Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mustafa Yılmaz, araştırma görevlilerinin kariyer gelişimi ve özlük hakları açısından yaşadığı sorunların açıklığa kavuşturulmasını istediklerini bildirdi.
Türk Eğitim Sen, üniversitelerde 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamında görev yapan araştırma görevlilerinin kadro derecelerine ilişkin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Araştırma görevlilerinin hizmet süreleri, öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerindeki ilerlemelere rağmen üst dereceli kadrolara atanma konusunda karşılaştıkları sınırlamaların giderilmesi amacıyla Yükseköğretim Kuruluna resmi başvuru yapıldı.
Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mustafa Yılmaz, sendika tarafından YÖK'e gönderilen yazıyla araştırma görevlilerinin 3. derece ve daha üst dereceli kadrolara atanabilmelerinin önündeki hukuki ve idari engellerin açıklığa kavuşturulmasının talep edildiğini belirtti.
Araştırma Görevlilerinin Kadro Sorunu Gündeme Taşındı
Sendikanın YÖK'e gönderdiği başvuruda, araştırma görevlilerinin yükseköğretim kurumlarında yürütülen eğitim, öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğine dikkat çekildi.
Söz konusu personelin sürekli nitelikteki akademik kadrolarda görev yaptığı ve kamu hizmetine uzun yıllar katkı sunduğu ifade edilen başvuruda, araştırma görevlilerinin hizmet süreleri ve kazanılmış hak aylık derecelerindeki ilerlemelere rağmen 3. derece ve daha üst dereceli kadrolara atanma konusunda çeşitli sınırlamalarla karşılaşabildiği belirtildi.
Sendika, bu durumun akademik personelin görev süresi ve mesleki gelişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak mevcut uygulamaya ilişkin belirsizliklerin giderilmesini istedi.
Kariyer Ve Özlük Haklarında Mağduriyet Oluştuğu Belirtildi
YÖK'e iletilen yazıda, araştırma görevlilerinin üst dereceli kadrolara atanamamasının yalnızca akademik kariyer gelişimini etkilemediği, aynı zamanda mali, sosyal ve özlük hakları bakımından da çeşitli mağduriyetlere neden olabildiği kaydedildi.
Kadro derecelerinin akademik personelin çalışma hayatı ve hakları açısından önem taşıdığına işaret edilen başvuruda, gerekli hizmet süresini ve diğer yasal şartları sağlayan araştırma görevlilerinin üst dereceli kadrolara atanma imkanlarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda atama süreçlerinin kariyer, liyakat, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda ele alınmasının önemine dikkat çekildi.
YÖK’ten Hukuki Ve İdari Engellerin Açıklığa Kavuşturulması İstendi
Türk Eğitim Sen tarafından Yükseköğretim Kuruluna gönderilen başvuruda, 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamında sürekli nitelikteki akademik kadrolarda görev yapan araştırma görevlilerinin 3. derece ve daha üst dereceli kadrolara atanabilmelerinin önünde herhangi bir hukuki veya idari engel bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması talep edildi.
Ayrıca araştırma görevlilerinin kadro derecelerinden kaynaklanan sorunlarının çözüme kavuşturulması amacıyla gerekli çalışmaların başlatılması istendi. Sendika, başvuruya ilişkin değerlendirme ve yapılacak işlemler hakkında kendilerine bilgi verilmesini de talep etti.
Türk Eğitim Sen'in başvurusuyla, 33/a kapsamında görev yapan araştırma görevlilerinin üst dereceli kadrolara atanma konusundaki yaşadığı sorunların YÖK tarafından değerlendirilmesi ve konuya ilişkin belirsizliklerin giderilmesi hedefleniyor.





