Organ ve doku naklinin, işlevini kaybetmiş organların veya hasar görmüş dokuların yerine sağlıklı organ ve dokuların nakledilmesiyle uygulanan önemli bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Karaarslan, özellikle ileri evre organ yetmezliği bulunan hastalar için organ naklinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye’de 30 bin 675 hastanın organ nakli beklediğini hatırlatan Karaarslan, organ bağışının gönüllülük esasına dayandığını vurguladı. Karaarslan, 18 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip herkesin organ bağışında bulunabileceğini kaydetti.
Vatandaşların organ bağışı işlemlerini yetkili sağlık kuruluşlarının yanı sıra e-Nabız ve e-Devlet üzerinden de gerçekleştirebildiğini belirten Karaarslan, beyin ölümünün koma ve bitkisel hayattan farklı, tıbben geri dönüşü olmayan bir durum olduğuna dikkat çekti.
Karaarslan, vefat sonrası organ naklinin, beyin ölümü gerçekleşen ve organları tıbben uygun bulunan kişilerden yapılabildiğini ifade etti.
Organ bağışının başka bir insana verilebilecek en değerli hediyelerden biri olduğunu belirten Dr. Karaarslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Organ bağışı, bir insanın başka bir insana verebileceği en değerli hediyelerden biridir. Organ nakli bekleyen binlerce hastamız için her bağış yeni bir umut, yeni bir yaşam demektir. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası vesilesiyle tüm vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda bilinçlenmeye ve bağışçı olmaya davet ediyorum. Unutmayalım, organ bağışı hayat kurtarır.”




