat etti.
1990'lı yılların terörle mücadele ikliminde; Ömer Lütfü Topal cinayeti, MİT mensubu Tarık Ümit'in kaybolması ve bazı iş insanlarına yönelik faili meçhul eylemlerde adı TBMM Araştırma Komisyonu ile Başbakanlık Teftiş Kurulu raporlarına yansıdı.
Ölümü ve Susurluk Skandalı
Abdullah Çatlı, 3 Kasım 1996 tarihinde Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında 40 yaşında hayatını kaybetti. Kazanın gerçekleştiği araçta:
-
Hüseyin Kocadağ (İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı) - Hayatını kaybetti
-
Gonca Us - Hayatını kaybetti
-
Sedat Bucak (DYP Şanlıurfa Milletvekili) - Yaralı kurtuldu
Hakkında kırmızı bülten ve çok sayıda arama kararı bulunan firari bir ismin, üst düzey bir emniyet müdürü ve bir milletvekiliyle aynı araçta bulunması, Türk siyasi tarihine "Susurluk Skandalı" olarak geçti. Çatlı'nın cenazesi memleketi Nevşehir'de Kaldırım Mezarlığı'na defnedildi.





