Gönlüm her Yozgatlı gibi Yozgatspor için atsa da gelecek adına umutvar olamamak insanı soğutuyor haliyle.
Beni tanıyanlar ‘Nerede Yozgat varsa’ orada ‘Umutvar’ olduğumu bilir.
Yozgat adına umutluyken neden Yozgatspor adına umutsuz olduğum sorusu düşebilir akıllara!
Aslında benimkisi umutsuzluğun ötesinde bir şey.
Yozgatspor adına beklentilerin samimiyetle ortaya konmaması oldu beni uzaklaştıran.
Yıllardır Yozgatspor için verilen mücadelenin aslında vatandaşın gözündeki kadar samimiyetle yürütülmemesi maalesef kırmızı-siyahlı renklerin başarısını olduğu kadar duyulan güveni de alabora etti.
Hafta sonu Yozgatspor’a transfer olan 12 futbolcunun imza töreni vardı.
Yemek sonrası gerçekleşen imza töreninde yönetim ve teknik heyet hedeflerini anlattılar, yeni oyuncuları tanıttılar…
Takımı yöneten insanlar Yozgat’ta iş dünyasına başarılı olmuş genç işadamları.
İş dünyasında başarılı olmasına başarılar. Parmakla gösterilecek işlere imza atıyorlar.
Ne gariptir takımın teknik patronu da genç bir arkadaş.
Tamamıyla gençlerin elinde olan bir futbol kulübü haline gelmiş Yozgatspor.
Aslına bakarsanız bu olumlu gelişme. Gençlerin yaptığı her işte bir hayır olduğuna inanırım.
Futbolun enteresanlıklarını saymaz isek takımın Genç Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Asbaşkanı Mehmet Kıymazaslan, gençliğin verdiği dinamizm, iş dünyasındaki başarılarının yansıması ve inançları ile çok şeyler başarabilirler, çok şeyin üstesinden gelirler.
Keza Yozgatspor’u geçen sezon omuzlayan, kendisine inan yöneticileri ve taraftarı gayreti ile mahcup etmeyen Polat Özkan da aslında büyük bir iş başardı.
Yeni dönemde bu isimlerin omuzlarında sezona merhaba diyecek Yozgatspor.
Genç yöneticileri ve futbolcuları ile Yozgatspor yeni sezon öncesi taze bir fidan misali.
Yeşerip boy vermesi hemen olacak bir şey değil ama imkansız da değil.
Eğer ortaya bir hedef koyar, bu hedefe de adınız, soyadınız gibi inanıp, samimiyetle çalışırsanız emin olun Yozgatlı’nın, Yozgatspor için duran kalbi çalışmaya başlar.
Taraftar, yönetim, teknik kadro ve futbolcuların aynı ufuk çizgisine, aynı yola, aynı hedefe bakması demek çok şey demek aslında.
Yozgatspor genç yöneticilerinin elinde eminim ki samimiyeti yakalayacak, başarı adına azimkar ve mücadeleci olacaktır.
Cumartesi günü Grand Eser Hotel’deki yemekli toplantıda gerek kulüp başkanı Halil İbrahim Yılmaz, gerekse Teknik Direktör Polat Özkan, hedeflerini ortaya koyarak, bir anlamda ne kadar kararlı olduklarını gösterdiler.
Özkan, Yozgat’ın yetiştirdiği, profesyonel futbol oynamış gençlerden.
Yozgatspor’a geçen yıl teknik anlamda destek vererek çok büyük bir risk aldı.
Henüz hayatının baharında, futbolculuktan teknik adamlığa soyunmuş biri için hakikaten zor bir karardı ama o Yozgatspor için bu riski aldı.
Allah korusun Yozgatspor ligden de düşebilirdi.
Bu Özkan’ın hem Yozgat’taki ismine, hem de mesleğindeki karizmasına ciddi zarar verebilirdi.
Tabi Özkan kadar, ona inan, güç veren, destekleyen kulüp başkanı Halil İbrahim Yılmaz, yine Asbaşkan Mehmet Kıymazaslan ve diğer yöneticilerin inancını, kararlılığını da unutmamak gerekir.
Belki kimilerine Polat Özkan’la kumar oynama anlamına gelebilir ama bana göre ciddi bir inancın ve güvenin eseriydi geçen sezon ortaya konulan.
Nihayetinde Yozgatspor düşmedi bu inancın sayesinde.
Yeni sezon öncesi yine hazırlıklar yapılıyor, yine hedefler belirleniyor, yine kararlılık ortada.
Başta da ifade ettiğim gibi önemli olan her ne yapılacaksa bunu samimiyetle ortaya koyabilmek, yürütmek.
Onun dışında gerisi eminim ki gelir.
Bu noktada gerek taraftar, gerekse Yozgat kamuoyunun, basının üzerine düşeni yerine getirmesi, gerekli desteği vermesi gerekiyor.
Ortada bir samimiyet varsa bize düşen de ona sahip çıkmak, destek olmak değil midir?
Yozgatspor’un başarısı adına emek veren, mesai harcayan, ailesinin rızkını bu iş için pay eden genç arkadaşlara ben kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
Dilerim emekleri boşa çıkmaz.
Unutmadan bir şey daha söylemek istiyorum. Yazımın başında futbolun enteresanlığına dikkat çektim.
Her şey er meydanında gözüktüğü gibi olmuyor, özellikle de Türk futbolunda her türlü fırıldak, her türlü ayak oyunu oynanabilir.
Bu noktada genç yöneticilerin ve teknik ekibi dikkatli olmaya, geçmişte yaşananlardan ders almaya davet ediyorum.
Bu gün için son nokta konulacaksa onun adına da Yozgatspor’a başarılar diliyorum.
Allah yolunuzu açık etsin arkadaşlar.
SİYASET RÜZGARI
Memnun edemediğimiz milletvekili adayı
Pek tabiî ki biz gazetecilerin amacı birilerini memnun etmek değil.
Memnun etme gibi bir mekanizmaya da sahip değiliz Allah’tan.
Ama bir memnuniyetsizlik var ise -geçerliliği olmayan sebepler yüzünden- bu duruma çözüm bulamasak da en azından açıklık getirmek de yarar var diye düşünüyorum.
Aslına bakarsanız memnun olmayan milletvekili adayını -şimdi milletvekili oldu- adı, soyadı ile buradan açık açık söylemek istiyordum.
Yine söylerim çekincelerim yok Allah’a şükür hiçbir şekilde.
Hani geçerliliği olmayan sebepler dedim ya biraz önce, bunu da geçerliliği olan sebep olarak kabul ederler o yüzden es geçtim isim bölümünü.
Sonuçta memnun olmayan kendileri.
Basını yakınlıkları ve biraz da yağlama-yıkama pozisyonlarına göre sınıflara bölen siyasetçilerin haliyle alınganlıkları da oluyor.
40 gün haber yaptığınız bir siyasetçiyi, insanlık hali, olur ya unuttunuz bir kere, ya da bir alt satırdan yayınladınız, anında günah keçisi ilan edilirsiniz.
Bizim durum da biraz buna benziyor.
Neden o milletvekili adayının haberi seçim döneminde az yayınlandı da diğerlerininki çok yayınlandı.
Aslında diğerleri diye telaffuz edilen siyasetçiler de aynı partidendir.
Hiç üşenmedim gazetemizin internet adresine girip o vekilin ismini arattım kaç haber çıkmış onu saydım.
Onlarca haber var yayınlanan.
Bir gün erken, bir gün geç ama yayınlanmış en uygun şekilde.
Ama her ne hikmetse bir şekilde alerji yapmış olmalıyız ki memnuniyetsizlik veriyoruz.
Olsun çok da önemli değil aslında kimin ne düşündüğü.
Önemli olan kalpteki muhabbet. O muhabbet bizde ziyadesiyle var.
Hak edenin hakkını fazlasıyla veriyor İleri Gazetesi siyasi parti farkı gözetmeden.
Buradan özellikle söylemek istiyorum: şucu-bucu olan basınsa aradığınız bize bir beden büyük o işler, ama yok ayağınıza bassa da yazdıklarımız en doğrusundan kabul etmenin erdemini göstermek de size düşer.
Şimdilik anlatmak istediğim bu kadar, umarım anlaşılmıştır.