Çorum Hıdırlık Camii avlusunda Kereb-i Gazi Türbesi bitişiğinde kendisine ayrılmış Mütevazi Türbesinde Yusuf Bahri Efendi yatıyor. Kendisi devrinin ünlü hadis bilgilerinden.
    Yusuf Bahri Efendi, ilim adamı ve tasavvuf ehli bir insandır. Şiirlerinde Bahri veya Bahriye Mahlasını kullanan Yusuf Bahri Efendi’nin şiirlerinin konusu  sadece tasavvuf değildir.
    O, döneminin sosyal olaylarını da iğneleyici bir dille mısralarında  dile getirmiştir.
    Kelam, fıkıh ve özellikle hadis alimi olarak bilinen Yusuf Bahri’nin müstakil bir divanı yoktur. Ancak günümüze kadar ulaşan bir çok eseri mevcuttur.
Eserleri Çorum Hasan Paşa Kütüphanesinde kayıtlı bulunmaktadır.
Yusuf Bahri Efendi, Çorum Hıdırlık da kabri ve mekanını Suheyb-i Rumi ve Kereb-i Gazi Türbelerinin arasında kendini onların bekçisi “ Itmir” gibi telakki ederek Hz. Peygamber (S.A.V.)’in ashabına yakın olmak ve onlara bağlılığını ifade etmek için böyle bir vasiyette bulunmuş olduğu söylenilmektedir.
    O dönemde Çorum’da Sepetçioğlu, Yozgat’ta Çapanoğlu gücünü hissettiren  insanlardır.  Çapanoğlu’nun ağırlığı ise her zaman daha fazladır.
    Çapanoğlu Çorum’da Sepetçioğlu’nun ününü duymuş ve Yusuf Bahri Efendi’nin şöhretinden de haberdardır.
    Çapanoğlu Süleyman Bey, Yozgat’ta meşhur Çapanoğlu Camii’nin yapımını bitirdiğinde (1793) Camii’nin açılış duasını yaptırmak üzere Çorum’dan Yusuf Bahri Efendi’yi davet etmiştir. Onunda bu görevi büyük bir şevkle yerine getirdiği bilinmektedir.
    Çapanoğlu Süleyman Bey, Yusuf Bahri Efendi’yi çok severmiş, bunun hazır cevap ve nükteden kişiliğine hayran kalmıştır.
    Her zaman aynı hocayı Yozgat’a davet eder dilediğince misafir olarak kalması için ısrar edermiş!..
    Bu samimiyete istinaden Çapanoğlu, Çorum’a haber salmış, Sepetçioğlu’nu sustursunlar. Yusuf Bahri Hocayı’da bana göndersinler, demiş.
    Ancak Yusuf Bahri karlı ve çamurlu şubat ayında Yozgat’a seyahati uygun görmemiş, hasta oluşunu bahane ederek davetine icabet edememiştir.
    Havalar iyileşip yollar geçit verecek hale gelince köylere irşade çıkıyormuş gibi bineğine atlamış Yozgat’ın yolunu tutmuş. Hocayı, Çapanoğlu Süleyman Bey konağında çok iyi karşılamış güzelce ağırlamıştır.
    Yusuf Bahri Efendi Hoca Çorum’a dönünce şehrin ileri gelenlerini toplayarak sekiz senedir harap olan Çorum Ulu Camii’nin tamir edilmesini teklif etmiştir.
    Bunun içinde Çapanoğlu Süleyman Bey’den yardım alabileceğini bildirmiş, bir mektup yazarak durumu Çapanoğlu’na arz etmiştir.
    (Çorumlu Dergisinin 1939/12 sayısında 1200 H. yılında yer oynamasından dolayı yıkılan Camii Kebirin tamiri için Yusuf Bahri Hoca başta olmak üzere Çorum büyüklerinin Çapanoğlu”na müracaatlarını gösteren mektubunun fotokopisi bulunmaktadır...)
    Çorum Ulu Camiinin inşaatı başlamış, (1800) inşaat dokuz kubbeli olarak yapımı tasarlanmış ancak Çapanoğlu Süleyman Bey’in vakitsiz ölümü üzerine aksamalar olmuş, Süleyman Bey’in yerine oğlu Abdülfettah Bey inisiyatifi ele almış, kubbe ve ahşap tavanla çatıyı örterek inşaatı ikmal etmiştir.
    Yusuf Bahri Efendi Çorum’a ilk geldiğinde Ulu Cami’de vaaz ederek kendini Çorumluya tanıtmış, Çorumlu da hocayı çok sevmiştir.
    Çapanoğlu Süleyman Bey Yozgat’ta yaptırmış olduğu Çapanoğlu Caminin inşaatını tamamlamış (1793) duasını yaptırmak üzere de Yusuf Bahri Hocayı davet etmiştir.
    Çapanoğlu Camiinin açılışına katılan Yusuf Bahri Hoca davete icabet ederek Yozgat Çapanoğlu Camiinde büyük bir kalabalığa hitap ederek dua ile görevini yerine getirmiştir.
    (Kaynak ve Alıntılar: Yusuf Bahri Efendi Ethem Erkoç-2003)