Gazetemiz eski Yazı İşleri Müdürlerinden, araştırmacı gazeteci-yazar ve Yozgatlı gazeteci Saygı Öztürk’ün, “Her şeyi yakaladık, FETÖ’cü savcı örtbas etti” başlığıyla kaleme aldığı yazı kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Öztürk, yazısında Atatürk’ün sağlığında kullandığı Savarona yatının, insan ticareti ve fuhuş iddialarına nasıl alet edildiğini ve yürütülen soruşturmanın hangi aşamada akamete uğradığını, dönemin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan’ın anlatımlarıyla gündeme taşıdı.

Saygı Öztürk Yazı (1)

“Epstein Skandalının Türkiye Ayağı” İddiası

Yazıda aktarılan bilgilere göre, 2010 yılının Haziran ayında Terör ve Organize Suçlarla Mücadele kapsamında görev yapan Cumhuriyet Savcıları Yusuf Hakkı Doğan ve Sabri Yılmaz, yürüttükleri gizli soruşturma sırasında son derece ciddi iddialara ulaştı. Savcılar, dönemin Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Osman Vuraloğlu’na çıkarak; Rusya ve Ukrayna’dan getirilen 14-15 yaşlarındaki kız çocuklarının, bazı “kirli” organizasyonlarda kullanıldığını ve bu organizasyonlarda Savarona yatının da yer aldığını tespit ettiklerini aktardı.

Başsavcı Vuraloğlu’nun, “Kime ve nereye kadar uzanıyorsa gereken yapılsın, sonuna kadar yanınızdayım” talimatını verdiği, soruşturmanın bu doğrultuda büyük bir gizlilik içinde yürütüldüğü ifade edildi.

Epstein Adası’ndaki Türk Çocuk (2)

Soruşturma Sırasında Kritik Gelişmeler

Soruşturma kapsamında Antalya’da ünlü bir otel ve işletmecisinin de dosyaya girdiği belirtilirken, savcı Doğan’ın anlatımına göre; izleme ve teknik takipler sırasında Ukrayna ve Rusya’dan getirilen reşit olmayan kızların, Antalya Havalimanı’ndan doğrudan söz konusu otele götürüldüğü belirlendi. Kimlik kontrollerinde kızların yaşlarının 15, 16 ve 17 olduğu tespit edilirken, Kimlik Bildirme Kanunu’na rağmen otel kayıtlarına geçirilmedikleri ortaya çıktı.

Ayrıca Savarona yatının İzmir Çeşme’den geldiği, kızların daha sonra bu yata bindirildiği ve organizasyonların burada devam ettiği belirlendi. Bu gelişmelerin ardından operasyon kararı alındı.

Savarona’ya Operasyon ve Tutuklamalar

Eylül 2010’da Savarona yatına düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi suçüstü yakalandı. Operasyonda, yat üzerinde fuhuş ve insan ticaretine ilişkin delillere ulaşıldığı, yabancı uyruklu ve Türk vatandaşlığına geçmiş bazı isimlerin gözaltına alındığı belirtildi. O dönemde adı geçen isimler arasında, Türk vatandaşlığına geçerek Tevfik Arif adını alan Kazakistan uyruklu bir iş insanı ile Alexander Boskoviç de yer aldı.

Soruşturma sürecinde İsrail makamlarının bilgi talebinde bulunduğu, ancak gizlilik gerekçesiyle bu talebin reddedildiği de aktarıldı. Şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Saygı Öztürk Yazı (3)

Soruşturma Savcısının Görevden Alınması ve Dosyanın Kapatılması

Ancak soruşturma devam ederken, savcı Yusuf Hakkı Doğan’ın Denizli’ye tayin edilmesi süreci kökten değiştirdi. Dosya, daha sonra Osman Şanal isimli savcıya devredildi. Şanal’ın, dosyada takipsizlik kararı verdiği ve soruşturmanın bu aşamada kapatıldığı ifade edildi. Osman Şanal’ın ilerleyen yıllarda FETÖ davası kapsamında tutuklandığı bilgisi de yazıda yer aldı.

Sarıkaya’da köy yollarında iyileştirme çalışmaları sürüyor
Sarıkaya’da köy yollarında iyileştirme çalışmaları sürüyor
İçeriği Görüntüle

Yargılama Süreci ve Tartışmalı Kararlar

Dosya daha sonra Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, olayın insan ticareti suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek kararı bozdu. Yeniden görülen davada bazı sanıklar ceza alırken, bazıları ise beraat etti.

Savcı Doğan, özellikle 18 yaş altındaki çocukların kullanılması durumunda Türk Ceza Kanunu’na göre bunun açık şekilde insan ticareti suçu olduğunu, ancak yargılama sürecinde bu yönde ciddi zorluklarla karşılaşıldığını dile getirdi.

Saygı Öztürk Yazı (2)

Savarona İçin Müze Önerisi

Soruşturmanın en önemli sonuçlarından birinin, Savarona yatının amaç dışı kullanımının belgelenmesi olduğunu belirten Doğan, ilgili bakanlıklarla yapılan görüşmeler sonucunda yatın müze haline getirilmesi ve bu tür olaylardan uzak tutulması yönünde adımlar atıldığını vurguladı.

“İşin En Acı Tarafı”

Yusuf Hakkı Doğan, soruşturmanın ardından kendisinin ve birlikte çalışan birçok güvenlik görevlisinin farklı dosyalarla ilişkilendirilerek görevlerinden alındığını, bazılarının tutuklandığını, kendisinin ise tayinle görevden uzaklaştırıldığını ifade etti. Doğan, yıllar sonra Yargıtay üyeliği yaptığını ve emekliye ayrıldığını da sözlerine ekledi.

Saygı Öztürk’ün yazısı, Türkiye’nin yakın geçmişinde yürütülen kritik bir soruşturmanın nasıl sonuçsuz bırakıldığına dair çarpıcı iddiaları yeniden gündeme taşırken, Savarona yatının dahi bu tür suç iddialarına konu edilmesinin kamu vicdanında derin bir rahatsızlık yarattığına dikkat çekiyor.

Kaynak: Sözcü