SGK kısa bir süre önce yeni binasına taşındı.

Zor da olsa, sıkıntılarla da olsa devletin bir kurumu Yozgat’ta layık olduğu yeri buldu.

5 yıldızlı otel modernliğindeki binaya baktığınız zaman gördüğünüz güzelliğin altında bana göre büyük bir mesaj, büyük bir ibret ve Yozgat gerçeği yatıyor.

Yozgat’a yeni bir SGK binası yapılması için verilen mücadeleyi çok iyi biliyorum.

Bu gün siyasette en aktif olduğumuz zamanda dahi bazı şeyleri elde etmede ne gariptir ki sıkıntılar yaşıyoruz.

Yozgat’a 5 yıldız konforunda bir idari bina yapılınca ne oldu: SGK tek çatı altında toplandı.

Türkiye’de iki yıl önce birleşen bu kurumlar Yozgat’ta binasızlık yüzünden ancak birleşebildi.

Bağ-Kur binasının içler acısı durumuna rağmen yıllarca bir binası olmadı…

SSK ona keza…

Bu gün SGK’nın modern bir binaya kavuşmuş olması bir başarı değil, olması gereken, bir ihtiyacın giderilmiş hali aslına bakarsınız.

Ama o bina eminim şaşalı bir açılış töreni ile hizmete girecek.

Hala Kayseri’ye göbekten bağlı bir SGK’mız olasına rağmen modern binamız ile gurur duyacağız. 

Sahi biz yıllarca Kayseri’ye bağımlı kalmaktan şikayet etmedik mi?

İşte Yozgat SGK’sı, Kayseri’ye olan bağımlılığın ta kendisi.

SGK, bu güne kadar birleşemeyen, köhnemiş binalarda tıkış tıkış hizmet veren bir devlet kuruluşunun resmi.

SGK Yozgat’ın ta kendisi, Yozgat gerçeği!

SGK’nın modern binasına sevinmeden, gurur duymadan ve böbürlenmeden önce şu gerçekleri, daha doğrusu şu kamburları bu kurumun üzerinden atmak mecburiyetindeyiz.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim…

Son 3-4 yıl içinde SGK Genel Müdürlüğü bünyesinde kilit makamlarda hep Yozgatlılar bulundu.

Kimi SGK Başkanı oldu, ki dediğim dedik çaldığım düdük misali kurum içinde önemli yetkileri olan makamları işgal etti.

Bu gün Milli Eğitim Müsteşarı olan Sayın Emin Zararsız, yıllarca o makamda bulunmasına rağmen ne gariptir ki bir Yozgatlı olarak SGK’ya dönüp bakmadı.

O bakmadı da siyasetçiler baktı mı?

Orasını vatandaşın ta kendisine bırakıyorum!

Keza SGK’nın personel atamalarından sorumlu zatı muhterem de Yozgatlıydı.

Adını, şanını (doğal olarak) bilemediğim bu hemşerimiz de SGK’nın ihtiyaçlarını giderme noktasında en küçük bir adım atmadı.

Eğer o adım atılmış olsaydı bu gün 200 kişilik norm kadroyla hizmet vermesi gereken Yozgat SGK’sı, 300-350 bin SGK’lıya 90-100 kişiyle hizmet vermek zorunda kalmazdı.

Bundan sonrası daha vahim, yeşil kartlılar ve Genel Sağlık Sigortası ile kurumun yükü koca bir Yozgat oldu.

Yani hizmet verilecek insan sayı 450 binlere çıktı.

Ben SGK personelinin bu azim, gayret ve fedakarlıkla 450 bin nüfuslu Yozgat’ın da üstesinden geleceğine inanıyorum.

İşte size kenara not edilmesi gereken bir gerçek: Yozgat SGK’sının modern binasını dolduracak, Yozgatlı’ya hizmeti eksiksiz verecek personel sayısının artırılması şart!

Gelelim ikinci bir gerçeğe…

Biraz önce de ifade ettim, Yozgat SGK’sı hala Kayseri’ye bağımlı çalışıyor.

Birçok iş ve işlemde Kayseri SGK’sının onayı gerekiyor.

Kayseri’ye onaya giden evrakın akıbeti, boşa geçen zaman ve geciken işlerin yol açtığı birikmiş dosyalar.

Bu Yozgatlı’ya Allah’tan reva mı?

Şu kara baht, kör talih diye yıllarca Yozgat’ın ufkunu kararttığımız basit ama bir türlü görülmeyen, çözüm üretilmeyen şey bu değil mi?

Yanlış anlaşılmasın lütfen SGK, Yozgat gerçeğine vurgu yapmak adına verdiğim bir gerçek.

Yozgat’taki kurumlara modern binalar, makam araçları, teknik donanım sağlamak değil asıl olan.

Bunlar da olacak elbette…

Ama asıl gerçekleri görmezden gelerek değil.

Siz istediğiniz kadar modern bina yapın içinde aktif, anında, ISO kalitesinde hizmet verecek personel bulundurmadığınız takdirde.

Bizler Yozgatlılar olarak yıllarca bu tür eksikliklerin, aslında çok basit, çocukça, hatta anlamsızca gerçekleşen küçük eksikliklerin, doğurduğu, yol açtığı sorunların mağduriyetini yaşadık.

Bir otomobil düşünün, o otomobilin motor aksamında küçük bir vida düşse kilitlenir kalır. Düşmesin o vida gevşesin.

Aslında bir tornavida ile gevşeyen vidayı sıkmakla her şey çözülecektir, ama onu yapacak bilgi, birikim, tecrübe ve öngörü olmayınca otomobil hareket edemez hale gelir.

Yozgat’ta bazı şeyler maalesef bu mantıkla işledi/işliyor.

Ben yıllarca Yozgatlı’ya yutturulan, kara baht, kör talih söyleminin işte tam da buradan, bir küçük vida gevşemesinden dahi basit ama çözülmeyen, görülmeyen, görmezden gelinen sorunlardan kaynaklandığını düşünüyorum.

Benim ne düşündüğüm sizin için önemli olmaya bilir, nihayetinde Yozgatlı’nın sesi çıkmıyor, itiraz etmiyor, hakkını aramıyor diye bilirsiniz.

Aslına bakarsanız bu şehrin insanlarını birileri tam da buradan yakalamış.

Her şeye rağmen yeni yetişen neslin Yozgat’ın ufkunu aydınlatma, yarınlarına ışık tutma, tepkisiz ve etkisiz bir toplum anlayışını yıkma adına çok şeyler başaracağına inanıyorum.

GAZETECİLER GÜNÜYMÜŞ….

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günüymüş…

Ben Yozgat’ta böyle bir günün kabullenilir olmasını kabul etmiyorum.

Gazeteciler, yazdıkları, söyledikleri, ortaya koydukları, karakterleri ve duruşları ile topluma örnek olan, ışık tutan insanlardır.

Ne zaman gazeteciler etkisiz, ne zaman gazeteciler değersiz ve suya yazmaya başlar o zaman toplumun tepki mekanizması arızalanmış demektir.

Bu gün Yozgat’ta da maalesef gazetecilik suya yazı yazılan meslek oldu.

Bunda biraz toplumun, biraz da bizim payımız var elbette.

Gazeteciliğin sıradanlaştığı bir kentte, misyonunu yerine getiremediği, icra makamını yitirdiği bir kentte 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamak istemiyorum.

Ama bir hakkı yerine getirmek, sorumlu gazetecilik düsturunu ortaya koymak adına, başta Haber Müdürümüz merhum Ayhan Köylüoğlu olmak üzere Hakkın rahmetine kavuşmuş üstatlara, gazeteci büyüklerime Allah’tan rahmet, tüm meslektaşlarıma da sağlıklı, onurlu, şuurlu bir yaşantı diliyorum.