Milletvekiline sözlükte; demokratik ülkelerde genel seçimler ile seçilerek parlamentoda halkı temsil hakkı kazanan kişi deniliyor.
Modern ülkelerde ise; iki aşamalı meclisler olduğu için, milletvekili genelde alt kanattaki üyelere verilen isim oluyormuş. Yani üst kanadın senato gibi farklı bir ismi varmış.
Türkiye\'de tek meclis olduğundan TBMM üyelerine milletvekili deniliyor.
Bunlar milletvekilinin kurumsal açılımı, sözlük anlamı...
Bizim ülkemizde mecliste milleti 550 kişi temsil ediyor.
Allah devlete, millete zeval vermesin diye edilen kutsal duanın, temenninin tam ortasında yer alıyor milletvekili.
Milletin devlete saygısı Meclis\'e, doğal olarak milletvekiline duyduğu izzeti terbiye ile şekillenir.
Bizim için milletvekilliği önemli bir meslek, önemli bir sanat...
Milletvekilliği sanat, çünkü milletin içinden, milleti tanıyan insanların devleti yönetme sanatı.
Onların sanatı milletin karakteri ile ölçüşür.
O karakter kimi zaman zafiyete uğrasa da millet için vekili kutsal bir değerdir.
Milletin vekilliği noktasında meclise seçilerek gidenlere verilen yetki mekanizması son yıllarda daralsa da kişinin kabiliyeti ve mahareti çok önemlidir.
Millet olmanın zorluğunu yaşayarak gittikleri meclis çatısı altında vekilliğin de ne denli zor olduğunu bilerek giderler Ankara\'ya...
* * *
Milletvekilin vebali ile oturdukları koltuklarda verdikleri her karar gerek bu dünyaları gerekse ahir dünyalarını şekillendirecektir.
Aslına bakarsanız ateşten bir gömlek milletvekilliği...
Bekir Bozdağ,
Ertuğrul Soysal,
Yusuf Başer,
Ve Sadir Durmaz, o sorumluluğun ve vebalin bilinciyle gittiler Ankara\'ya...
Sayılarının 6\'dan 4\'e düşmesi Ankara\'daki etkinliklerini ne derece etkiledi bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek var ki, iktidar milletvekilleri Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer\'in işi bir değil iki kere zor Ankara\'da.
Çoğu zaman siyasetin içinde olmuş bir gazeteci olarak, şunu rahatlıkla söyleyebilirim; her ne kadar Sayın Soysal ve Başer iktidara mensup milletvekilleri olsalar da işleri kolay değil.
Temsil ettikleri makamın etki ve yetkilerinin soyutlanması, bir anlamda pasifize edilmesi haliyle milletvekilinin hareket alanlarını daraltıyor.
Ama şu da bir gerçek ki millet, vekilin yetkisinin azaldığına, çoğaldığına, hareket alanının darlığına, genişliğine bakmaz!
Vekilin maaşı yetiyormuş, yetişmiyor muş ona bakmaz!
Maaş konusuna girmek istemiyorum çünkü ben vekilin maaşının yerine göre yeterli gelmediğine, ama emekli olduktan sonra rahatlıkla yetebileceğine inanıyorum.
* * *
Gelelim \"Yozgatlı vekilini görmek istiyor\" bölümüne...
Elbette ki insanlar oy verdiği, meclise gönderdiği insanları, temsilcilerini Yozgat\'ta da görmek istiyor.
En azından düğünde, bayramda, cenaze de görme gibi bir arzu doğuyor insanlarda.
Bizim insanımız saf gönüllüdür, her ne kadar beklentileri olsa da bu dünyaya dair, küçük bir hatırlanma, hal hatır, tebessüm ve selama değer verir.
Yani bir selam çok şey unutturur; kızgın, üzgün, kırgın kalplere.
Canım, milletvekili meclisteki işi gücü bırakıp her gün Yozgat\'ta mı olmalı?
Her zaman değil ama en azından lüzumlu anlarda, hatırlanması gereken zamanlarda olsun...
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yoğun mesaisine rağmen Yozgat\'a bir şekilde gelip gidiyor.
Zira, Sayın Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer de bir ayağı Yozgat\'ta vekiller.
Mesela Başer\'e sokakta yürürken her an rastlayabilirsiniz!
* * *
Milletin vekilini görmesi iyi, hoş, güzel...
Ama iki gönül bir olunca samanlık seyran olmuyor her zaman!
Yozgat hizmete aç, Yozgatlı hizmete susuz!
Yozgatlı vekilini herhangi bir düğünde, toplantıda, bayramda, seyranda görmek istiyor ama...
Ama; söz istiyor!
Bir söz, kentin geleceğine dair.
Vekilini açılışta görmek istiyor ama yeni açılışlar, müjdeler bekliyor.
Hizmete dair söz bekliyor!
Yozgat\'ın ihtiyaçlarına dair yapılanları, yapılması gerekenleri, umut ışığı bekliyor vekilinin iki dudağının arasında.
Hoş, beş, hatır, gönül, ağırlanma iyi, hoş da ya devamı...
Yozgatlı vekilini eli boş gelip, eli boş gidenler olarak görmek istemiyor.
Sokakta, düğünde, bayramda, seyranda vekili görme kısmına diyecek yok!
İnsanların beklentisi var her ne kadar temsil makamına iletmede zorluk yaşasa da.
Yozgat\'ın beklentisi var her ne kadar dile getirecek bir halk, sivil toplum kuruluşu bulunmasa da...
Bir de bunun yanı sıra o beklentileri dile getirmede basın camiası yetersiz ya da etkisiz kalırsa,
İşte o zaman gelen ağam, giden paşam muhabbeti çıkıyor ortaya.
Milletvekilliği kavramını etkisiz ve yetkisiz bir makam haline dönüşmesinde en çok da bu sebep oldu.
Geleni ve gideni ağırlamak iyi, hoş ama gönül icraat umuyor, icraat bekliyor...
Yoksa biz geleni de gideni de baş tacı etmeye ezelden beri idmanlıyız, alışığız.