Kürşat 40 arkadaşı ile Çin Sarayı’nı bastığında öleceğini çok iyi biliyordu.
Yüzlerce, binlerce, on binlerce Çinli savaşçıya karşı kahramanca mücadele eden 40 yiğidin efsanesi,
Türk milletinin demir dağları eriterek Anadolu’yu yurt edinme süreci,
Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile şekillenen bir Türk tarihi,
Nihayetinde günümüz Türkiye’si…
Elbette ki tarihimiz üç cümleyle özetlenecek kadar ne basit ne kalemin haddi Türk milletinin geçmişini tahlil etmek.
Ama bir gerçek var ki o da şan, şeref ve onurlu bur maziye sahip ecdadın torunları olarak yaşıyoruz bu toprak üzerinde.
Türk tarihini yazanlar maalesef bu gün bir birinden çok uzaktalar.
Uzak ama dünyanın her yerinde izi, nefesi, adı var. Farklı din ve dinlere sahip olsalar da dünyada hatırı sayılır bir Türk nüfusu var.
O nüfus ki, dünya üzerinde yaşayan İslam coğrafyasını da içine kattığınız vakit durdurulmaz bir güç, bir cihan devleti anlamı taşıyor ki, tarihte bizim ecdadımız bunun adına “Kızıl Elma” demiş.
Kızıl Elma söyle mi, ilk bakışta milliyetçi, aşırı uç, ırkçı gibi dursa da aslında temelinde ilahi kelimetullah olan Türk-İslam sentezinin temelinde Allah inancı yatan bir milliyetçiliğin ta kendisidir.
Bu gün Fetullah Gülen ve cemaatinin yıllardır verdiği mücadele, ortaya koyduğu duruş, dünya devletlerinde dalgalandırdığı ayyıldızlı Türk bayrağının adıdır Kızıl Elma…
Bu gün dünyayı Türkiye’de bir araya getiren ‘Türkçe Olimpiyatları’dır Kızıl Elma…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanının dış dünyada dik duruşu, vakur tavrı, Davos’taki Onu Minute’dir…
Atatürk’ün gözündeki ışık,
Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın atının yelesindeki gizli sır,
Bu gün Kızıl Elma bir çocuğun varlığının temelinde yatan şuurla yetişmesi,
Sağcısı, solcusu vatana olan sadakati,
Milletvekilinin Atatürk’ün ruhunun yaşadığı Meclis çatısı altında ettiği yemin,
Hatta bir gazetecinin kalemini bükmeden yazdığı yazıdır.
Yıllarca bir siyasi çizginin hayat felsefesi olarak duran, özünde doğru bir idol olan, aslında vatanını seven, gönülden bağlı olan her Türk’ün dünya çizgisidir ‘Kızıl Elma’.
* * *
Ecdadı büyük bir şan, şeref, adalet ve inanç temeli üzerine kurduğu vatan toprağının sadece bir bölümünde yaşayan biz Türkler’in aslında bu kadar olmadığını hatırlatan bir proje “Türk Dünyası Kültür Merkezi”.
Bu proje dünya Türklüğünü uyandıracak, ışık tutacak, titreyip kendine döndürecek özünde büyük bir proje.
Projenin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destek ve himayesinde, bir Yozgatlı tarafından hazırlanmış olması ise Yozgat için hakikaten büyük bir şans, vesile…
Yıllarını vatanı ve milletine hizmete adamış, dünyayı, dünyayla birlikte Türk milletini yakından tanıma fırsatı bulan değerli Yozgatlı Alhan Altan Araslı’nın projenin detayları ile ilgili açıklamasını daha önce de sizlerle paylaşmıştım.
Yoğun mesaisine rağmen geçtiğimiz haftalar içinde Yozgat’a gelen Araslı Bey’le, Belediye Başkanı Yusuf Başer’i makamında ziyaret ettik.
Kısmet olursa yakın zamanda projeyi başlatacak, duyuracak, hayat bulması adına önemli bir adım sayılacak “Türk ve Akraba Milletler Buluşma Şöleni” düzenlenecek Yozgat’ta.
Bu şölene dünyanın dört bir yerinden Türk’ler, yani akrabalarımız, yani soydaşlarımız gelecekler.
Şölenin toy havasında geçmesi adına Belediye Başkanı Yusuf Başer’in ortaya koyduğu destek hakikaten önemli.
Projeye başından beri sahip çıktı Sayın Başer.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da Cumhuriyet Meydanı’nda son yaptığı konuşmada projeye de değinerek, “Gereken çalışma yapılacak” mesajı verdi.
Projenin Yozgat, Türkiye ve Dünya Türklüğü adına önemi çok büyük.
Dünya üzerinde farklı noktalarda birçoğu bir birinden habersiz yaşayan Türk milletlerinin bir birbirini tanıması, fark etmesi,
Bu tanışıklığın Türkiye’de yaşanıyor olması,
Merkezinde ise Yozgat’ın bulunması ne demek biliyor musunuz?
Türkiye’nin dünya lideri olma yolunda verdiği mücadelenin düğüm noktası olacak bu proje.
Yozgat’ta büyük bir alan üzerinde en az 50 milletin; kültürünü, evini, yaşantısını, sanatını tanıtacak evler kurulacak.
Burası koca Türk dünyasının küçük bir minyatürü ama tek örneği olacak.
Projenin Yozgat’ta hayat bulması için Sayın Alhan Altan Araslı büyük bir mücadele veriyor.
O mücadelenin devletin ve siyasi yelpazenin önemli makamları tarafından destek bulması, her şeyden önemlisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın projenin doğuşunda destekçi olması çok önemli.
Bu projeye Yozgat’ın dinamiklerini oluşturan kişi ve kuruluşların her şeyi ile sahip çıkması şart ötesi şart!...
Şimdilik her şey yolunda gidiyor.
Türk ve Akraba Milletler Buluşma Şöleni’ni yaptığımız takdirde projenin hayat bulması adına yolu yarılamışız demektir.
Başından beri projenin kenarından, kıyısından, bir tarafından da olsa tutmaya çalışıyorum.
Aklım ne kadarına erer, neyi nasıl yaparım bilemiyorum ama duyduğum heyecan tarifsiz.
Yozgat’ın geleceği, ülkemizin dünya üzerinde yerini, bir milletin kaderini doğrudan ilgilendiren projenin uygulanması için gücüm yettiğince mücadele etmeye çalışacağım.
Sayın Araslı’nın verdiği emek hakikaten takdire şayan.
Allah ondan ve projeye destek çıkan herkesten razı olsun.
Geleceğimiz adına, çocuklarımızın yarınları adına endişe duyduğum bir dünyada uygulandığı takdirde yarınlara önemli bir köprü kuracak projeye yüreğinde kaygı duyan, küçük de olsa vatanın yarını adına endişe duyan herkesin güç vermesi gerekiyor!
Bu proje Türk’ün dünya projesi…
Biz o dünyanın ta kendisiyiz.
O halde kendi dünyamızı kurmak, süper güç Türkiye’yi kurma adına vesile olmak, tuz, biber, küçük bir nokta da olsa iz bırakmak adına tutmalı bir yerinden.
Hiç olmazsa dokunmalı buradayız demek adına.
Türk’ün dünya projesinde buluşmak dileğiyle, gönlünüzdeki kızılma hiç solmasın temennisinde bulunmak istiyorum karlı Yozgat gününde.