Kehf Suresi'nde geniş bir şekilde yer verilen ve adil hükümdarlığıyla cihan imparatorluklarına model olan Zülkarneyn; inşa ettiği devasa seddi, Ye'cûc ve Me'cûc'e karşı mücadelesi ve doğudan batıya uzanan güç dolu seferleriyle dikkat çekiyor.

Arama motorlarında sıklıkla araştırılan "Zülkarneyn kimdir, mucizeleri ve kerametleri nelerdir, peygamber midir yoksa veli bir kul mudur, hangi kavme gönderilmiştir?" sorularının yanıtları, klasik İslam kaynakları ve TDV İslâm Ansiklopedisi verileri ışığında haberimizde

Zülkarneyn Kimdir? İsminin Anlamı ve Mahiyeti

Arapçada "iki boynuz sahibi" anlamına gelen Zülkarneyn (Zü'l-Karneyn), Kur'an-ı Kerim'in Kehf Suresi (83-98. ayetler) içerisinde bahsedilen adil, salih ve muazzam bir askeri-siyasi güce sahip cihan hükümdarıdır.

İslam alimleri ve müfessirler, ona verilen "Zülkarneyn" lakabının kökeni hakkında başlıca şu görüşleri öne sürer:

  • Cihan Fatihi Olması: Doğudan batıya (güneşin doğduğu ve battığı iki uca/boynuza) kadar uzanan geniş coğrafyaları fethetmesi.
  • Miğfer Sembolü: Savaşlarda giydiği miğferinde iki boynuz benzeri simgenin yer alması.
  • Maddi ve Manevi İktidar: Hem dünyevi saltanatı hem de din/maneviyat gücünü şahsında birleştirmesi.

Zulkarneyn (2)

Zülkarneyn Peygamber midir, Veli mi? Hangi Kavme Gönderilmiştir?

İslam alimleri arasında Zülkarneyn'in dini statüsü hakkında farklı rivayetler mevcuttur:

  • Peygamberlik Tartışması: Bir kısım alim kendisine wahiy ve ilahi talimat verildiği gerekçesiyle peygamber olduğunu savunurken; çoğunluk alim ve sufiler ise onun Allah'ın sevgili bir kulu (veli/salih hükümdar) olduğunu belirtir.
  • Hangi Kavme Gönderildi? Zülkarneyn belirli tek bir kavme veya kabileye değil; ilahi tevhid inancını yaymak ve adaleti tesis etmek üzere tüm yeryüzündeki farklı topluluklara gönderilmiş evrensel bir lidere benzetilir. Hz. İbrahim ile aynı dönemde yaşadığı, onunla Kâbe'de hac yapıp duasını aldığı da rivayetler arasındadır.

Zülkarneyn’in Mucizeleri ve Gücü

Allah, Zülkarneyn’e yeryüzünde imkan, ilim ve büyük bir iktidar vermiştir. Kur’an-ı Kerim’de onun yolculuklarında sergilediği ilahi destekler ve iktidar gücü şöyle sıralanır:

  1. Büyük Bir Güç ve İlim: Doğa şartlarına, teknolojiye ve metallere hükmetme kabiliyeti verilmiştir.
  2. Kavimlerin Dillerini Anlama ve Yönnetme: Farklı coğrafyadaki, dillerini anlaşılması güç topluluklarla iletişim kurup onlara adaletle rehberlik etmiştir.
  3. Mühendislik Dehası (Eritilmiş Bakır ve Demir Seddi): Hiçbir insan gücünün tek başına başaramayacağı sağlamlıkta, dağlar arasına demir kütleleri ve eritilmiş bakır kullanarak aşılması imkansız bir sur inşa etmiştir.

Zülkarneyn'in Üç Büyük Seferi ve Kıssası

İslam kaynaklarına göre Hz. Zülkarneyn hayatı boyunca yeryüzünde adaleti tesis etmek amacıyla üç büyük coğrafi sefer düzenlemiştir:

Yozgat’ta çalışmalar sürüyor: Başkan Arslan yeni çalışma bölgesini duyurdu
Yozgat’ta çalışmalar sürüyor: Başkan Arslan yeni çalışma bölgesini duyurdu
İçeriği Görüntüle

1. Batı Seferi (Güneşin Baktığı Kara Sular)

Zülkarneyn, batının en uç noktasına ulaştığında güneşin balçıklı kara bir suda battığını görmüştür. Burada karşılaştığı kavme adaletle hükmetmiş; zalimleri cezalandırıp, inanan ve iyi işler yapanlara kolaylık göstermiştir.

2. Doğu Seferi (Güneşin Doğduğu Yer)

Doğunun en uç noktasına ilerlediğinde, güneşten korunacak hiçbir sığınakları, binaları veya elbiseleri olmayan ilkel bir toplulukla karşılaşmış ve onların idaresini hakkaniyetle üstlenmiştir.

3. Kuzey Seferi ve Aşılması İmkansız Sedd-i Zülkarneyn

İki dağ arasına ulaştığında, konuştukları dili neredeyse hiç kimsenin anlamadığı çaresiz bir halkla karşılaşmıştır. Bu halk; Ye'cûc ve Me'cûc adlı bozguncu ve zalim topluluğun saldırılarından korunmak için Zülkarneyn'den yardım istemiştir.

  • Demir ve Bakırdan Dev Sur: Zülkarneyn, halktan ücret talep etmeden sadece beden gücü yardımı almıştır. İki dağ arasına demir kütlelerini yığdırmış, ardından körüklerle ateşi yakıp üzerine eritilmiş bakır (kattran/mülh) döktürmüştür. Böylece Ye'cûc ve Me'cûc'ün tırmanamayacağı ve delip geçemeyeceği Sedd-i Zülkarneyn inşa edilmiştir.

Vefatı ve Dünya Saltanatına Dair Vasiyeti

Klasik tarihi rivayetlere göre Hz. Zülkarneyn, Medine ile Şam arasında bulunan Dûmetü'l-Cendel bölgesinde vefat etmiş, cenazesi ise Mekke yakınlarındaki Tihâme dağlarına defnedilmiştir.

Ölmeden önce verdiği vasiyet, dünya saltanatının geçiciliğini simgeleyen en önemli mesajlardan biridir:

"Ben öldüğümde kollarımı tabutun dışına sarkıtın ki; bütün dünya görsün ki, doğudan batıya dünyayı fethedecek kadar mülkü olan Zülkarneyn bile kabre elleri boş gitmiştir."

Kaynak: Haber Merkezi