Teşvik etmeyen teşvikler şehri olduk yıllar yılı.
Belki biraz OHAL…
Onun da zararı oldu ülkeye.
Daha sonra çıkan teşvikler deseniz söz de kaldı.
En azından Yozgat’ı kapsadı.
Yozgat’ın gerçekleri düşünülmeden, talepleri, ihtiyaçları, kapasitesi göz ardı edilerek hazırlandı tüm Teşvik Yasaları.
Mesela, Kayseri’ye yarasın da mantığı Yozgat’ı sadece görsel tema yaptı.
Sırf bölgede olduğu için Teşvik kapsamına alındı Yozgat’ın ismi.
Son bölgesel teşvik de uymadı Yozgat’a.
Ya uymadı, ya da biz uyduramadık.
Yıllarca kentin mevcut yapısını oluşturan bünyeye ters, hiç alakası olmayan teşvikler yapıldıysa burada kabahat bizim mi?
Siz buna Kayseri ve Ankara’ya yakın olmanın dezavantajı da diyebilirsiniz,
Bizim etkisizliğimiz ve beceriksizliğimiz de…
Teşvik paketi hazırlıyorsunuz, Yozgat’ı kapsasın diyorsunuz metal işlerine destek veriyorsunuz…
Bu hiç olacak iş mi?
Şaka gibi.
Bu ve bunun gibi Yozgat’la hiç alakası olmayan destekler.
Ama olmuş Sevgili Yozgatlılar.
Bu memlekete hep ya bir beden büyük, ya da küçük gelmiş teşvikler.
Aksini inkar eden varsa Nasrettin Hoca’nın ciğer fıkrasını hatırlatırım.
Yok ciğer diyorsanız kedi nerede, kedi diyorsanız ciğer nerede.
Öyle ya ikisinden birisinin olmaması lazım.
Yanılıyorsun teşvik Yozgat’a pekala yaradı diyorsanız, hani nerede?
Bunu sormak hakkım mı, hakkım olmasına hakkım ama kaybettiklerimizi geri getirir mi?
Getirmez hemşerim…
Giden geri gelmiyor onu biliyorum.
Ama telafisi de imkansız değil.
Peki telafi etmek mümkün mü?
Bu güne kadar çıkan teşviklere ve Yozgat’ın konumuna bakarsanız OHAL dışında Yozgat’ın eli Ankara’da ya zayıf olmuş, ya da etkisiz. 
Kayserili bize hemşeri gözüyle baksa da teşviki yaparken Yozgat’a da yarasın düşüncesinde olmamış.
Yani kimse kimsenin kaşına gözüne, komşuluğuna bakmıyor!
Önce ben diyor.
Nitekim Kayseri’de ‘benleri’ ile büyüyen bir kent.
Hala da yürütülen politika aynı.
Kayseri’ye komşu olmama gibi bir imkanımız da olmadığına, Yozgat’ı taşıyamayacağımıza göre…?
Evet geçmişte elimiz zayıftı, ya da bir şekilde saftık, iyi niyetliydik, görmedik veyahut görmezden geldik.
Bazen de istemesini bilmeli insan.
Belki de istemesini bilemedik!
Ama bu gün öyle mi, artık gözümüz açıldı, en azından teşviklerin Yozgat’a yaramadığını, kapsamadığını, bize hitap etmediğini anlamaya başladık.
Ankara’da daha güçlüyüz, elit bir Yozgatlı kesim var, Başbakan 1. adamsa, 2.3.4. adamların arasında Yozgatlılar var.
Bürokraside de “adımız”, “gücümüz” var…
Bundan ala ortam, imkan olamaz.
Yakında açıklanacak bir teşvik paketi var. Süper Teşvik diyorlar…
Süperi sizin olsun, siz bize teşviki verin!
Bu kez gözü kapalı, suskun, kaderci, körü körüne değil, bilerek, isteyerek Yozgat’a yarasın diye istemeli teşviki.
Öyle dışı süper içi üzer türden bir teşvik istemiyoruz Yozgat’a…
Kayseri’ye yarasın diye yapılıyorsa yarısı, yarısı da Yozgat’a yaramalı.
Yaraması için yumruğu masaya vurma vakti.
Güç deseniz var, karizma deseniz var, başbakanın gözde şehri de olduk 10 yılda.
STK’larımız daha aklı başında.
Neyin ne olduğunuzu iyi veya kötü biliyoruz.
Ekmeği alınca kulağına değil de ağzına götürülmesi gerektiğini karnımızın gurultusu yeterince hatırlatıyor.
Acıtasyon edebiyatı yapmıyor, Yozgatlıyız boynumuz bükük, kara baht kör talih de demiyorum.
Yeter…
Yozgat acıyan yanları ile değil gerçekleri ile büyüyecek!
Yozgat adına hiçbir zaman kara baht kör talih edebiyatında olmadım.
Umudumu kesmedim, umutsuz olmadım.
Bu kez de umutsuz konuşmak istemiyorum, ama bu gün gözümüzü açma vakti onu çok iyi biliyorum.
Yeni Teşvik Yasası ile ilgili yine aynı şeyler söyleniyor;
- İllerin sosyo-ekonomik endeksindeki veriler kullanılarak çekilen röntgene göre her ile göre destek verilecek.
Her yeni teşvik öncesi söylenen bu kez de söyleniyor.
Umutlu muyuz, umutluyuz…
Ama maziyi unutmadan...
Mazi dedim de sanat müziğinin şu satırları geldi aklıma:
Mazi kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır
Ne göğsünde uyuttu beni
Ne bûseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni