22 Nisan 1947'de Düzce'de dünyaya gelen Tarık Ümit, Çerkes kökenliydi. Babasını küçük yaşta kaybeden Ümit, bir süre Almanya'da amcası Cemalettin Ümit'in yanında yaşadı. 1968 yılında Türkiye'ye dönen Ümit, evlendi ve iki kız çocuğu sahibi oldu.
Türkiye'ye dönüşünün ardından yeraltı dünyasıyla temas kuran Ümit'in adı, dönemin tanınmış isimlerinden Dündar Kılıç ile birlikte anılmaya başladı. Kılıç'ın çevresinde yer alan Ümit, ilerleyen yıllarda istihbarat faaliyetlerine de dahil oldu.
MİT'te görev yaptı
Tarık Ümit'in MİT ile ilişkisi 1970'li yılların ortasında başladı. 1975'ten itibaren teşkilata bilgi sağlayan Ümit, 14 Haziran 1978'de MİT bünyesinde resmi olarak göreve başladı.
Ümit, MİT Kontrterör Dairesi'nde "ikinci sınıf uzman" kadrosunda görev yaptı. İlerleyen dönemde MİT yöneticilerinden Mehmet Eymür'ün operasyonel çalışmalarda güvendiği isimlerden biri olduğu aktarıldı.
Özellikle uyuşturucu kaçakçılığı ve yeraltı dünyasına ilişkin istihbarat faaliyetlerinde rol aldığı belirtilen Ümit, zamanla hem istihbarat çevreleri hem de emniyet içerisindeki bazı isimlerle temas kurdu.

Susurluk sürecinde adı gündeme geldi
Tarık Ümit'in adı, 1990'lı yıllarda devlet görevlileri, güvenlik bürokrasisi ve yeraltı dünyasındaki bazı isimler arasındaki ilişkilerin tartışıldığı dönemde daha fazla gündeme geldi.
Ümit'in Mehmet Eymür ve MİT içerisindeki bazı isimlerle çalıştığı, aynı zamanda Korkut Eken aracılığıyla dönemin emniyet çevreleriyle temas kurduğu yönünde bilgiler ve iddialar kamuoyuna yansıdı.
Bu süreçte uyuşturucu kaçakçılığına yönelik operasyonlarda yer aldığı ve çeşitli yeraltı gruplarıyla temas halinde olduğu ileri sürüldü. Ancak Ümit'in faaliyetlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan bazı anlatımların iddia niteliğinde olduğu ve farklı soruşturmalarda farklı şekillerde değerlendirildiği belirtildi.

Tarık Ümit nasıl kayboldu?
Tarık Ümit, 2 Mart 1995'te İstanbul'un Erenköy semtinde kaçırıldı. Kaçırılma olayında bazı özel harekat polislerinin isimleri gündeme geldi. Ümit'in aracı ise birkaç gün sonra, 6 Mart 1995'te Silivri yakınlarında terk edilmiş halde bulundu.
Bu tarihten sonra Ümit'ten bir daha haber alınamadı.
Ümit'in akıbetine ilişkin yıllar boyunca çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bazı tanık ve yakınlarının anlatımlarında Ümit'in Yalova'daki bir eve götürüldüğü ve burada öldürüldüğü öne sürüldü. Cesedinin ise betonla kapatılarak farklı bir yere götürüldüğü yönünde iddialar kamuoyuna yansıdı.
Ümit'in ailesi ve dönemin bazı istihbarat mensupları da kaçırılma olayına ilişkin farklı isimleri işaret etti. Ancak olayın tüm ayrıntılarını kesin biçimde ortaya koyan bir mezar veya cenaze bulunamadı.
Davalarda adı geçti
Tarık Ümit'in kaybolması, ilerleyen yıllarda Susurluk süreci ve faili meçhul cinayetlere ilişkin soruşturma ve davaların da gündemlerinden biri oldu.
2013 yılında Ankara'da görülen faili meçhul cinayetler davasında Ümit'in kaybolması ve öldürüldüğü iddiaları da dosya kapsamında değerlendirildi. Bazı sanıklar Ümit'in ölümüyle ilişkilendirilirken, yargılama 2019 yılında tüm sanıkların beraat etmesiyle sonuçlandı.
Tarık Ümit'in akıbeti ise aradan geçen yıllara rağmen Türkiye'nin 1990'lı yıllarındaki istihbarat, güvenlik ve yeraltı dünyası ilişkileri bağlamında tartışılan olaylardan biri olmayı sürdürdü.




