Sözün öze ve davranışa uygunluğu, Peygamber efendimizin en belirgin vasfıydı. Hz. Muhammed’in sözleri özüne ve davranışlarınauygundu.
O, hayatında bir kereolsun sözünühareketleriyle yalanlamadı. Ağzından dökülen sözleriniözü tasdik ederve hareketleri de bu sözleri doğrulardı.
O insanlara kuru nasihatlarla dolu nutuklar sözleyen bir hatip değildi. Söylediklerine herkesten önce inanır ve söylediklerini bir fiil yaşardı.
    Düşmanları ona her türlü iftirayı yaptılar, fatak asla yalancı diyemediler.
Onun sözlerini özüne ve davranışlarına uygunluğunu dost düşmanherkes kabul ederdi. Muhammed El Emin ünvanını ona bizzat düşmanları vermişti. Ahlaki Muhammedi’nin söz ve davranış uygunluğunu ifade eden sahifesinde işte bunlar yazıldı.
    Onu kendine rehber eden insanlardanda aynı ahlak yüceliğini bekliyoruz. Bilgi ve davranış iman ve emel bütünlüğünü de içine alan söz öz davranış birliğini müslümanın temel ahlak prensibiolmasını istiyoruz.
    İmanı ve amel bilgisi ile daranış sözü ile özü bir biriniyalanlayan insana gerçek müslüman nazarı ile bakılmaz. İman ağacı amelmeyvesini vermiyorsa bu iman kuru bir dava olmaktan ileri gidemez.
Davranışları bilgisini yalanlayan bilgin hiç bir ilgiye layık değildir.
Amelsiz ilim belkide delilik ve ilimsiz amel de bir hiçliktir. Sözü özüne uygun olmayan sözü ile daranışları arasında bütünlük bulunmayan bir müslüman tasavvur olmaz. Böylesi belki münafık olur.
    Sözü özüne davranışlarına uygun düşmeyenler hakkında ki Allah sözü çok acıdır.
    Ey iman edenler yapmayacağınızşeyi ne için söylersiniz. Yapmayacağınızı söylemeniz Allah yanında ne kadar çirkindir, buyuruyorYüce Mevlamız. (Saff suresi 2-3)
    İnsan topluluklarının doğruluk üzerine kurulduğu bir gerçektir. Çünkü yalan, karşılıklı güveni ve emniyeti bozar, insanca bağları gevşetir. İnsanlar arasında güven, ancak dorulukla sağlanabilir.
    Öz, söz ve davranış birliğinin insan karakterinin teşekkülündede önemli bir rolü vardır. İnsanın hem kenire ve hemde başkalarına karşı doğru olmasıgereklidir.
    Karakter sahibi insanlar, yalana karşı her zaman derin bir tiksinti duyarlar.
Şaka için dahi olsa de yalan söylemek, şahsiyetli bir insan yapmayacağı işlerdendir.
    Şüphesiz yalan söyleyen insan, daha iyi yalanlar söyleye bilmek için kendini zorlayacak ve şahsiyetini zedeleyecektir.
    Doğruluk, aynı zamanda çok verimlibir irade antremanı ve hayatta her türlü cesaretin de temel kaynağıdır.
    Öz, söz ve davranış birliği, en yüce insani hareketlerdendir.
    Davranışları sözlerini yalanlayanlar boşa çırpınmasınlar, hiç kimseyi aldatamazlar.
    Samimiyetsizlik, bütün iyi vasıflarımızı yok edebilir.
    İyi bilinmelidir ki, Müslümanlık, özü sözüne uygun düşen insanların dinidir.