Evet, sahne bu kez Arap Şeyhleri’nin…

Hoş geldiniz ağam, başım gözüm üstüne…

Bizden sonuna kadar misafirperverlik.

Arap’ın şeyhi de gelecek, Çin’in çekik gözlüsü de.

Yatırım yapan, istihdam oluşturan, insanlara ekmek, aş kazandıran kim olursa Yozgat’ın baş tacı.

Zaten o konuda yıllarca sıkıntı çekmedik.

Öyle ki işadamıyım diye dolandırıcılık yapanları bile baş tacı etmedik mi?

Adamlar devletin makamları ile görüşüp bir de protokol (!) dahi imzaladı!

Ona da olsun dedik…

Benim takıldığım konu, Arap Şeyhleri’nin Yozgat’a yatırım için gelecek olmasında değil.

Buyursun gelsinler, gerekirse evimizde dahi misafir edelim.

Önceki akşam Galata Otel’de Ankara ve İstanbul’dan işadamları bir araya gelmiş.

Hatta ziyaretçi heyetin arasında bulunan Ankara Sanayi ve İş adamları Derneği (ASAD) Başkanı hemşerimiz Selahaddin Şahin de Yozgatlıymış.

Ne güzel değil mi Sevgili Yozgatlılar.

Bu güne kadar sayısız işadamları misafir ettik, ağırladık, reklamımızı yaptık, en azından yapmaya çalıştık, arsalar tahsis ettik…

Ama bakıyorum da istihdam alanı üretme, iş sektöründe hareket oluşturma adına dışarıdan gelenlerin bu gün esamesi dahi okunmuyor.

Yanlış anlaşılmaya mahal vermek istemem, boşa kürek çektik de demiyorum.

Hakiki niyetle yapılan hiçbir iş boşa gitmiş değildir.

Yatırımcı gelmediyse en azından reklamımızı yaptık.

Aradan geçen zamana bakıyorum, ben bu mesleğe başladığımda kaç yaşındaymışım, şimdi kaç yaşındayım.

Neredeyse üçüncü nesil kuşağa teslim edeceğim Yozgat’ı ama ortada istihdam adına hiçbir şey yok.

Devletin yatırımları olmasa ortada tık yok!

Nerede bu işadamları, nerede yatırımları.

Allah aşkına bir tanesi dahi gelip, küçük bir işletme de olsa kuramazlar mı?

ORAN Genel Sekreteri Mustafa Palancıoğlu, Arap Şeyhlerini Anadolu’ya davet etmek için girişimlerde bulunduklarını açıklamış.

Palancıoğlu, Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde daha çok gerçekleşen bu tür ziyaretleri Kayseri, Sivas, Yozgat için planladıklarını belirtmiş.

Arap Şeyhlerinin Yozgat’a gelmesi hakikaten önemli bir olay.

Boşa atılmış bir adım olarak görmüyorum.

Buradan ORAN Genel Sekreteri Mustafa Palancıoğlu ve Yozgat’taki temsilcilerini uyarmak istiyorum.

Biz bu güne kadar sayısız işadamını Yozgat’ta misafir ettik.

Projeler hazırladık, yol haritaları belirledik, şükür biraz mesafe kat ettik ama bu benim Yozgat’ı emanet edeceğim üçüncü kuşak için yeterli değil.

Hatta benim devraldığım Yozgat’a göre eksilmiş bir yatırım profili var ortada.

Şuana kadar yapılmış sayısız girişimlere şahit oldu Yozgat.

Başbakanın “Süper Danışmanı”nı dahi misafir ettik.
Yurt dışında yatırımla ilgili önemli bir görevde bulunuyordu bu şahıs.

Başbakandan özel yetkili, direk başbakana hesap verecek bir konumda göreve getirildi.

Ülkeler arası yatırım ağı kurmakla görevli bu insana da Yozgat’ı gezdirdik.

O ziyaret sonrası yazdığım habere, kaleme aldığım köşe yazısına bakıyorum da inanın kendimden utanıyorum.

Ne umutlar beslemiş, ne hayaller kurmuştum Yozgat adına.

İyi ama kardeşim adam başbakan adına gelmiş, Süper Danışman kolay mı?

Siz benim yerimde olsanız heyecan duymaz mıydınız?

Velhasılıkelam bu zatın bırakın Yozgat’a, Türkiye’ye dahi hayrı olmadı.

Hatta yardımcılarından bir tanesi de Yozgat Akdağmadeni’ndendi.

Yani Sevgili Yozgatlılar, Arap Şeyhlerini Yozgat’a davet etmek iyi, hoş, hatta heyecan verici ama ben bundan öncekilerini de biliyorum.

Yozgat’ın mazisinde kocaman bir yanılmışlık var!

Demek ki bir yerde ya eksik kalıyoruz ya da hata yapıyoruz.

Veya devamını getirmede sıkıntı yaşıyoruz.

Bazen acaba bu tip girişimleri sırf iş olsun diye mi yapıyoruz gibisinden fesat bir düşünceye de girmiyor değilim yani…

Ben fesat düşünüyor olayım hiç önemli değil.

Ama ortada netice, somut bir kazanç olsun!

Madem Arap Şeyhleri Yozgat’a gelecek, davet edilmiş; adamlar neden hoşlanır, yatırım portföylerinde neler var, Yozgat bu portföyün ne kadarına hitap ediyor…

Ne yerler, ne içerler, hangi dilden anlarlar bunları iyi tespit etmek gerekiyor.

Yoksa gelen gidiyor bir daha gelmiyor…

Bizim hevesimiz de her defasında kursağımızda kalıyor.

Bu tür organizasyonların temsil makamları belli, benim ne dediğim çok önemli değil aslında geçmişe bakıp biraz ders çıkarmakla çok şey anlamak mümkün.

Dün dünde kaldı demek isterdim ama dünün yansıması bu günü yaşarken dünü unutmadan yaşamak ne mümkün.

Kaygılarım, telaşım, endişem işte bu yüzden. 

Yoksa gelen ağam, giden paşam!

DANIŞTAY KARARI VE ŞEKER

Danıştay geçtiğimiz günlerde Yozgat Şeker Fabrikası’nı da yakından ilgilendiren bir karar verdi.

Danıştay’a açılan özelleştirmenin iptali ile ilgili talep reddedildi.

Hatırlarsanız daha önce Anayasa Mahkemesi Şeker’in özelleştirilmesini engelleyen bir karar vermişti.

Danıştay’ın vereceği karar haliyle Şeker Fabrikası’nın geleceği adına önemliydi.

Şeker-İş Sendikası’nın itiraz hakkı ama var ama sonuç ne olur Allah bilir.

Umutsuzluğa sevk etmek istemem adına bu tür gelişmeler Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinde nihayete veren gelişmeler.

Böyle giderse Yozgat da şeker fabrikasını kaybedebilir.

Daha önce de söyledim, alan firma fabrikayı kapatır mı, üretime devam eder mi o durum muallak…

Özelleştirme politikalarına bu yüzden fazla güvenmiyorum.

Allah sonumuzu hayretsin demekten başka bir şey gelmiyor elimden, umarım elinden bir şey gelenler sessiz kalmaz.