Seçim sathı mahallinde beklenen yoğunluğu yaşayamasak da milletvekili aday adaylığı müracaatlarının yapıldığı süreç durumu biraz kurtarmıştı.
    Özellikle mülakat sonrası siyasi arenada seçim öncesi suskunluk yaşayan Ak Parti’nin yerini MHP ve CHP aldı.
AK PARTİ ADAY ADAYLARI ANKARADA MI?
    Ak Parti’de aday adayları arasında yer alan mevcut milletvekilleri de dahil diğer 31 aday adayı bir anda kayıplara karıştılar.
    Milletvekilleri meclisteler ya diğerleri.
    Ankara’ya mülakata gidenin sesi, soluğu kesildi.
    Birkaç tanesinden haberdarız, diğerleri Ankara’da yakın markaj durumu.
MHP BİRAZ HAREKETLİ
    MHP’de de aday adaylarının açıklanmasının ardından, biraz olsun hareket yaşandı.
    MHP’den beklenen aday tanıtım töreni yapılmasa da 9 aday adayından 8’i seçim arenasındaki yerini aldı. MHP aday adaylarından genel başkan yardımcısı ve Yozgat milletvekili Mehmet Ekici’yi henüz seçim arenasında görmedik.
    Sanırım Sayın Ekici de, adaylık kesinleşinceye kadar Ak Parti’nin aday adayı milletvekilleri gibi suskunluğunu koruyacak.
    Pazar günü yapılan ‘Gönül Seferberliği’ toplantısını bu gün değil ama yarın derinlemesine konuşacağız.
CHP SÜRPRİZ İSİM…
    CHP bir süredir hareketli.
    Pazar günü yapılan ön seçime 7 milletvekili aday adayı katıldı. Tabi herkes gibi bizim de gözümüz Ali Keven’deydi.
    Acaba CHP’liler emektar siyasetçiye nasıl bir destek vereceklerdi?
    Saat: 18:30 ve sandıklar açıldı.
    Listede sürpriz isim CHP şokta.
    Aslına bakarsanız Boğazlıyan bölgesinin Ak Parti ya da CHP’den bir aday istiyordu.
    Ak Parti’de olur mu bilinmez ama CHP’de oldu.
    Emektar siyasetçi Ali Keven’in 1191 oyuna karşılık Boğazlıyan bölgesinin adayı Ali Ayık 1482 oyla dünkü ön seçimin Yozgat’taki sürpriz ismi oldu.
    Bana göre adayların belirlenmesinde demokratik bir yol olan bu seçimin bu şekilde tecelli etmesine kimsenin yorumu olamaz elbette.
    Ama şu bir gerçek ki, Ali Keven artık 2. sıra.
    Ve şunu herkes iyi biliyor ki, varsa CHP’nin bir vekil hakkı o da 1. sıra için geçerli.
    Anlaşılan o ki CHP’de Ali Keven’e yine milletvekilliği yolu kapandı.
    Keven’in yaşadığı bu şok ilk değildi ama sanırım son olacak.
    Görünen o ki Boğazlıyan dahil, o bölgede yer alan Uzunlu, Çandır, Çayıralan, Yenifakılı’da oyların büyük bölümünü blok olarak Ali Ayık aldı.
    Haliyle Yozgat’taki üyeler 4 kişilik listeye Ali Ayık ismini koyunca ortaya bu sonuç çıktı.
    CHP’de sandığa yansıyan sonuç siyasetin de anlamı oldu aslında.
    Siyasette her an her şeye hazırlıklı olmak gerekiyor.
    Ali Ayık’ı tanıdıkça CHP hakkında daha çok konuşacağız.
    Şimdilik bize düşen sonuçların CHP’ye hayırlı olması.
    Seçim öncesi siyasi arenada Yozgat’ın bir Pazar gününe sığdırdığı gündem bunlarla sınırlı değil elbette.
BBP İDAM DİYOR AMA…
    BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, partisinin toplantısına katıldı.
    Topçu’nun gündeminde ‘idam’ vardı.
    Konuşmasında daha çok demokrasi havarilerine çatan Topçu’nun idama dair söylemi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1997 seçimleri öncesi konuşmalarına benziyordu.
    MHP de idamı istemiş ama çok ortaklı bir iktidarda bırakın idamı uygulamayı, diğer partilerin idamı kaldırmasına mevcut sayısı ile engel olamamıştı.
    Bazen akıllar yetiyor, fikirler yetiyor ama güç yetmiyor.
    Çoğu zaman mevcut milletvekili sayınız yetmiyor, kimi zamansa gizli bir güç muhalefetken söylediğinizi iktidarken yapmanıza izin vermiyor.
    Sayın Topçu’nun konuşmalarında vurguladığı ‘idam’ın getirilmesi isteği 80 milyonluk Türk milletinin temel isteği.
    Ama bu ne kadar gerçekleşir tartışma götürür.
    BBP’ye seçim öncesi moral kaynağı olan bu toplantı gayet verimli geçti.
    BBP genel seçime nasıl bir görüntüyle girer, kendi oyları, parti amblemimi geçerli olur bilemiyorum ama.
    O yüzden BBP’nin söylemlerini şimdilik izliyor, not alıyor, takip ediyorum.
    Yozgat’ta önemli üç siyasi partide de hareket vardı Pazar günü.
    Bu yoğunluğa bir de bakan programı eklenince adeta tuz biber oldu.
    Yoğunluk olsun elbette, iş olsun yeter ki, günü, saati fark etmez.
    Biz çalışırız, yeter ki bu hareketlilikten kazanan Yozgat olsun.
KARACABAY’IN ADINA HÜRMET OLDU
    Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, sabah başlayıp, akşamın karanlığına kadar sürecek bir Yozgat programı gerçekleştirdi.
    Demir, 2009 yılında trafik kazası sonucu vefat eden Hayırsever İşadamı Adem Karacabay’ın adını taşıyan lise ve pansiyonun açılışını da yaptı.
    Yenifakılı gibi bir ilçede hayırseverin yaptığı, emek verdiği bir okulun bakan tarafından açılması hakikaten onur verici bir durum.
    Bakanın diğer programları da önemliydi ama eğitime destek veren hayırsever işadamının unutulmaması hakikaten özel bir davranıştı.
SİYASET RÜZGARI
MHP her şeyi konuşmak zorunda
MHP’de bir ‘Gönül Seferberliği’ başladı…
    Aslına bakarsanız bu seferberlik Yozgat’ta çok önceden başlamalıydı. Ama geç kalınmış değil elbette.
    Pazar günkü toplantının BBP’nin programıyla aynı saate ve paralel güzergahlara tevafuk etmesi ise ayrı bir konu.
    MHP’nin toplantısı basına kapalı gerçekleşti.
    Kapalı bölümde neler konuşuldu, içeriği nasıldı, nasıl bir sonuç çıktı henüz bilgi sahibi değilim.
    Açıkçası neler konuşulduğundan çok ortaya çıkan sonucu merak ediyorum.
    MHP’nin Yozgat’ta ciddi anlamda gönül seferberliğine ihtiyacı var mıydı, hem de acil bir şekilde.
    Bu seferberlik de ancak ve ancak ülkücüler arasında kurulacak gönül köprüleri ile mümkün olur.
    MHP’nin her şeyden önce kendi içinde bir “vefa”, “özgüven”, “özeleştiri”, “samimiyet” gibi hissiyatlara ihtiyacı var.
    Her şeyden önce MHP’li kendine vefalı olmak zorunda.
    Kendini dinlemek, kendini anlamak, kendine ayna tutmak zorunda.
    En azından Yozgat’ta bunları yerine getirebilmeli.
    Tüm bunlar tabanın sesinin ta yukarılara duyulması, oy veren, gönül veren kitlenin dikkate alındığının gösterilmesi gerekiyor.
    MHP, vefatının 14. seneyi devriyesinde Merhum Alparslan Türkeş’le tabanı ile bir bütün, aynı inanç ve hedef üç genin de var olmuş bir siyasi parti.
    Bu gün MHP’nin ihtiyacı olan tek şey kendini dinlemekten başka bir şey değil aslında.
    Partinin genel başkanı Ankara’da son birkaç yıldır bunu az veya çok yerine getiriyor.
    Eğer Pazar günkü toplantı kendini dinleme adına bir adımsa ne ala, ama yok sadece propagandadan öteye gitmeyecekse zaten ne demek istediğimi 12 Haziran akşamı göreceğiz.