Altın ve dolardaki rekor yükseliş kimine görev krizin ta kendisi,
Başbakan başta olmak üzere birçok siyasetçi ve ekonomi kurmayına göre ise krizin alakası yok!
Borsa düşer, çıkar, altın tırmanırda tırmanır, dolar 2 binleri dahi bulur…
Birçok insanın parası bir gecede pul olur, kimisininki de derya deniz!
Ekonomiden pekala anlamam ama, ben yastık altı sermayeyi çok iyi bilirim.
Ekonomideki bu hareketlilik bir ekonomik krizi getir mi getirmez mi bilemiyorum.
Elbette ki temennimiz krizden yana olmadı hiçbir zaman.
Ama olası bir ekonomik çalkantıda Yozgat bundan nasıl etkilenir, benim tüm merakım bu!
Asgari ücretlinin hali malum,
İşçi-memur iki yakası bir araya gelmiyor.
Karı-koca çalışanların durumu biraz daha iyi.
Ama evde çalışan tek taraflı olunca tekliyor aile bütçesi haliyle.
Eğer eviniz varsa, kiraca değilseniz durumunuz biraz daha iyi demektir.
Yozgat gibi ekonomik kriterlerin tavana değmediği bir kentte haliyle lüksün boyutu, hayat standartları biraz daha kısalıyor.
Burası Yozgat,
Burası yastık altı sermayenin mezara kadar yastık altında kaldığı memleket.
Burası ekonomisi batakta, ama yastı altı sermayesi özel bankaları Yozgat’a yağdıracak kadar zenginlikte bir şehir!
Burası yastık altı sermayesi fabrikalar dikecek, yeni şehirler doğuracak,
Bir araya geldiğinde devlet bütçesinden borç kapatacak bir şehir.
Burası görünüşte fakir olmasına fakir ama yastık altında zengin şehir!
Yozgat’ta yastık altı sermaye yıllardır söylene gelir.
Yastık altı sermaye bir ara Yimpaş gibi büyük bir holdingi doğurmuş.
Ara sıra küçük çaplı doğumlar olmuş ama uzun süreli yaşamamış.
Yozgat’taki yastık altı sermayenin dışa yansıması bu kadar oldu.
Eminim hakiki manada ortaklık kültürüne sahip olsak ne holdingler, ne işletmeler, yatırımlar doğar Yozgat’ta.
Ama olmuyor, sanırım uzun bir müddette olmayacak.
Malum ekonomide şu sıra bir hareketlenmedir gidiyor.
Bir vatandaş olarak bakıyorum borsanın düşmesi beni etkilemiyor.
Dövizim yok ki arttığına sevineyim, ciddi manada döviz borcu olan varsa onları etkilemiştir bu artış.
Ama bu etkileşimin toplumun geneline sirayet edeceğini zannetmiyorum.
Banka faizleri de yükselmediğine göre bizlik bir şey yok.
Ama yastık altında altın ve dövizi olanlar küçük birer servet kazandılar.
Kötü günde lazım olur düşüncesiyle saklayanların dışında Yozgat’ta hatırı sayılır oranda yastık altı sermayenin olduğu bir hakikat.
Buradan hareketle baktığımızda bu gün bankalarda hiçbir işi, gücü, işletmesi olmadığı halde ciddi mevduatları olan vatandaşlar var.
Allah çok versin, gözümüz yok ama…
Memleket bu haldeyken milyonları yastık altında saklamak, yastık altında zenginlemek bana göre biraz bencillik.
Herkesin kendi parası istediğini yapmakta özgür elbette.
Benimkisi bir Yozgatlı olarak tavsiye, öneri, yıllardır süre gelen eksikliğin tespiti.
Eğer bu kentte yastık altı sermayenin bir bölümü piyasaya yansısın inanıyorum ki çok şey değişir.
Her şeyden önce ortaklık kültürü, ticarette karşılıklı güven denilen kavram yerleşmeye başlar.
Birlikten güç doğar diye boşa dememiş atalar, o güçle Yozgat’ta farklı yatırımlar tesis edilebilir.
Geçtiğimiz hafta iftar yemeğinde konuşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Özışık, son yıllarda ciddi manada gelişen silah sanayinin Yozgat’a getirebileceğini, bunun için de irtibatta olduklarını açıkladı.
Yozgat’ta silah sanayi ile ilgili bir üretimin yapılması demek kentin yatırım sektörü adına ciddi bir açılım yapmak anlamına geliyor.
Peki bir yatırımcı nasıl gelir Yozgat’a…
Ya kendi sermayesi ve teşvikleri kullanır ya da Yozgatlı işadamları ile ortak iştirakte bulunur.
Yastık altındaki paranın sıcağı ile yatıp kalkan, o parayla zenginleyen, ama bir türlü harcamayan bir adama ne şekilde bir yatırımdan bahsede bilirsiniz?
Bizim yastık altı sermaye sahibinden başkasına fayda getirmiyor.
Haliyle ekonomideki dalgalanma Yozgat’ı çok da ırgalamıyor, etkilemiyor!
Etkilenecek bir kesim varsa o da garibim esnaf ve asgari ücretli.
Yastık altından geçinenlerin şehrinde bu güne kadar neden doğru dürüst bir yatırım olmadığını şimdi anladınız mı?
YOZGAT RÜZGARI
ESENTEPE’NİN EZAN SORUNU!
Ne zamandır değineyim diyordum kısmet olmuyordu.ESENTEPE’NİN EZAN SORUNU!
Esentepe’de (bana göre) ciddi bir ezan sorunu var!
Hemen konuya açıklık getireyim:
Polis Evi’nin karşısı, Tarikçilik Petrol civarı, Trafik Bölge Müdürlüğü güzergahı…
Burası geniş bir oturuma sahip…
Bu bölgenin her iki tarafında cami var…
Var olmasına var ama binaların yüksekliğinden midir, ya da camilerdeki ses sisteminin yetersizliği mi biraz önce saydığım güzergaha ezan sesi duyulmuyor.
Ramazan ayında insanlar bu eksikliği daha çok hissetmiş olacaklar ki, ta bana kadar geldiler.
İftara ezan okunsa duymuyoruz, sahur desen kulak kabartmadan duymak zor, diğer vakitlerden umudu kestik diyor insanlar.
Esentepe’nin bir bölümünde ciddi ciddi ezan sesine hasret yaşıyor insanlar.
Zaten yeni yapılan binaların duvarları, camları ses geçirmiyor.
Bir de ezan sesi ulaşmayınca insan bir garip oluyor!
Vatandaşın meramı böyle, çözümü basit ama top yetkililerde!